Ana Sayfa Şeyh Bedreddin
Stokta yok

Şeyh Bedreddin

Barkod: 9786051557267
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €28,37 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €23,64 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Stoğa gelince haber ver

Bu ürün yeniden stokta olduğunda ilk siz haberdar olun!

Tahmini Teslimat Süresi
7-10 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay

Ahmed Güner Sayar, bugüne kadar ideolojik ve anakronik bakış açılarının kurbanı olarak gerçek târihin dışında bırakılan Şeyh Bedreddin portresini, temel kaynaklar ve kendi eserlerinin süzgecinden geçirerek bütün berraklığıyla ortaya koyuyor. Bu sayede, iştirâk-i emvâl anlayışının erken temsilcilerinden ve ilkel bir komünizmi va’zettiği söylenen Bedreddin, “İslâm hukûkunun ferdiyetçi mülkiyet ve miras nizâmının kodifikatörü” ve “Osmanlı Hukûkî Muhiti”nin toprakta özel mülkiyeti devre dışı bırakan hesap ve arazi defterlerinden, dolayısıyla toprak rejiminin tiran üreten râiyet statüsünün sebep olduğu sıkıntılardan mustarip Hanefî bir fakih-mutasavvıf olarak karşımıza çıkıyor. Bedreddin, Zeki Velidi’nin tabiriyle devletinin esası şeriat değil “türe” ve “yasak” olan Orhan Bey zamanında doğmaya başlayan “Osmanlı Hukûkî Muhiti”nin genişlettiği örfî hukûkun, Kur’ân hükümlerini ötelemesinden rahatsızdı; zîrâ menâkıbında belirtildiği gibi kendisi, her işi “zühd ile takvâla” olan bir hukuk adamıydı. Onun çilesi, Oruç Beğ’in tabiriyle fetvâyı koyup takvayı kaldıranların, Ahmedî’nin “Din nedürür, şer’i tahrir ettiler” diyerek tanımladıklarının zamanında, İslâm hukûkunu ‘taklid’den ‘ictihâd’a götüren, Batılıların “magister dixit” tabir ettiği “kaal-el-üstâzû” anlayışının dışında, kendi görüş ve reyine göre hüküm verebilen çağdaş bir hukûk öğretisinin ilk kıvılcımı olarak parlamasından kaynaklanıyordu. Ahmed Güner Sayar, Bedreddin’e atfedilen panteizmi ve eserlerinden habersiz tenkitçileri tarafından üzerine yapıştırılan dindışı ve âsî etiketlerini, hakîkati yansıtmayan türlü sapmaları, başta Vâridât olmak üzere, bu büyük Türk mütefekkirinin kendi eserlerine tevcihle cevaplıyor. Böylece Bedreddin, önderi ve yürütücüsü olmadığı bir isyanın ağında berrak bir zihin temriniyle değerlendirilerek iktisadî, dinî ve siyasî görüşleriyle anahatları çizilen bir portre halinde belirginleşiyor. Bu kitapta, “Peygamber’in şerîatının baş güneşi, Mustafa yolunun Bedr’i, Muhammed’e mensup hakîkatin mazharı, ulaşan ve ulaştıran irşad ıssı kişilerin övüncü, Hakk’ı bir bilen arif ve gerçeği gerçekleştirmiş erlerin seçkini, olgunluğa erenlerin en olgunlarının olgunu, gerçek ve yakîyn mertebesine varanların en ileri olanı, Allah’a mensup âlimlerin, ilimde samimiyet ve gerçeğe varanların sultanı, Hakk, şerîat ve takvâ ve dînin Bedr’i”nin, Fetret Devri gayyası içinden yükselen sarsıcı çığırına tanık olacaksınız.

(Tanıtım Bülteninden)