{"title":"Ekrem Sevil","description":null,"products":[{"product_id":"medikal-turizm-ve-stratejik-analiz-85609","title":"Medikal Turizm ve Stratejik Analiz","description":"\u003cp\u003eMedikal turizm, merkezinde tıbbi hizmetlerin kullanılması olan, ulaşım, konaklama ve aracılık hizmetleri gibi daha birçok farklı alanı da kapsayan bir turizm çeşidi olarak son dönemde tüm dünyada hızla adından daha çok söz edilen bir konuma gelmiştir. Bu durumun temelinde, ülkelerin sağlık sistemlerinde yaşanan sorunlar ve uyguladıkları politikalar yer almaktadır.Medikal turizm kavramı, uzun zamandan beri var olmasının yanında, günümüzde başka bir boyuta taşınmıştır. Geçmişte çoğunlukla gelişmekte olan ülke vatandaşlarının, ülkelerinde sunulamayan ya da daha düşük kalitede sunulabilen sağlık hizmetleriyle yetinmek yerine bu hizmetleri daha iyi kalitede alabilecekleri gelişmiş ülkelere seyahat ettikleri görülmekteydi. Bu durum hâlen devam etmekle birlikte, kişilerin ülkelerinde karşılaştıkları sınırlılıklar, uzun bekleme süreleri ve küresel seyahat imkânlarının da artması, medikal turizmi farklı bir boyuta ve daha uygulanabilir bir hâle getirmiştir.Medikal turizmin fırsatlarla dolu niş bir alan sunması ve sağladığı yüksek katma değer, çok sayıda ülke ve kuruluşu bu konuda strateji geliştirmeye yönlendirmiştir. Türkiye'nin medikal turizmdeki mevcut durumunun incelenip analiz edilmesi, yöneticilere ve karar vericilere strateji geliştirme konusunda önemli bilgiler verecektir. Bu analiz için kullanılabilecek yöntemlerden bir tanesi de SWOT analizidir. Böylelikle mevcut durum analiz edilerek geleceğe yönelik stratejiler planlanabilir. Kitap içerisinde Türkiye'nin mevcut durum analizi yapılmış ve bu durum ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.Kitabın tamamında medikal turizm kavramı, sağlık turizmi kavramından ayrıştırılarak kullanılmıştır. İlk bölümde sağlık turizmi kavramı türleri ile ele alınmış, sonraki bölümlerde medikal turizme dair tüm yönler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çünkü sağlık turizmi kavramının günümüzde popüler olmasının da asıl sebebi, ne termal ve SPA-Wellness turizmi ne de ileri yaş ve engelli turizmidir.Medikal turizme dair kapsamlı bir içerik ile sunulan kitabın; Sağlık Yönetimi, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Turizm Fakülteleri, Sağlık Turizmi İşletmeciliği, Sağlık Turizmi Yönetimi ve seçmeli ders olarak okutulan çok sayıda bölümde eğitim gören öğrenciler başta olmak üzere, akademisyenler ve konuya ilgi duyan sektör çalışanları için faydalı bir kaynak olması amaçlanmıştır. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Nobel Akademik Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911004897539,"sku":"85609","price":17.23,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001858431001-1.jpg?v=1775395596"},{"product_id":"platonun-tanri-anlayisi-88507","title":"Platon'un Tanrı Anlayışı","description":"\u003cp\u003ePlaton, Olympos'taki tanrılardan söz etmiş olsa da gerçekte düşündüğü mutlak anlamda tek, insan biçimli özelliklerden arınmış iyilikçi ve yaratıcı, felsefi bir Tanrı'dır. Platon, halkı batıl inançlarda kurtarmayı, kusursuz ve iyi olan gerçek bir Tanrı inancı yaratmayı topluma karşı vazgeçilmez bir görev saymış ve mitolojiyi şiirlerinde işleyen şairleri de eleştirmiştir.