Ana Sayfa Kronos
Düşük Stok

Kronos

Barkod: 9789750848520
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €19,70 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €16,42 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Tahmini Teslimat Süresi
7-10 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay
Kronos

Kronos

€16,42

Özgün yazınsal ve entelektüel kimliğiyle Polonya’nın en yıkıcı ve aykırı yazarı Gombrowicz’in (1904-1969), pek çok eleştirmene göre başyapıtı kabul edilen ve devasa bir parşömene işlenmiş resmi andıran GÜNLÜK’ünü bütünleyen eksik parça KRONOS, Lehçede ilk kez, yazarın ölümünden 44 yıl sonra yayımlanmıştı.KRONOS’ta, II. Dünya Savaşı başlamadan hemen önce Arjantin’e göç eden yazarın sağlık sorunları, cinsel yaşamı, finansal meselelere ilgisi, yazınsal ün savaşımı ana izlekleri oluştururken, cafe’ler, başka coğrafyalar, iklimler, yazarlarla ve yayıncılarla ilişkiler, anlaşmalar, dostluklar, tartışmalar, polemikler, mevsimler, kitaplar, plaklar yaşamın kâğıda dökülmüş kanıtlarını temsil ediyor. Bu belge-kitap, Gombrowicz’in, olgunlaşma çağı ile başlayıp ölümüne dek hayatının kronolojik bir dökümü.Bedenin günlüğü Kronos, Polonya’nın en marjinal yazarı Gombrowicz’in gündelik hayatının mahremiyet kaydı. Yüzyılımızın en büyük roman yazarlarından biri.Milan Kundera KRONOS'ta Gombrowicz'in nasıl bir dil kullandığı önemlidir. Her şeye eşit mesafede ve duygusallıktan uzak bir anlatım dilidir bu.  Annesi ya da kız kardeşinin ölümüne ilişkin bilgiye, arkadaş toplantıları, erotik maceralar ya da finans piyasası bilgisiyle eşit derecede yer verilir. Bu bir duygusuzluk belirtisi değil, dikkatin gerçeklere ve davranışlarına odaklanmasına izin veren bilinçli bir adımdır. Jerzy Jarzębski Polonya yazını ilk defa onda, insan olmanın trajikomedisi karşısında Polonyalı olmanın acılarını daha az önemseyen bir yazar üretti.The Times Literary Supplement Sesi, Lehçe yazmak gibi tuhaf bir etkinliğe ciddiyet kazandırdı. Bizi sel gibi alıp götüren küçüklük ve aptallık karşısında, Witold’un sesi olmadan kendimi zayıf hissediyorum; o büyük olduğu için vazgeçilmezdir.Czesław Miłosz (Tanıtım Bülteninden)