{"title":"Ali Rıza Malkoç","description":null,"products":[{"product_id":"yasam-donanimlari-67324","title":"Yaşam Donanımları","description":"\u003cp\u003eYaşam Merdiveni  “Soru ve sorunlara kilit taşı düşünceler” adlı, ilk toplum ve düşünce serisi kitabımızla yola çıktık, Yaşam Donanımları  “kilit taşı düşünceler” ile yürümekteyiz.İki kitaptaki anlatımlar birbirinden bağımsız olsa da tamamlayıcı nitelikte. Anlaşılması, değerlendirilmesi, günlük yaşamdaki yerini kolay bulması için, tüm söz ve makaleleri kısa tutmaya çalıştım. Her anlatım bir tohum, bir maya, bir katalizör madde gibidir. Okur, buradan aldığı enerji ve ifade mirası ile arzu ederse sayfalarca makale yazabilir, düşüncesini geliştirebilir. Bilimden, sanattan, edebiyattan; insanlık adına da beklenen bu değil mi zaten?Bu niyet, gözlem ve odaklanma ile, okuduğum yüzlerce eserden beslendim ben. Ve o eserleri, insanlığa bırakılan, emanet edilen değerli bir miras olarak kabul ettim.Günümüz sorunlarına, sosyal yangınlarına, “benim de çözüm olarak nasıl bir katkım olabilir” duyarlılığıyla hareket etmeye çalıştım. En belirgin ve öncelikli amacım; kitaplarda uzun ve karmaşık bir dille anlatılan konuları; tek yudumluk, tek lokmalık, tadımlık düşüncelerle, anlam sofranıza sunmaktır.Her zorlu yol, problem, olumsuzluk ve arızadan, çözüm adına deneyimler, metotlar geliştirdim. Bu anlatımlar, zaman zaman bir söz, bir makale, bir anı veya hece şiiri olarak ifade sanatlarıma yansıdı. Kitap çalışmam çok geniş bir okur profiline hitap etmektedir. Her anlatım herkesin, aynı oranda ilgisini çekmeyebilir. Veya zamanın başka bir diliminde ilgisini çekecektir.Kitaptaki öncelikli amacım; okurlara kitap okumayı sevdirmek, yöntemli, düzenli, metotlu çalışmayı özendirmek, bilimsel bir bakış açısı geliştirmek, doğaya, insana ve tüm canlılara saygılı olmak, üzerinde yaşadığımız vatana ve onun asıl sahibi insanlarına faydalı, kalıcı eserler bırakmayı özendirmek hem teknik hem de sosyal yönden deneyim sahibi olmayı sağlamak, dikkatli, duyarlı, bilgili, paylaşımcı bireyler yetişmesine destek olmak.Bu alandaki çalışmalarım devam edecektir. Kitabın sonundaki önerdiğim kaynakların da okunması toplum olarak daha hızlı mesafe almamıza katkı sağlayacaktır.\"Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma! Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!.. Francis Bacon\" Sözü her şeyi özetliyor ve yol haritamızı gösteriyor aslında.Demek ki, her durumda okumaya ihtiyacımız var. Madem ki, “yaşam donanımları” olarak yol almaya devam ediyoruz, kitaplardan daha öncelikli donanım mı olur?Kitabımızın 5. Bölümünde ayrıca kitap inceleme yazıları bulacaksınız. Farklı alanlarda ve sizler için de önceliği olabileceğini düşündüğümüz kitaplara inceleme yazısı hazırladım. Okuduğunuzda hem kitaba karşı bir istek duyacaksınız ve içeriği daha iyi anlamanızı sağlayacaktır. Başka bir ifadeyle de, bir tür kitap seçme ve okumayı özendirme rehberi hazırladım.Yaşama anlam ve değer katabilecek yazılı çalışmalarım devam edecek.Ali Rıza Malkoç (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Ekin Basım Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47909561663747,"sku":"67324","price":25.95,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001776100001-1.jpg?v=1775341591"},{"product_id":"adalet-sevdam-benim-101131","title":"Adalet Sevdam Benim","description":"\u003cp\u003eAdaletin ikliminde yaşamak ve onun bilinç atmosferinde huzur bulmak için, hukukçu olmak gerekmiyor. Diğer bilim ve sanatlarla bütünleşik olarak, hukuki okumalar yaparak da bu yolda mesafe alabilirsiniz. Yüzlerce kitabı okumaya vaktiniz olmayabilir. Roman tarzı bir anlatımla; hukukun genel ilkeleri, insan hak ve hürriyetleri, birlikte yaşama öğretisi, demokratik tavır, ceza ve yargılama hukuku alanlarında temel ve öz bilgiler vermeye çalıştım.