Ana Sayfa Bir Mum da Benim İçin Yak - Hayatımız Hikaye
Stokta yok

Bir Mum da Benim İçin Yak - Hayatımız Hikaye

Barkod: 9786057365644
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €10,71 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €8,93 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Stoğa gelince haber ver

Bu ürün yeniden stokta olduğunda ilk siz haberdar olun!

Tahmini Teslimat Süresi
7-10 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay

Neriman ve Songül, karşılıklı oturan iki komşunun küçük kızlarıydı. Daha küçük yaştan beri, birbirine candan bağlı bir arkadaşlık kurmuşlardı, küçücük yürekleriyle... Onların arkadaşlıklarına şahit olanlar, ikisini de kardeş sanırlardı.
Yörede gelenek olan küçük tahta gemiciklere mum dikip, dereye bırakma âdetinde, kimse onlara ayrı gemilere mum diktiremezdi. "Biz ancak ikimiz aynı gemiciğe mum diker, dereye öyle bırakırız." diye tutturur, asla da vazgeçmezlerdi. İyi dileklerle dereye bırakılan mumlar, ne kadar yıkılmadan ilerlerse, âşıkların aşklarının, dostların dostluklarının, o kadar uzun süreceğine inanılırdı yörede. Elbette bu bir hurafeydi ama yıllarca süregelen gelenek, hiç bozulmadan böyle devam edip giderdi.
Akşamüzeri derede ışıl ışıl yanan mumların görüntüsü, öyle güzel olurdu ki... Tıpkı gemiciklerine diktikleri iki mum gibi, dostlukları da hiç yıkılmadan ve bozulmadan, çok uzun yıllar devam etti. "Sana canım feda…" diyecek kadar da güçlüydü üstelik... Ve ikisi de büyüyüp evlilik çağına gelmişlerdi artık...
O günlerde köye yol yapımı için gelen, genç yakışıklı bir mühendise, fena halde âşık olan Songül, pembe hayaller kurmaya başlamıştı. Fakat hiç ummadığı bir şey olmuş ve Neriman'ın genç mühendisle gönül bağı olduğunu duymuştu komşularından. Beyninden vurulmuşa dönmüş ve nefes nefese koşup soluğu Neriman'ın kapısında almıştı... Neriman'ın soruları karşında, ezilip büzüldüğünü görünce yüreği titredi. Sustu ve daha başka bir şey diyemedi. Eve gitti büyük bir hayal kırıklığıyla... Dünyası yıkılmıştı sanki. "Kardeşim…" dediği, canını uğrunda gözünü kırpmadan vermeyi düşündüğü arkadaşı, nasıl böyle bir şey yapabilirdi ki?
 
(Tanıtım Bülteninden)