İslam'da Mescid Hukuku ve Müslümanların Ayasofya'yla İmtihanı
Tahmini Teslimat Süresi
5-7 gün
Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.
Güvenli Ödeme Garantisi
Bu kitap, iki ana meseleyi tahlil etmektedir.
Bunlardan biri İslâm’da mescid hukukunun mâhiyeti; diğeri de, içinde İslâm’ın tevhid akîdesini ihlâl eden şirk sembolleri bulunan, bu nedenle cami hüviyeti dışında başka maksatlar için de kullanılan Ayasofya’nın bu durumunun mescid hukukuna ters düşmesi sebebiyle Müslüman milletimizin maruz kaldığı itikâdî müşkül, mânevî tazyik ve tabiatıyla geçirdiği ağır imtihandır.
Ayasofya iki sebeple “dokunulmaz”dır. Bu sebeplerden birincisi mescid / cami olması; ikincisi de ebediyen sadece mescid / cami kalması şartıyla vakfedilmesidir.
İslâm’da cami ve mescidler Kâbe’nin birer şubesi kabul edilir. Kâbe ise Beytullah’tır, Allah’ın evidir. Dolayısıyla Ayasofya da Kâbe’nin bir şubesi olarak mecâzî manada Allah’ın evi mesabesindedir. Şüphesiz ki Allah zamandan ve mekândan münezzehtir. Kâbe’nin bir mekân olarak Allah’a izafe edilmesi, mü’minler için Allah’a ibâdette bir kulluk alâmet ve işareti olması dolayısıyladır.
Buna istinaden “cami / mescid hukuku” dediğimiz hukuk, “Allah’ın hukuku”dur. Bu hukukun neyi gerektirdiğini, şu âyet-i kerîme açık ve net olarak ortaya koymaktadır:
“Şüphesiz ki mescidler Allah’ındır; o halde (oralarda) Allah ile beraber hiç kimseye ibâdet / dua / kulluk etmeyin!” (Cin:18)
Ayasofya’nın dokunulmazlığını temin eden ikinci sebep, ebediyen “sırf ve sadece” cami