\u003cbr\u003e\nHer gerçeği romana sığdırmak elbette mümkün değildir. Fakat sizlere ancak patika yoldan, otoyola ulaşmanıza rehberlik edebilirim. Kitabın sonunda önerdiğim kitapları da dikkate almanız tavsiye edilir. Hukuk felsefesinin, adalet psikolojisinin, sosyolojinin; toplum düzeni, birliği, dirliği ve sürdürülebilirliğinde ne kadar önemli bir yer tuttuğunun gereğine inanmış olacaksınız.\u003cbr\u003e\nAdaleti koruyup kollamadığımızda, onun da bizi koruması mümkün değildir. Yasal ve anayasal sorumluluk, hak ve ödevlerimizi bildiğimizde, yaşam daha anlamlı, daha çekilebilir, daha güven verici, daha sevimli ve huzurlu olacaktır. Kitap ayrıca ihtiyacınız olduğunda, adli savunma yeteneğinize, ilave sosyal donanımlar sunacaktır.\u003cbr\u003e\nAdalet sevdamız, insanlık aşkımız, üretim mücadelemiz, paylaşım ve dayanışma; ilkeye dönüştüğünde, kavgaya zaman ve yer kalmayacaktır. Niyet, öğreti ve öngörümüz budur. Ne kadarını başarabilirsek, medeniyetimizin temelini onun üzerine kurmak zorundayız.\u003cbr\u003e\nNiyetlerin gerçekliğe dönmesi veya ütopya olarak kalması bizim elimizde. Ağacın, bitkinin nesli, geleceği ve özü; tohumlarıdır. İnsanınkiyse genlerine kodlanmıştır. Bir ifade sanatının özü ve maksadı ise, cümleler arasına serpiştirilmiştir. Haklı, yasal, mantıklı, etik, bilimsel bir gerekçesi olan her yoruma açığım. Zaten geliştirilebilir, değiştirilebilir, denetlenebilir bir içerik sunuyorum. Bilimsel, metodolojik bir bakış da zaten bunu öngörmez mi? Onuncu kitabımı yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. On birinci kitapta buluşmak dileğiyle.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003cbr\u003e\n \u003c\/p\u003e","brand":"Cinius","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911776780547,"sku":"101131","price":16.44,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001901935001-1.jpg?v=1775417389"},{"product_id":"bu-siirde-ozne-sensin-105375","title":"Bu Şiirde Özne Sensin","description":"\u003cp\u003eÇocukluğumdan beridir kırk yıldır okuyup yazsam da düşünce ve edebiyat dünyasına yirmi yıl önce hece şiiri ve türkülerle dalmıştım. Tarifi zor duygulardı. Zihnimin farklı düşüncelere daldığını, yüreğimin hopladığını hissediyordum. Anadolu'nun farklı kültürel motifleri, ozanların haklı haykırışları beni derinden etkilemişti. Türkü sevdası beni hece şiiri ile tanıştırdı. Bu alanda teknik ve edebi bilgiler okudum, ustalardan ders aldım. Derken türkü dünyasının etkisi beni de hece şairi (Ozan) yapmıştı artık. Yaza yaza bir tarz edindim kendime. Kimseyi taklit etmedim. Güzellik ve olumsuzluk adına ne gördüysem onu yansıttım mısralarıma. Şiirlerimden lisans, yüksek lisans bitirme tezi ve makale yazanlar da oldu. Değişik dergilerde\/web sitelerinde yayınlandı. Bu edebi çalışmalarımı farklı alanlara taşıma ihtiyacı hissettim. Hayatın akışı ve toplumsal sorunlar ve içimdeki sorgular, beni ilave alanlara yöneltti. Sırasıyla Edebiyat, Psikoloji, Sosyoloji, Felsefe, Mantık, yakın Tarih, İnovasyon, sosyal Psikoloji, Hukuk alanlarında yoğun okumalar yaptım. En fazla da hukuk felsefesi, ceza hukuku, anayasa hukuku, insan hakları hukuku ilgimi çekti. Diğer alanlarda okumalarım sürse de halen hukuk okumalarım devam ediyor. Bu arada şiiri yazmayı haliyle biraz ihmal etmiştim. Arada bir yazsam da eski yoğunlukta değildi. Bazılarından türkü formunda beste de yapılan beş yüz civarındaki şiirlerimden bir kısmını kitaplaştırmaya karar verdim. İlgi duyanlar, diğerlerini de edebiyat sitelerinden okuyabilirler. Edebiyat, bilim, felsefe, hukuk, etik ve estetik; birbirini destekleyip, toplumda da yeterince karşılık bulabiliyorsa, yaşanabilir bir dünyanın kalıcı temellerini atmışız demektir.