Ana Sayfa İstanbul - Bir Nick Carter Polisiyesi
Stokta yok

İstanbul - Bir Nick Carter Polisiyesi

Barkod: 9786259999791
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €16,56 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €13,80 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Stoğa gelince haber ver

Bu ürün yeniden stokta olduğunda ilk siz haberdar olun!

Tahmini Teslimat Süresi
7-10 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay

AMERİKA’NIN SÜPER CASUSU TUTKULU AŞKI BULUYOR, İSTANBUL’DAN URFA’YA YEPYENİ BİR MACERAYA BAŞLIYOR!
Todhunter Ballard, namı diğer Nick Carter ellilerin İstanbul sokaklarında, Divan Oteli’nin odalarında, Boğaz’ın sularında ve Aksaray’dan Beyoğlu’na tarihi yarımadanın sokaklarında başlattığı nefes kesen yolculuğuna, Urfa’nın mistik ve büyüleyici topraklarında devam ediyor ve Türk polisi ile işbirliği yaparak uluslararası bir uyuşturucu örgütünü çökertme yolunda hem kaybediyor hem kazanıyor. Macera, aşk, intikam, gizem ve suç bir arada.
1950’ lerin Türkiyesi’ni en ince detaylarına kadar inceleyerek yazdığı bu nefes kesici romanı ile Nick Hunter, büyük bir polisiye roman yazarı.
“Burada öne çıkan ilginç gelişme ise Amerika’da dime denilen 10 cent karşılığında satılan ve ‘dime novels’ diye tanımlanan, bizim ‘on paralık öyküler’ diye dilimize çevirdiğimiz, gençlere ve orta sınıfa yönelik popüler türün kahramanları olan polis hafiyelerinin öykülerinin okuyucu tarafından inanılmaz bir ilgi görmesidir. Nick Carter’ın başı çektiği bu öykülerin yüzlercesi basılmış dizi olarak yayımlanmış ve çokça okunmuştur.”
—EROL ÜYEPAZARCI
“1886’da dergilerde boy gösteren, Sherlock Holmes’dan eski olmasına rağmen onun taklidi olmakla suçlanan Nick Carter, 1940’lı yıllarda yeniden ünlendi. Özgün Nick Carter ile ismi dışında benzerlik taşımayan kahraman, 1965 tarihli “İstanbul-Manning Lee Stokes” adlı macerada Türkiye’ye geldi.” —Hürriyet”
“II. Meşrutiyet’ten sonra Nick Carter ve Nat Pinkerton gibi polisiye tercümelerin çok satması yerli yazarların dikkatini de bu alana çekti. Bu dedektiflerin İstanbul şubeleri çok geçmeden Beyoğlu sokaklarındaki gizli görevlerine başlayacaktı. Türk polisiyesi ülkenin çeşitli dönemlerine ışık tutuyor.” —Ertan Altan, Yeni Şafak (Tanıtım Bülteninden)