Ana Sayfa Muhammed'den Önce ve Sonra-Birinci Binyıla Yeni Bir Bakış
Stokta

Muhammed'den Önce ve Sonra-Birinci Binyıla Yeni Bir Bakış

Barkod: 9786059801997
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €30,60 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €25,50 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Tahmini Teslimat Süresi
7-10 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay
Muhammed'den Önce ve Sonra-Birinci Binyıla Yeni Bir Bakış

Muhammed'den Önce ve Sonra-Birinci Binyıla Yeni Bir Bakış

€25,50

Batılı bilginler uzun bir süre boyunca İslam’ı ve İslam dünyasını daha ziyade Batının ve Avrupa kültürünün şekillendiği, Batılı kimliğinin inşa edildiği süreçte ve farklı dönemlerde temas kurulan, Avrasya’nın köklü uygarlıkları kadar geçmişe ve birikime sahip olmayan bir rakip, bir yabancı, bir “öteki” olarak görmeye meyilli olmuşlardır. Bu nedenle İslam, Hıristiyan ve Yahudi kültürlerinin serpildiği bir dönemde ve coğrafyada ortaya çıkmasına ve bu kültürlerle sürekli etkileşim içinde olmasına rağmen, İlk Çağ ve Orta Çağ tarihçilerinin çoğu tarafından ihmal edilmiştir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu tavır eleştirilmeye başlandıysa da İlk Çağ hakkında yapılan en esnek ve cömert çalışmalar bile en fazla sekizinci yüzyıla kadar uzanmaktadırlar. Oysa tarihçiler İslam’ın Hıristiyan kültürü ve Rabbinik Yahudilik ile kıyaslanabilecek düşünsel olgunluğa ve nüfuza ancak onuncu yüzyıl civarında ulaştığına dikkat çekmektedirler. MS 1000 civarında bütün özellikleriyle  ayrıksı hale gelmiş bu yeni dinin doğası neydi? İslam uygarlığının, çağdaşı diğer uygarlıklarla ve İlk Çağın uygarlıklarıyla bağlantıları neydi?Muhammed’den Önce ve Sonra, bu gibi sorulara bir yanıt veriyor. Garth Fowden, İslam’ın miras aldığı karmaşık ve yüklü dinsel ve düşünsel gelenekleri, getirdiği yenilikleri, geleceğini, başarılarını, başarısızlıklarını, diğer dinler ve kültürlerle bağlantılarını anlamanın yolunun, dünya tarihini oluşturan ilişkiler ağı içinde İslam uygarlığının hangi düğüm noktasını teşkil ettiğini görmemize izin verecek kavramsal ve kuramsal araçlar oluşturmaktan geçtiğini ileri sürüyor ve bu doğrultuda mevcut tarihsel dönemselleştirmeleri sorunlaştırıyor: İslam’ı ve diğer tektanrıcı gelenekleri, Birinci Binyılın çerçevesi içinde,  Aristoteles ve Augustus’tan İsa’ya, Zerdüştçülerden Mazdacılara ve Manicilere, Süryani ve Nesturi keşişlerden İslam’ın peygamberi Muhammed’e ve ayrıksı bir İslami felsefe ile dünya görüşünün ortaya çıktığı İbn Sina’nın dönemine kadar uzanan süreçte, İran’ı da kapsayacak şekilde genişletilmiş bir coğrafyada yeniden değerlendirmeyi öneriyor. (Tanıtım Bülteninden)