\u003cbr\u003e\nÇünkü ona göre şairler, Tanrılar arasında savaşlar, kavgalar, büyük düşmanlıklar, buna benzer daha bir sürü şeyler olduğunu anlatır. Oysa gerçekte bu masallar yalandır. Tanrılara yakışmayacak şeyler söylenmemelidir. Ardından şunu ekler. Bizce bütün masalların topu yalandır. Bir Tanrıçayla, bilgiler bilgesi Akhilleus, nasıl olur da yüreğindeki iki kötülüğü bir arada taşıyabilir? Bir yanda alçaklık ve para düşkünlüğü, bir yanda da azgın bir gurur. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Birey Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911141179651,"sku":"88507","price":9.83,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001867827001-1.jpg?v=1775399276"},{"product_id":"islam-ahlaki-ve-sekuler-etik-96735","title":"İslam Ahlakı ve Seküler Etik","description":"\u003cp\u003eAhlak, sözlük anlamında yaratılıştan gelen, fıtratımıza uygun olan iyi ve kötü huy demektir. Bundan dolayı ister ateist olsun ister başka dinden olsun herkesin bir ahlak anlayışı (bireyci-toplumcu etik) vardır. Terim olarak da güzel ahlak, insanın doğuştan getirdiği manevi özellikleri iradesiyle kendisine ve başka varlıklara (Allah-İnsan-Hayvan-Bitki) devamlı iyi davranması,  haklarına saygı göstermesidir. Güzel Ahlak, varlıklar arasında ayrım yapmamak ise EN YÜCE VARLIK ALLAH olduğuna göre ilk saygı Allah’ın varlığına olursa (iman-sâlih amel), iyilik ve güzel ahlak oluşur. Bir kişi, en yüce varlık olan ALLAH’A saygı göstermiyor, sadece insana saygı gösteriyor ise ayrımcıdır, sözde ve eksik ahlaklıdır. Ahlak duygusunun kaynağı doğuştan geliyordu. Ahlakın kaynağı ise İslam’a göre dindir (Kitap\/Sünnet). En güzel örnek olarak da çevremiz ve müslümanlar değil gerçek ahlakta davranışları ile zirvede olan Hz. Muhammedin (s.a.v.) söyledikleri, yaptıklarıdır (İnsan-ı Kamil).  Ahlak ilkelerini belirleyen birey olarak insanın kendisi (akıl-haz-menfaat-ego v.b.) veya toplum (gelenek-görenek v.b.) değildir. Çünkü tohum olarak doğuştan gelen ahlak duygusunu sağlam bir toprağa ektiğimiz zaman kalıcı ahlak oluşur. Beslenen kaynak çok önemlidir. Ahlaki davranışta devamlılık önemli bir ilkedir. Bugün dürüst, yarın yalancı ise, o huy yerleşmemişse, hakikatte güzel ahlak değil sözde ahlak oluşur. Belirlenen ilke, ezeli ve ebedi, en mükemmel varlık olan Allah’a dayanıyor ise ahlak kalıcı olur. Yani ahlaki davranışı yaparken ilke olarak Allah’ın söylediği ve Peygamberin uyguladığı ilkelerden beslenecek ve niyeti, amacı sadece Allah’ın rızasını kazanmak için (İhlas) yapılıyor ise güzel ahlak ortaya çıkacaktır. Müslüman toplumlardaki çürümenin sebebi batının kültürünü taklit, Kuran ve Sünnetten uzaklaşmadır. Müslüman toplumlardaki çürümeye baktığımızda batı ile karşılaştırdığımızda yine de batıya göre iyi durumdadır.Batıdaki Seküler (dünyevi) İnsan merkezli Hümanist anlayış ile güzel ahlak hem batıda hem de doğuda (özenti ile) sadece insan merkezli ahlak anlayışı oluşmuştur. İslam’ın ahlak anlayışında ise güzel ahlak sadece insan, hayvan ve doğaya değil bütün varlıklara saygı gösteriliyor ise oluşur. Allah’ın hakkına ve kul hakkına dikkat edildiği ölçüde özde ahlak vardır. İnsanın (can-mal-nesil-akıl-din) hakkına, hayvanın ve doğanın hakkına Yaratandan ötürü saygı göstermektir. Mesela Kur’an’da zulüm ile ilgili ayetlere