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003cbr\u003e\n \u003c\/p\u003e","brand":"Cinius","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912068382979,"sku":"105375","price":15.74,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001911077001-1.jpg?v=1775423767"},{"product_id":"ahengimiz-akordumuz-nefesimiz-ozdeyisler-110576","title":"Ahengimiz Akordumuz Nefesimiz-Özdeyişler","description":"\u003cp\u003eDeneme, öykü, hece şiiri, roman, kitap inceleme yazılarımdan sonra, farklı zaman ve alanlarda yazmış olduğum (aforizma) özdeyişleri de bir araya toplama düşüncesiyle oluşturulmuş bir çalışmadır. Bazı okurlar, alması gereken mesajı, deneme\/öykü\/anı\/şiir\/roman diliyle yazılmış olmasını tercih etmezler. Kısa ve özlü anlatımlara daha fazla ilgi duyarlar. Her zaman geçerli olmamakla birlikte, bu da bir tercih nedenidir. Beş bölüm şeklinde hazırlanmış eserimde; günlük yaşamdan gözlemler, öneriler, eleştiriler, duygu ve düşünceler bulacaksınız. Belki de aradığınız bir cümle ile karşılaşacak, onun ışığıyla, daha uzun yazılar yazmanın, yaşamsal yol haritası çıkarmanın ipucunu yakalayacaksınız. Zihninizde oluşan soru ve sorgulara cevap arayacaksınız. Çekincelerinize dert ortağı, şüphelerinize dayanak, sevincinize yoldaş, endişelerinize sırdaş olacak belki de. Çünkü yangın için bir kıvılcım yeterli olduğu gibi, bir kazan hamurun ekmeğe dönüşmesi için çok az miktar maya kafidir. Ve koca çınarın gövdesini, toprak altında küçücük bir tohum taşımaktadır.Okumak; bir arayış, yürüyüş, yenilenme, zihinsel bir birikim aracıdır.Faydalı olması dileğiyle. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912445280515,"sku":"110576","price":24.72,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001924367001-1.jpg?v=1775431432"},{"product_id":"en-guzele-yurumek-116332","title":"En Güzele Yürümek","description":"\u003cp\u003eÇoğunlukla öngördüğümüz, beklediğimiz gibi sürmez yaşam. Normal şartlar altında (NŞA) kuramayız denklemimizi, fizik-kimya formülü gibi. Her an neşe, üzüntü, sevinç, başarı, ve diğer olumsuzluklara hazır \/ hazırlıklı olmalıyız. “Yaşam Merdiveni”nde yol alırken, “Yaşam Donanımları”mızla kervanımızı dizebiliyorsak; “En güzele yürümek” aşk ve arzusuyla, farklı sevdalarla, yaşamımızı her yönüyle daha anlamlı bir düzeye çıkarabiliriz. Thomas Huxley’in; “büyük trajedi, güzelim bir hipotezin, çirkin bir gerçek tarafından öldürülmesidir” sözü, idealist insanların çabasının ne kadar önemli ve gerekli olduğunu haykırmaktadır. Harita gerçek olabilir fakat, bizi gerçekten en güzele, en doğruya, en kalıcı olana yürütecek mi? Güzergâh doğru olsa da gittiğimiz yerde umduğumuzu bulabilecek miyiz? İşte bu çetrefilli soru ve sorgularla sürdürmekteyiz yaşamı. Her şeyin benlik besini ve haz nesnesine\/objesine ögesine dönüştüğü bir zaman diliminde; gerçek ve hakikat arayışları beyhude bir uğraşı olarak algılanmaktadır. Oysa ki; “idealler yıldızlara benzer, onlara hiçbir zaman ulaşamayız fakat denizciler gibi onlara göre yönümüzü tayin ederiz” Seffurz’un sözü bir tutarlılık abidesi gibi umudumuzu artırmaktadır. Tarafgir olma, yamanma, özdeşleşme, şartsız kabullenme ile karşı karşıya kalmamalı bireyler. Tüm hürriyetlerini coşkuyla, tüm birliktelik \/ dayanışma \/ yardımlaşma \/ paylaşma duygularını da özveri ve aşkla yaşayanların oluşturduğu üst kimliktir büyük bir millet olmak.\u003cbr\u003e\n“Gemiyi yüzdüren de, batıran da sudur” Çin atasözü ise bize uyanık\/ tedbirli\/planlı olmayı öğütlüyor. Umarım, anlatımlarım okurlara kış güneşi ve yaz serinliği formatında olumlu katkı sağlar. Ancak güzel düşünce ve eylemlerimizle, evrensel bütünlüğe katkımız olabilir.