Ana Sayfa Bizans ve Müslüman Türk Anadolu'nun Doğuşu 1040 - 1130
Düşük Stok

Bizans ve Müslüman Türk Anadolu'nun Doğuşu 1040 - 1130

Barkod: 9786056980787
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €55,08 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €45,90 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Tahmini Teslimat Süresi
5-7 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay
Bizans ve Müslüman Türk Anadolu'nun Doğuşu 1040 - 1130

Bizans ve Müslüman Türk Anadolu'nun Doğuşu 1040 - 1130

€45,90

Selçuklu Türklerinin Anadolu’ya gelişi, modern Türk ulusal kimlik söyleminin vazgeçilmez bir parçasını oluşturur. Diğer yandan, Batı’da Avrupalı ulusların oluşumu ve Yakın Doğu’nun dönüşümü ile ilgili tartışmalara Anadolu Türkleri nadiren dahil edilir. Türklerin Küçük Asya’ya nüfuzu, bir tarafta yerleşik gruplar ve göçebe gruplar, diğer tarafta farklı dinsel ve etnik topluluklar arasındaki bir çatışmanın sonucu olarak değerlendirilir. Bu kitapta iki temel argümanın yer aldığı alternatif bir anlatı öne sürülüyor. İlk olarak, Konstantinopolis ve Kahire, Anadolu topraklarının büyük bir kısmıyla Bizans-Müslüman sınır bölgeleri üzerindeki etkilerini kaybettiler; ikincisi, doğmakta olan Selçuklu Sultanlığı bölgesel bir güç olarak bunların yerini almada başarısız oldu. Bu dönemde hem Bizans Anadolu’sunda hem de İslam’ın kalbinin attığı bölgelerde yerel seçkinlerle bölgesel güçler siyasal otoriteyi ellerine geçirdikleri gibi, bitip tükenmeyen bir iktidar mücadelesine giriştiler. Söz konusu süreç içinde Türk savaşçı grupları; yaptıkları akınlar ve fetihler nedeniyle değil, önceden var olan toplumsal ağlara eklemlenmeleri sayesinde hızla önemli bir rol üstlendiler. İdari araçlarla yerel  kaynaklardan faydalanarak yerel hükümdarların ve tebalarının rızasını elde ettiler. Böylelikle, daha büyük bölgesel birimlere evrilecek olan beyliklerin nüvelerini oluşturdular. Dolayısıyla, değişimin itici gücünü Bizanslıların gerilemesi veya Türklerin zaferinde değil, bu iki âlem arasındaki başarılı etkileşimde aramak gerekir. (Tanıtım Bülteninden)