Ana Sayfa Kemal Tahir'in Mektupları: Orhan Kemal'le Mektuplaşmalar (1940 - 1950)
Stokta

Kemal Tahir'in Mektupları: Orhan Kemal'le Mektuplaşmalar (1940 - 1950)

Barkod: 9786258581218
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €37,40 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €31,16 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Tahmini Teslimat Süresi
7-10 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay
Kemal Tahir'in Mektupları: Orhan Kemal'le Mektuplaşmalar (1940 - 1950)

Kemal Tahir'in Mektupları: Orhan Kemal'le Mektuplaşmalar (1940 - 1950)

€31,16
Edebiyata şiirle başlamasına rağmen 1930'ların ortasında önce hikâye yazmaya yönelen, ardından romancılıkta karar kılan Kemal Tahir, gerek ardında bıraktığı devasa anlatı külliyatıyla, gerekse Türkiye'nin girift gerçekliğini dışarıdan değil içeriden, hazır kalıplarla değil kendi dinamikleri çerçevesinde yorumlama yönündeki sıra dışı edebî gayretiyle, son asır Türk edebiyatının en özgün -ve bir o kadar oyunbozan- yazarları arasında yer almaktadır. Bu noktada Kemal Tahir'in, başta arkadaşları olmak üzere yakın çevresine yazmış olduğu mektuplar, bu edebî gayreti kavrayabilmek adına okunması ve incelenmesi gereken kaynaklardır. Bu noktada Kemal Tahir'in mektuplarının en kıymetli parçalarından birini de Orhan Kemal'le yazışmaları oluşturmaktadır. Zira bu mektuplarda hem Kemal Tahir'in hem de Orhan Kemal'in yazar olarak gelişimini seyretmek mümkündür. Farklı şehirlerdeki cezaevlerinde birbirlerini hiç görmeden, Nâzım Hikmet'in vasıtasıyla tanışan iki genç yazar yazdıkları roman parçalarını, hikâyeleri, şiirleri gönderirler; bir eleştiri alışverişinde bulunurlar. Yazışmalarının büyük bir kısmını bu edebiyat sohbetleri oluştursa da her iki yazarın ve onlar üzerinden Nâzım Hikmet'in mahpushane yaşamından kesitler de mektuplara yansır. Orhan Kemal'le Mektuplaşmalar, okura, iki genç yazarın hem birbirini görmeden başlayan dostluklarını hem de romancılık yolunda attıkları ilk adımların vesikalarını sunuyor. "Üstadım, Bir seneye yakın bir zamandan beri "adaşım" hitabı ile mektubuma başlamaktan mıdır ne, usanmış olacağım ki bugün size "üstadım" şeklinde bir hitapla başladım. Hoş bu elbette böyledir. Mektubunuzda "bu devamlı çalışma ile Türk milletine güzel hikâyeler hediye..." edeceğimden bahsetmekle bilseniz bana ne büyük bir vazife veya şeref vermiş oluyorsunuz..." (Tanıtım Bülteninden)