\u003cbr\u003e\nGoethe’nin “Karşı gelip tartışanlar, bir ara şunu düşünmeli: Her dil, her anlatım herkes için ‘anlaşılır’ değildir” sözü de bize fikir ve tercihlerin farklılığını kabullenmeyi öğütlemektedir. Sadi-i Şirazi’nin, “ayıp\/hata arayan göz, hüner göremez” sözü; okuma, anlama ve algılama niyetimize de bir ölçü olmalı değil mi? Bir bilgeye dünyada en çok kimi sevdiği sorulunca, terzisini sevdiğini söyler. Şaşkınlıkla karşılayanlara ise şu cevabı verir: “Çünkü her buluştuğumuzda benim ölçümü yeniden alır, eskisini çöpe atar. Fakat diğerleri ne yapıyor? Bir kez hakkımda hüküm - kanaat geliştirirler, ölene kadar hep aynı şablonla ölçerler. Ne kadar güzel bir tespit değil mi?\u003cbr\u003e\nIrmaktan akan su bile sürekli değişirken, aynı yağmurda bir daha ıslanamazken, insanoğluna robotik bir makine gibi değişimi, gelişimi, farklılaşmayı çok görmek, mantık ve ahlak dışı bir tutum değil midir? Doktor bile bir gün önceki tahlil raporlarını kabul etmeyip tekrar tahlil istiyor. Bu nedenle değişime açık olmalı ve bunu da herkesin hakkı olduğunu kabullenmeliyiz. Farklı bölümlerden oluşan bu kitabımda, istediğiniz yerden okumaya başlayabilirsiniz.\u003cbr\u003e\nKitap inceleme yazılarım; aynı zamanda bir düşünce anlatımlarıdır. Buradaki vurgular, kitabın diğer bölümlerinde yoktur. Bu tohumların gönül bahçenizi daha verimli ve sevimli bir gülistana çevirmesini dilerim. Bazı sözler\/anlatımlar; ham ve hammadde olarak sunulur. Dinleyen \/ okuyan gönlünde ve gönlünce pişirsin diye. Mumu kandile dönüştürmek gibi bir şey. Toplumsal fayda idealiyle üreten, sosyal bilinci yüksek, evrensel ortak değerlere inanan, nitelikli bireylerin çoğalması dileğiyle; hoşça kalın, dostça kalın, sevgiyle ve kitapla kalın. Hazırsanız yürüyüşümüz başlıyor, iyi yolculuklar.\u003cbr\u003e\n Ali Rıza Malkoç\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003cbr\u003e\n \u003c\/p\u003e","brand":"Omca","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912787017987,"sku":"116332","price":19.05,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001938706001-1.jpg?v=1775440031"},{"product_id":"asi-tohum-ve-maya-125027","title":"Aşı Tohum ve Maya","description":"\u003cp\u003eGüneş ve hava en verimli kıvamında, toprak ve su da üretim için yeterlidir diyelim. Tohumunuz en seçkin türden olsa bile, ürettiğiniz fidanların birbirine benzemesi ve verimlilik için gübreleme ve “aşılama” yapmanız gerekebilir. Turşu kuracaksanız, ekmek veya yoğurt yapmak istiyorsanız o zaman da mayalamaya ihtiyaç duyarsınız. Aşı ve maya; ya tutar ya tutmaz. Kısacası zamanlama, deneyim, niyet, azim ve nasip meselesi. Fiziksel evrende bu türden teknik ve üretim çalışmaları olurken; düşünsel ve zihinsel alanda da bilim, birikim, metot, iletişim, etkileşim, organizasyon ve diğer deneysel girişimlere ihtiyaç duyarız. Tam kavrayamadığımız bir konuyu, farklı kaynaklardan araştırıp okuyunca, noksan kalan taraflarımızı tamamlamış oluruz. Aşı, tohum ve mayanın öz niteliği; hacim olarak az yer kaplaması, kendinden kat kat büyük sonuçlar üretmesidir. Bundan dolayıdır ki; biz de anlatımlarımızda sözü çok uzatmayacağız. Terazi kendini tartamasa da, kendinden çok ağır cisimler üstüne çıkar. Pusula, kendisinin nerede olduğunu bilemez ama soranlara yönünü gösterebilir. Kitap ise bireysel bir bilincin iradesiyle ortaya çıkan bir başvuru kaynağıdır.Bu kitaptaki amacımız; deneme yazıları, özdeyiş ve söyleşiler yoluyla, “aşı, tohum ve maya” olabilecek pratik anlatımlar sunmaktır. Fikri ve kalbi sancımız eğer; bilim, mantık, etik, estetik, adalet ve sevgi merkezli ise kafa yormaya değer değil mi?... Kimin ne kadar işine yarayacağını önceden bilemeyiz, bize düşen bu uğurda çabalamaktır. Tutmasa bile, bir şeyler kazandıracak ve katacaktır.Ya tutarsa?!.. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Armoni","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47913676636419,"sku":"125027","price":7.62,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001963346001-1.jpg?v=1775473488"},{"product_id":"bilim-mantik-etik-adalet-ve-sevgi-icin-asi-tohum-ve-maya-146822","title":"Bilim Mantık Etik Adalet ve Sevgi İçin: Aşı Tohum ve Maya","description":"\u003cp\u003eGüneş ve hava en verimli kıvamında, toprak ve su da üretim için yeterlidir diyelim. Tohumunuz en seçkin türden olsa bile, ürettiğiniz fidanların birbirine benzemesi ve verimlilik için gübreleme ve “aşılama” yapmanız gerekebilir. Turşu kuracaksanız, ekmek veya yoğurt yapmak istiyorsanız o zaman da mayalamaya ihtiyaç duyarsınız. Aşı ve maya; ya tutar ya tutmaz. Kısacası zamanlama, deneyim, niyet, azim ve nasip meselesi. Fiziksel evrende bu türden teknik ve üretim çalışmaları olurken; düşünsel ve zihinsel alanda da bilim, birikim, metot, iletişim, etkileşim, organizasyon ve diğer deneysel girişimlere ihtiyaç duyarız. Tam kavrayamadığımız bir konuyu, farklı kaynaklardan araştırıp okuyunca, noksan kalan taraflarımızı tamamlamış oluruz. Aşı, tohum ve mayanın öz niteliği; hacim olarak az yer kaplaması, kendinden kat kat büyük sonuçlar üretmesidir. Bundan dolayıdır ki; biz de anlatımlarımızda sözü çok uzatmayacağız. Terazi kendini tartamasa da, kendinden çok ağır cisimler üstüne çıkar. Pusula, kendisinin nerede olduğunu bilemez ama soranlara yönünü gösterebilir. Kitap ise bireysel bir bilincin iradesiyle ortaya çıkan bir başvuru kaynağıdır.\u003cbr\u003e\nBu kitaptaki amacımız; deneme yazıları, özdeyiş ve söyleşiler yoluyla, “aşı, tohum ve maya” olabilecek pratik anlatımlar sunmaktır. Fikri ve kalbi sancımız eğer; bilim, mantık, etik, estetik, adalet\u003cbr\u003e\nve sevgi merkezli ise kafa yormaya değer değil mi?... Kimin ne kadar işine yarayacağını önceden bilemeyiz, bize düşen bu uğurda çabalamaktır. Tutmasa bile, bir şeyler kazandıracak ve katacaktır.\u003cbr\u003e\nYa tutarsa?!...\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003cbr\u003e\n \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47917813989635,"sku":"146822","price":10.56,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002028563001-1.jpg?v=1775574703"},{"product_id":"ayaga-kalk-adalet-148012","title":"Ayağa Kalk Adalet","description":"\u003cp\u003eAdalet deyince; bireysel planda, “hakkını, haddini, hukukunu, görevini, ödevini, sorumluluğunu, sınırını bilmek” gelir hatırımıza. Adaleti sunmak, korumak, dağıtmak ve yaygınlaştırmak, sürdürmekle görevli kurumlar açısından ise; “herkese hakkı olanı, meşruiyet\/hakkaniyetle, eşit şartlarda, geciktirmeden, bir şart koşmadan, zamanında vermek” anlaşılmalıdır. Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü, kalıcılığı ve yaptırım gücü olması; onun ancak devleti yönetenlerin de üzerinde konumlanmasıyla sağlanabilir.\u003cbr\u003e\nAdalet ve merhametin olmadığı bir atmosferde atılan her adımın, uzatılan her elin, alınan her mesafenin, büyümenin, gelişmenin, dayanışmanın, yardımlaşmanın nasıl bir anlamı olabilir ki?\u003cbr\u003e\nFuzulî`ye sormuşlar;\u003cbr\u003e\nsevmek mi daha önemli, sevilmek mi?\u003cbr\u003e\nSamimi değil ise, ikisi de fuzuli demiş...