Ana Sayfa Bir Arada Yaşamanın Dinamikleri: Şehir - Mabet - Sofra - Dil
Düşük Stok

Bir Arada Yaşamanın Dinamikleri: Şehir - Mabet - Sofra - Dil

Barkod: 9786057110732
Translation missing: tr.products.product.price.regular_price €17,22 EUR Translation missing: tr.products.product.price.sale_price €14,35 EUR
% 17
İstek listesine ekle

Tahmini Teslimat Süresi
7-10 gün

Hasarlı veya hatalı ürünler için iade ve değişim yapabilirsiniz.

Güvenli Ödeme Garantisi

Visa
Mastercard
American Express
PayPal
Apple Pay
Google Pay
Shop Pay
Bir Arada Yaşamanın Dinamikleri: Şehir - Mabet - Sofra - Dil

Bir Arada Yaşamanın Dinamikleri: Şehir - Mabet - Sofra - Dil

€14,35

Bir insanın dini; İslam, Hristiyanlık, Yahudilik, Budizm, Şintoizm, Hinduizm, Bir insanın mabedi, cami, kilise, sinagog, dagaba (Budist kutsal yapıları) Bir insanın dili; Türkçe, Kürtçe, Arapça, İngilizce, Farsça, Fransızca olsa Bir insanın ırkı; Türk Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Pomak, Bir insanın cinsiyeti; kadın veya erkek, Bir insanın derisi siyah, beyaz, sarı, kırmızı, Bir insanın mezhebi, Maturidi, Eşari, Şii, İbadi, Mutezili, Hanefi, Caferi, Şafii, Hanbeli, Malikî; Bütün insanların inançları ne olursa olsun “İNSAN” olmaları hasebiyle; canı, ırzı, malı, fikirleri, nesli korunmaya layık ve saygındır. Bu sayılanların hepsinin farklı olduğuna inanan fakat birilerinin başkalarını düşman veya hain olarak ötekileştirmeden farklılıklarımızı sahici olarak içselleştirecek bir zihin dünyasına her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. İnsanların farklı olma tercihleri vardır ve bu tercihlere tahammül edilmelidir. Çünkü farklılıklar birbirini sevdiği gibi, Allah da zatında "tekliği" yarattıklarında "çeşitliliği" seviyor. Bazı fikirler veya inançlar bize göre “hakikat” olmaz, olmayabilir. Fakat bizim “batıl” bildiğimiz inanç sahipleri inançlarını yaşamada “özgür” olmalıdır. Bu özgürlüğü “…Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin…” (Kehf, 18/29) âyeti ile Allah veriyor. Hata ve günahların sorgulanması kendisine karşı işlenen Allah tarafından ahirette yapılacaktır. İnsanın bu alana müdahalesi de söz konusu değildir. Bu dünyada çoğunluk ve baskın olma, haklı olmak anlamına gelmemektedir. Kur'ân, onların çoğu iman etmezler, şükretmezler, akletmezler, düşünmezler diyerek "çoğunluğa" her zaman itibar etmez. (Tanıtım Bülteninden)