baktığımızda Allah’a yapılan saygısızlığın (şirk inancı) daha çok zikredildiği görülecektir. Doğu dünyası Stockholm sendromu ile maddi refaha ulaşmış zengin ve güçlü batıyı taklit ederek kendi özünden kopmaya başlamıştır. Batı dünyasında gerçek güzel ahlak yoktur sözde ahlak vardır. Emperyalist Batı dünyası materyalist (maddeci), bireyci, hazcı, pragmatist bir anlayışı ile hem kendi insanlarını hem de diğer milletleri ve dahi hayvanları, doğayı her zaman sömürmüş, zulmetmiştir. Modern dünyada geldiğimiz çürümüşlük ortadadır. Bunun da müsebbibi barbar batıdır. Bu çalışmamızda İslam ahlakının temellerini, özelliklerini, ihlas kavramını, güzel ahlakın nasıl ortaya çıkacağını ve emperyalist olan batı toplumunun dünyayı algı operasyonları ile insan haklarında örnek toplummuş gibi gösterilmesinin yanlış olduğunu göstermeye çalıştık. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911533969667,"sku":"96735","price":15.35,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001890833001-1.jpg?v=1775409978"},{"product_id":"allaha-meydan-okumanin-yeni-adi-deizm-99099","title":"Allah'a Meydan Okumanın Yeni Adı Deizm","description":"\u003cp\u003eAllah'a Meydan Okumanın Yeni Adı Deizm\u003c\/p\u003e","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911652229379,"sku":"99099","price":18.79,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001896289001-1.jpg?v=1775413494"},{"product_id":"platonun-tanri-gorusu-188484","title":"Platon'un Tanrı Görüşü","description":"\u003cp\u003ePlaton, felsefe tarihinde ilk defa rasyonalizmi, idealizmi kuran, felsefeyi kurup sistematik tarzda ele alan ilk filozoftur.\u003cbr\u003e\nPlaton, felsefe ve din felsefesi açısından birçok ilkleri ortaya koymuş ve son derece önemli adımlar atmıştır. Batı’da da meşhur olan bir söz vardır: “ Bütün felsefi düşüncelerde Platon ve Aristoteles, dipnot gösterilir.” Tanrı'yı felsefi açıdan ele alıp Teoloji'yi efsanelerin, mitolojilerin zincirinden kurtarıp rasyonel tarzda ele aldığı için onun teolojisi, felsefesi, düşünce tarihi bo-yunca birçok filozofu, Hıristiyan ilahiyatçıları, Müslüman Tasavvuf ekolleri, Batı’da ve Doğu’da birçok düşünürü ve sanatçıları etkileyerek önemli bir konuma sahip olmuştur ve olmaktadır.\u003cbr\u003e\nPlaton, Tanrı’yı felsefe tarihinde ilk defa sistematik bir şe-kilde ele almış ve diğer birçok filozofun Tanrı anlayışında etkili olmuştur. Tanrı’yı, metafiziğinin temel kavramı haline getirerek, rasyonel teolojinin de ilk temelini atmıştır.\u003cbr\u003e\nPlaton'un felsefesi, idealar öğretisine dayandığı için pek tabii olarak Tanrı, bu öğreti içerisinde yerini almıştır. Platon, Tanrı'sını İyi İdea’sı ile özdeşleştirerek Teolojisini, Metafiziği ile uygun hale getirmiştir.\u003cbr\u003e\nPlaton, Rasyonalizmin, İdealizmin ve felsefenin sistematik kurucusu olarak Olympos'taki tanrılardan söz etmiş olsa da ger-çekte düşündüğü mutlak anlamda tek (monoteizm), insan biçimli (antropomorfizm) özelliklerden arınmış iyilikçi ve yaratıcı, felsefi bir Tanrı'dır. Platon, halkı batıl inançlarda kurtarmayı, kusursuz ve iyi olan gerçek bir Tek Tanrı inancı yaratmayı hocası Sokrates’ten aldığı vasiyet ile topluma karşı vazgeçilmez bir görev saymış ve mitolojiyi şiirlerinde işleyen şairleri de eleştirmiştir. Platon, mitolojik konuları işleyen şairler kadar, bizzat Yunan mitolojisini de tenkit etmiştir. Buna rağmen bu mitolojideki tanrıların adlarına sisteminde yer verir. Bunun nedenlerini kitapta anlatacağız. Fakat şu nokta bir gerçektir ki Platon'un düşündüğü Tanrı, felsefî, rasyonel bir Tanrı'dır. Çünkü Platon bir masalcı değildir. Zaten felsefenin özelliği de masala, efsaneye uzak olmasıdır.