Ana Sayfa Fehva - Efradını Cami Ağyarını Mani
Stokta yok

Fehva - Efradını Cami Ağyarını Mani

Barkod: 9786256745865
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €16,51 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €13,76 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Stoğa gelince haber ver

Bu ürün yeniden stokta olduğunda ilk siz haberdar olun!

Tahmini Teslimat Süresi
5-7 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay

Bir amacı olmalı insanın yaşama dair. Boşu boşuna var olmadık sonuçta. Geceleri heyecandan uyutmayan hayallerimiz olmalı mesela. Anlam katabilmeliyiz zamana. Bize ayrılan süreye...
Ayağımıza değen taşın, saçımızı savuran rüzgârın dahi muhakkak bir sebebi vardır. Muhtemel ki mana arayışı içimizde biten bir tohum olmalı. Süreğen bir arayış içimize işlemeli. Ta ki kendi benliğimizi kendimiz ele geçirene kadar. Çünkü zaman artık eskisinden de kısa. Önceden ertelenen her şeyin aslında şu ana nasıl da geç kalmışlığını çok sonra anladım. Ve hayalleri asla ertelememek gerektiğine inandım.
Zaman gizem ağacı, bizse yapraklarındaki sadece bir hücre belki. Ve yine zaman sürprizlerle dolu, her an tetikte. Bir anda gelen bir hastalık ve tek nefeste çıktığımız mübadelenin sonucu silinip gidebiliriz. Sanki hiç var olmamış, hiç dokunmamışız gibi zamana... Hasta ve ölüm eşiğinde olan bir insan olduğunuzu düşünün. Yapmak istedikleriniz, yapamadıklarınız sarar her yanınızı ve müthiş bir telaş içinde son zamanınızı en iyi şekilde değerlendirmek istersiniz.
İşte ben de bu yüzden yazdım. İlla o noktada olmak gerekmez o ana varmadan da farkında olunabilinir düşüncesiyle yazdım. Bunu yaşadımsa vardır bir sebebi dedim, yazdım...
Hayatımda olan biten her şeyin farkındayım ve farkım ne benim dedim yazdım... Ölmek ağır şey ben yaşamak istiyorum dedim yazdım.
Geçip gitti demesinler adıma, bunca bildiklerimi toprak ödeyemez bana dedim ve yazdım. Bana düşen nedir? Dedim, yazdım.
Hayatıma değenler, hayatına değdiğim insanlar için yazdım.
Küçücükken yazdığım, gizlediğim şiirlerimi büyüttüm. Ve elbette ben de büyüdüm. Artık olmak için beklemek de yersiz öğrendim.
Öğrendim ki hatta “olmak” fiili asla bitmiyordu. Ben asla olamayacaktım olma yolunda ancak yol alabilir- dim. Bu yüzden ne silebildim çocukça şiirlerimi ne de yok sayabildim. Çünkü ben onlardım, onlar bendim. Çünkü fehva belki de buydu... Nasıl susturabilirdim henüz on dördünde birçok şeyin farkındalık hastalığına tutulmuş bir çocuğun sesini. O şiir onun sesiydi. Ve şimdi siz de bu çocuğun sesini duyacaksınız ilk kez. Küçük bir kızın çocukluktan bu yana yazdığı biriktirdiği şiirlerinin nasıl da zaman içinde onunla büyüdüğü. Ve zaman içinde değişen bu şiirlerin duygularla yetiştiği öykü tadında bir deneme sizlerle...
Her şey fehvadır aslında
Her şey bir küçük kavga
Yitirdiğin tüm zamanlardan soyutlan Aradığın yalnızca bir küçük mana...
 
(Tanıtım Bülteninden)