Ana Sayfa Medine Sözleşmesi
Stokta yok

Medine Sözleşmesi

Barkod: 9786255635648
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €23,58 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €19,65 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Stoğa gelince haber ver

Bu ürün yeniden stokta olduğunda ilk siz haberdar olun!

Tahmini Teslimat Süresi
5-7 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay
Hz. Peygamber, Medine'ye hicret ettikten sonra, şehirde kısa süre içinde yeni bir düzen kurmaya başlamış, Medine Şehir Devleti'nin temellerini atmış, bu çerçevede toplumsal yapıyı oluşturan farklı dinî, etnik ve kabilevi unsurları bir araya getirmek için bu konudaki düşüncesini gerçekleştirmiştir. Medine toplumunu oluşturan bütün sosyal ve dinî grupların "devletin ve toplumun kurucu belgesi" niteliğinde olan Medine Sözleşmesi'ni kabul etmesini sağlamış, böylece Mekkeli müşriklerin tehdidi altındaki ashabını, komşularını ve bütün şehir halkını -Yahudilerin ihaneti yüzünden uzun sürmese de- konsolide etmeyi başarmıştır. "Bu sözleşme, sadece Müslümanlar için değil, aynı zamanda Yahudiler, müşrik Araplar ve Medine'deki diğer kabile mensupları için de bağlayıcı bir temel hukuki metin özelliğini taşımaktadır. Bu metin, ilk İslâm toplumunun siyasi yapısını, dinî özgürlük anlayışını ve ortak savunma prensiplerini düzenleyen, bütün toplumun mutabakatıyla oluşmuş bir sözleşme niteliğindedir." Bu sözleşmede Medine halkını oluşturan bütün gruplara aynı haklar tanınmıştır. Ancak toplumun hâkim ve hakeminin Hz. Peygamber olduğunda herkes mutabık kalmıştır. Yaşanacak bütün anlaşmazlıklarda son merci Rasûlullah'tır, yani kendisi yönetimin başı olup son söz onundur. Bu sözleşmenin günümüze uyarlanmasını savunanların bu önemli hususu göz önünde bulundurması gerekir. Böylesi bir sözleşme bugün yürürlüğe konulacak olsa, İslâm'ın egemen olduğu, Müslüman bir idarecinin hâkim ve hakem kabul edildiği bir ortam söz konusu olmalıdır, aksi hâlde ortaya çıkacak hukuki metin "çağdaş" bir Medine Sözleşmesi değil, alelade bir kanun metni olacaktır (Tanıtım Bülteninden)