\u003cbr\u003e\nÜlkemizde özellikle Platon’un Tanrı anlayışı ile ilgili özel bir çalışma olmadığını gören yazar bu konunun din felsefesi açısından ülkemizde de çok önemli olacağını düşünerek bu çalışmayı yayın hayatına kazandırmıştır. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47923978993923,"sku":"188484","price":17.88,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002139692001-1.jpg?v=1775709845"},{"product_id":"tanrinin-varligini-kabul-eden-filozoflar-192065","title":"Tanrının Varlığını Kabul Eden Filozoflar","description":"\u003cp\u003eBu kitapta yazar, felsefe ile dini birleştirmeye, barıştırmaya çalışarak felsefe tarihini antolojik tarzda ortaya koyarak filozof ve bilim adamlarının çoğunun Tanrı’ya inandığını ispatlamıştır. Türkiye’de böyle bir çalışma olmadığını fark eden yazar bu eşsiz eseri yayın hayatına kazandırarak bir başvuru ve kaynak eser haline getirmiştir. Filozofların kendi öz kitaplarından ve felsefe tarihçilerin kitaplarından bilimsel dolarak, dipnot şeklinde kendi görüşünü söylemeden objektif olarak ortaya koymuştur. Ortaya felsefi metinler manzumesi çıkarmıştır.\u003cbr\u003e\nİnsanlık, bilinen en esi medeniyet ve ilk tapınak Göbeklitepe’den beri Tanrı’yı hiçbir zaman yadsımamıştır, hayatın merkezine konumlandırmıştır.  Felsefe ve bilim tarihine baktığımız zaman ister negatif ister pozitif anlamda olsun filozof ve bilim adamlarının, Tanrı ile ilgilendiğini görmekteyiz. Bilimin kaynağı olan felsefede de Tanrı” EN YETKİN VARLIK” olarak karşımızda durmaktadır. Filozoflar, Tanrı’ya İdea, Salt Form, Geist vb. isimler vermişlerdir. İsimler her kültürde farklı bir şekilde olabilir. Bu isimleri Allah’ın Güzel İsimleri olarak her filozof kendi açısından bakarak Tanrı’sını o isimle kavramlaştırmış ve Tanrı’yı ortaya koymuştur. Önemli olan En Yüce Varlık olarak Tanrı’nın VAR OLDUĞUNU kabul etmeleridir. Aklını sistematik, mantıksal olarak kullanan filozoflar, aklın yolu bir olduğu için Tanrı’nın varlığı konusunda akılsal kanıtlar ortaya koymuşlardır. Bazılarının dediği gibi felsefe demek ateizm demek değildir. Nitekim felsefe tarihinde ÇOĞU FİLOZOF, Tanrı’nın VAR OLDUĞUNU kabul etmiştir. 2600 yıllık Batı Felsefe Tarihinde Ateizmin yoğunlaşması sadece 19. yüzyıldadır. Bunun sebebi de Batı dünyasının ortaya çıkardığı buhranlı yıllardır.\u003cbr\u003e\nYazar bu kitapta, sağduyunun, aklın yolu bir olması hasebiyle ve ayrıca objektif olması için hem filozofların kendi eserlerinden hem de felsefe tarihçisi felsefecilerden akademik tarzda dipnotlarla alıntılar yaparak filozofların çoğunun ateist olmadığını, Tanrı’nın varlığını kabul ettiklerini kanıtlamaktadır. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47924746846467,"sku":"192065","price":37.68,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002146857001-1.jpg?v=1775724795"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/ekrem-sevil.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}