Ana Sayfa Sarıkeçili Yörüklerin Kültür-Çevre İlişkisi İçerisinde Geleneksel Ekolojik Bilgilerinin Araştırılma
Düşük Stok

Sarıkeçili Yörüklerin Kültür-Çevre İlişkisi İçerisinde Geleneksel Ekolojik Bilgilerinin Araştırılma

Barkod: 9786052810392
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €34,52 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €28,77 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Tahmini Teslimat Süresi
5-7 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay
Sarıkeçili Yörüklerin Kültür-Çevre İlişkisi İçerisinde Geleneksel Ekolojik Bilgilerinin Araştırılma

Sarıkeçili Yörüklerin Kültür-Çevre İlişkisi İçerisinde Geleneksel Ekolojik Bilgilerinin Araştırılma

€28,77

Zordur Torosların içinde kara çadırda yaşamak, Yörük olmak. Yerleşiklerin, yörüklere yaşama hakkını bile çok gördüğü topraklarda hayvancılık yapmak. Devletin şefkati, desteği olmadan hayatta kalmak. Keçi beslemenin bile yasak olduğu dağlarda ekonomik zorunluluklar ile yaşam mücadelesi vermek. Uçsuz bucaksız görünen dağlar arasında yurt tutamamak, barınacak bir yer bile bulamamak. Kendi öz vatanında sahipsiz kalakalmak. Oysa ki Yörükler, bu vatanın öz evlatlarıdır. Uçsuz bucaksız Torosların gönüllü korucularıdır. Eko-sistemin öz parçaları olduğu kadar doğal denge unsurlarıdır. İklim sisteminin vazgeçilmez ögeleridir. Sürdürülebilir Çevre anlayışının doğal takipçileridir. Issız dağlarda yaşam mücadelesini tek başına gerçekleştirebilmek için Geleneksel Ekolojik Bilginin ana kaynağıdır. Ancak anlaşılamamıştır Yörüğün kıymeti. Güneş batmaktadır Yörükler için artık. Konar-göçerlerin son temsilcileri olan Sarıkeçililer, kısıtlanmış alanda yaşam mücadelesi vermektedir. Oysa bu kadim topluluk, Orta Asya’dan günümüze kadar devam eden kültürel değerlerimizi de korumaktadır. El sanatlarından halk hekimliğine, halk baytarlığından geleneksel ekolojik bilgilere sahip olan son göçer topluluk yok olmaktadır. Tarihin derin perdesi aralandığında, çadırdan nasıl imparatorluklar kurdukları da hafızalardan çabuk silinmiştir. Halbuki Hun İmparatorluğu’ndan Göktürk Devleti’ne, Selçuklu İmparatorluğu’ndan Osmanlı İmparatorluğu’na uzanan nice devletler kurmuşlardır. Yerleşik-Göçebe kavgası arttıkça, köklü devletler yıkılmış, yeniden çadırlarına dönüşler yapmışlardır. Güneş, bugün Yörükler için son kez batmaktadır. Kadim değerlere sahip kültürel birikim yok olmaktadır. Bu kayboluşu tüm insanlık sessizce izlemektedir. Son göçerlerin yaşamını kaybetmesine seyirci kalmak, tüm insanlığın suçu olacaktır. (Tanıtım Bülteninden)