Ana Sayfa Kurtuluş Paradoksu - Seküler Devrimler ve Dini Karşıdevrimler
Düşük Stok

Kurtuluş Paradoksu - Seküler Devrimler ve Dini Karşıdevrimler

Barkod: 9789750531835
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €20,77 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €17,31 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Tahmini Teslimat Süresi
5-7 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay
Kurtuluş Paradoksu - Seküler Devrimler ve Dini Karşıdevrimler

Kurtuluş Paradoksu - Seküler Devrimler ve Dini Karşıdevrimler

€17,31

“Bahsettiğim paradoks, kurtarıcılarla, kurtarmayı hedefledikleri ve aslında kurtardıkları insanların arasındaki gerilimli ilişkiyle ilgili. Bu ilişki eşzamanlı olarak hem derin bir sempati hem de derin bir düşmanlık içerir. Sempati diyorum çünkü kurtarıcılar sadece yabancı egemenliğine karşı çıkıp onun yerini almakla kalmadılar; kendileriyle özdeşleştirdikleri erkek ve kadınların gündelik hayatlarını iyileştirmek istediler: onların olan insanları. Düşmanlık diyorum çünkü kurtarıcılar aynı zamanda aynı insanların geri kalmış, cahil, edilgen ve boyun eğmiş olarak tanımladıkları hallerinden nefret ettiler. Halklarına, onları dönüştürerek, sıkı sıkıya bağlı oldukları geleneksel dinî inanç ve pratiklerine baskın çıkarak, onları modernleştirerek yardım etmeye çalıştılar.”
Ulusu kurtaranlar, sıklıkla siyasetin bugününü etkilemiş, sembolik anlamlar edinmiş ve toplumlarının siyasi kültürü üzerinde belirleyici olmuştur. Kurtarıcılar-kurtarılanlar arasındaki ilişki, bilhassa devletleşmiş ulusal kurtuluş hareketleri söz konusuysa, siyaseten ciddi bir gerilim hattı oluşturmuş, bu hareketler ve partiler farklı toplumsal grupların çeşitli meydan okumalarıyla karşılaşmıştır. Michael Walzer, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan üç bağımsız devleti, Hindistan, İsrail ve Cezayir’i ele aldığı Kurtuluş Paradoksu’nda ulusal kurtuluş hareketlerinin vaatlerini, kazanımlarını ve toplumları içerisindeki algılanma biçimleriyle birlikte paradokslarını, çıkmazlarını ve çelişkilerini de gösteriyor. Toplumların dünyevi ve ilerlemeci “vizyon”larla nasıl ilişkilendiğine ve karşı hareket ürettiğine odaklanıyor. Kitap, radikal toplumsal değişim ve dönüşümleri anlamak açısından verimli bir karşılaştırmalı perspektif sunuyor. (Tanıtım Bülteninden)