\u003cbr\u003e\nTimeo Hominem Unius Libri; \"Tek kitaplı insandan sakınırım\" anlamında bir Latince cümleden şunu anlıyoruz: Düşünce, inanç ve öğretilerimiz; çoğulcu ve alternatifli yaklaşımlara da alan açabilmelidir. İnanç ve ön kabuller; düşünceleri esir almamalıdır. Kitap deyince; yalnızca yazılı bir metne indirgenmemeli. Görüp de okuyabilene; insan da bir kitap evren de. Skolastik felsefenin düşünürü ve ilahiyatçı Thomas Aquinas bu sözü 13. yüzyılda söylemiştir. Tek kitabı olan insan tehlikelidir. Az bilmek tehlikelidir. Bilgeliğin suyunu ya derinden çekeceksin ya da hiç tadına bakmayacaksın. Sığ sular beyni zehirler fakat derin sular onu yine temizler.\u003cbr\u003e\nAdalet, kutup yıldızı gibidir. Ona bakarak, yönümüzü tayin edeceğiz. Kendimize çekidüzen vereceğiz.\u003cbr\u003e\nYetki, özgürlük, sorumluluk ve etki alanlarımızın sınırlarını belirleyeceğiz. Devlet; adalet anlayışıyla, gücünü\/yetkisini\/icraatlarını sınırlayacak, millet de hak ve özgürlüklerinin kapsamını bilecektir. İhtilaf oluştuğunda; en üstte konumlanan adalet, her türlü hak kaybının telafisini sağlayacaktır. Güce\/güçlüye karşı haklıyı korumak; ancak adalet terazisiyle sağlanabilir.\u003cbr\u003e\nAnlam, mutluluk, umut, özgürlük, eşitlik, hak, adalet arayışında olan insan; en azından maddi güç\/imkân\/tavır\/fırsat düzleminde, sınıf istismarını etkisiz hale getirmek için, asırlardır mücadele edip durmuştur. Aklı ve gayretiyle çözemediği sorunları da bazen; mitolojik, kutsal ve kurgusal kahramanlar beklentisiyle onlara havale edip, sorumluluktan kurtulmanın hazzını yaşamıştır.\u003cbr\u003e\nOysaki; geçmiş tüm yaşanmış deneyim ve ibretleriyle geride kalmış, gelecek ise bizim irademizle şekillenmeyi beklemektedir. Anlık yaşam tepkimiz ve planlarımız; kısmen talebimizi karşılasa da geleceğin daha sürdürülebilir olması, bir şans\/tesadüf veya bir masal kahramanının iradesiyle olamaz.\u003cbr\u003e\nBilimin, eşyanın, evrenin, varoluşun, pozitif gerçekliğin ilkelerine aykırı olur bu durum.\u003cbr\u003e\nToplumu bir arada tutan, hukuk bilincinin oluşması, bir hukuk dili argümanı geliştirebilmek için; ortada sözlü beyan ve belgeye dayalı deliller ve açıklamalar olması gerekir. Bu bilgiler de bilgi felsefesi (epistomoloji)’nin; somut, doğru, gerçek, mantıklı, tutarlı, yerinde, ölçülebilir, denetlenebilir, gözlemlenebilir, akla uygunluk süzgecinden geçmeli ki devamında hukukun temel ilkeleriyle tartılabilsin. \u003cbr\u003e\nBir toplumda, adalet ve hukuk bilinci; etkin, yaygın, meşruiyet\/hakkaniyet\/bilimsel ve evrensellik ilkelerine göre yaygınlaşmamışsa, bireyi hayata bağlayan diğer unsurlar ya kör, ya topal kalacak veya varlığı tehlikeye girecektir.\u003cbr\u003e\nBu kitabımda tamamen; adalet, hukuk mantığı, demokrasi, merhamet, özgünlük, özgürlük, mutluluk, dayanışma beklenti ve öğretilerini merkeze aldım. Diğer kitaplarımdan, bu alanlarda yazmış olduğum yazılardan alıntılar yaptım. Kolay ve toplu ulaşılabilen, anlaşılır, hedefe yoğunlaşmış yazılar bulacaksınız.\u003cbr\u003e\nYasa hazırlayanların, hukuk eğitimi veren ve alanların, yargılamanın bir öznesi olanların da; bu çalışmamızdan yararlanabileceği içerik ve niteliktedir.\u003cbr\u003e\nİşte bunlardan dolayıdır ki; \"İnsana ve Doğaya Saygı İçin; AYAĞA KALK ADALET!..\" diyoruz ve sözü kitaba bırakıyoruz. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47917910589699,"sku":"148012","price":12.96,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002031427001-1.jpg?v=1775576980"},{"product_id":"ayaga-kalk-insanlik-ahlak-adalet-ve-siyaset-yazilari-155346","title":"Ayağa Kalk İnsanlık! Ahlak Adalet ve Siyaset Yazıları","description":"\u003cp\u003eMademki yeryüzünde insan olarak bulunuyoruz; dağ, taş, toprak, hayvan, bitki ve diğer canlı\/cansız varlıklardan bir farkımız\/farklılığımız olması gerekmez mi?\u003cbr\u003e\nİnanç, düşünce, beklenti, özlem, tutku, hasret gibi farklılıklarımızı zorlamadan; “insan olma” ortak paydasında buluşamıyorsak, her varlık için, bu gezegen cehennem ve zindana dönüşecektir.\u003cbr\u003e\nDiğer eserlerimde anlattıklarımdan farklı olarak; ahlak, adalet ve maneviyat öğretilerini merkeze alıp, siyaset anlayışıyla buluşturmaya odaklandım.\u003cbr\u003e\nEtik değerler; kurumsal, ilkesel, mesleki ve tüm görev alanlarındaki, doğruluk, dürüstlük, adalet ve hakkaniyet yazılı kurallarını içerir. Ahlâk ise bireyde şekillenip, topluma yansıyan, olumlu\/tutarlı davranışlar bütünüdür. Toplum ve topluluklara göre değişebilir. Yazılı ve yazılı olmayan gelenek\/göreneklerle şekillenir. Biri diğerinin yerine geçemez. Alternatifi de değildir. Birbirlerini tamamlarlar.\u003cbr\u003e\nAhlaklı, adil, dürüst insan; prensipli, düzenli, özenli, disiplinli, uyumlu, kurallar, ilkeler ve yasaların gereğini yerine getiren bir kişilik karakterine sahiptir. Bir konut sitesinde kirada yaşıyorsa; Türk Borçlar kanununa göre, mülk sahibine karşı yükümlülükleri, sorumlulukları vardır. Kat mülkiyeti kanunu ve site yönetim planına göre; diğer komşularına ve yönetime karşı sorumlulukları vardır. Türk medeni kanununa göre ise aile bireylerine karşı görev ve sorumlulukları vardır. Eğer kusur, özensizlik ve kabahati aşan bir suç vasfı varsa ortada; mağdur ve sanık, ceza hukukuyla tanışmak zorunda kalır.\u003cbr\u003e\nYasaları bilmemek; bir kusur\/ihmal\/suç karşısında mazeret kabul edilmemektedir. Bundan dolayıdır ki; sistemli, özenli ve verimli bir yaşam modeli için öncelikle hak, ödev ve sorumluluklarımızın ne olduğunu bilip, mümkünse beklenenden daha fazlasını sunmak gereklidir.\u003cbr\u003e\nAhlâklı, doğru, dürüst insan deyince; genel kanaat ve beklenti: “sessiz, sedasız, mülayim, sâkin, uyumlu, tepkisiz, hareketsiz, ısrarsız bir karakter canlanır hafızalarda. Oysaki tam tersi olmamakla birlikte, oluşan kanaat noksandır. Ahlaklı insan; adalet, hakkaniyet ve tüm donanımsal sistematiğini devreye alarak, istismara açık tüm alanlarla mücadele eder. Ne aldatır ne de aldanan olmak ister. İki yönlü mücadele insanıdır o.\u003cbr\u003e\nHer çokluk; azdan ürer, oluşur. Hiçbir başlangıcı küçümsemeyelim. Umudu da çabayı da hayali de düşü de... Aşı, tohum ve maya; büyüttüklerimizin atası değil midir? Öyleyse durma şimdi: “Ayağa Kalk İnsanlık!” diyoruz. (Tanıtım Bültenindeninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47919279833347,"sku":"155346","price":12.72,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002054823001-1.jpg?v=1775614243"},{"product_id":"yeni-bir-anayasayla-sahlanip-ayaga-kalk-anadolu-insana-yarasir-yasanilabilir-ve-ongorulebilir-bir-toplum-modeli-161905","title":"Yeni Bir Anayasayla Şahlanıp; Ayağa Kalk Anadolu! İnsana Yaraşır Yaşanılabilir ve Öngörülebilir Bir Toplum Modeli","description":"\u003cp\u003e2019 yılında yayınlanan, “Hukuk Aşkı” adlı kitabımda, bir anayasa öneri metnim de vardı. Diğer kitap çalışmalarımda ise buna ilave ve düzeltmeler yaptım, geliştirdim.Okumakta olduğunuz 24. kitabımda ise daha detaylı, kabul edilebilir, sürdürülebilir bir anayasa önerisi hazırladım. Birlikte yaşamın ortak mutabakatını, anayasayla sağlamış olsak da elbette yeterli değildir. Diğer yasalarla, tabana yayılmış adalet ruhu ve hukuk bilinciyle desteklenmelidir.Farklı alanlara özel yazılmış kitaplarımla ise bu ilave desteği sağlamaya çalıştım.Anayasa önerisi hazırlama sürecinde; yoğun araştırma, inceleme, okuma ve gözlemler yaparak; hakkaniyet, meşruiyet ve evrensellik kapsamını genişletmeye özen gösterdim. Farklı ülkelerin anayasalarını inceledim. Doktora ve bitirme tezleri okudum. Diğer anayasa önerilerini de inceledim.AİHM, AYM ve Yargıtay kararlarını okuyarak; ortak ve ortalama toplumsal sorun ve çekişmeleri tespit etmeye çalıştım.Anayasalar, bir toplumun güvenliğini, garantörlüğünü, huzurunu, devamlılığı, barışı, düzeni sağlayan en temel metinlerdir. Elbette ki ihtiyaç olduğunda değiştirilebilmelidir. Öncelikle anayasa; tüm toplumun içselleştirdiği, yanında taşıdığı, bazı kısımlarını ezberlediği, pano yapıp duvara asabildiği nitelikle ve içerikte olmalıdır. İçerikte yalnızca anayasa önerimiz yoktur. Denemeler, özdeyişler, alıntı söz ve yazılarla; amaç ve ideallerimi, genişletmeye ve gerekçelendirmeye çalıştım. En son bölümde ise, sürekli güncellediğim önerilen kaynak eserler listesini bulacaksınız.“Yüzlerce anayasa önerisi var, bizimki ne işe yarayacak?” diye düşünmek, irade ve kararlılığımızı baştan devre dışı bırakmak olur. Eser yayınlanıp dağıtıma çıktığında, yazarı ve okurları tarafından gerekli makam ve kurumlara iletilecektir. Demokratik, laik, sosyal hukuk devletinin kalıcı temelleri; ancak toplumsal ve ortak bilinç hareketiyle atılabilir. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47920205791491,"sku":"161905","price":13.68,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002080166001-1.jpg?v=1775643823"},{"product_id":"adalet-sevdam-benim-168600","title":"Adalet Sevdam Benim","description":"\u003cp\u003eAdaletin ikliminde yaşamak ve onun bilinç atmosferinde huzur bulmak için, elbette ki hukukçu olmak gerekmiyor. Diğer bilim ve sanatlarla bütünleşik olarak, hukuki okumalar yaparak da bu yolda mesafe alabilirsiniz. Yüzlerce kitabı okumaya vaktiniz olmayabilir. Roman tarzı bir anlatımla; hukukun genel ilkeleri, insan hak ve hürriyetleri, birlikte yaşama öğretisi, demokratik tavır, ceza ve yargılama hukuku alanlarında temel ve öz bilgileri, normları, ilkeleri anlatmaya çalıştım. Her gerçeği romana sığdırmak elbette mümkün değildir. Fakat sizlere ancak patika yoldan, otoyola ulaşmanıza rehberlik edebilirim. Kitabın sonunda önerdiğim kitapları da dikkate almanız tavsiye edilir.\u003cbr\u003e\nHukuk felsefesinin\/ mantığının, adalet psikolojisinin, sosyolojinin; toplum düzeni, birliği, dirliği ve sürdürülebilirliğinde ne kadar önemli bir yer tuttuğunun gereğine inanmış olacaksınız.\u003cbr\u003e\nAdaleti koruyup kollamadığımızda, onun da bizi koruması mümkün değildir. Yasal ve anayasal sorumluluk, hak ve ödevlerimizi bildiğimizde, yaşam daha anlamlı, kalıcı, daha çekilebilir, daha güven verici, daha sevimli ve huzurlu olacaktır. Kitap, ayrıca ihtiyacınız olduğunda; adli savunma yeteneğinize, ilave sosyal donanımlar katacaktır.\u003cbr\u003e\nAdalet sevdamız, insanlık aşkımız, üretim mücadelemiz, paylaşım ve dayanışma; ilkeye dönüştüğünde, artık kavgaya zaman ve yer kalmayacaktır.\u003cbr\u003e\nNiyet, öğreti, öngörümüz ve beklentimiz budur. Ne kadarını başarabilirsek, medeniyetimizin temelini onun üzerine kurmak zorundayız. Niyetlerin gerçekliğe dönmesi veya ütopya olarak kalması bizim elimizde.\u003cbr\u003e\nAğacın, bitkinin nesli, geleceği ve özü; tohumlarıdır. İnsanınkiyse genlerine kodlanmıştır.\u003cbr\u003e\nBir ifade sanatının özü ve maksadı ise, cümleler arasına serpiştirilmiştir. Haklı, yasal, mantıklı, etik, dürüst, bilimsel bir gerekçesi olan her yorum ve eleştiriye açığım. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47920690594051,"sku":"168600","price":13.68,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002096158001-1.jpg?v=1775655884"},{"product_id":"en-guzele-yuremek-mihenk-tasi-dusunceler-174114","title":"En Güzele Yüremek - Mihenk Taşı Düşünceler","description":"\u003cp\u003eÇoğunlukla öngördüğümüz, beklediğimiz, hayal ettiğimiz, kurguladığımız gibi sürmez yaşam.\u003cbr\u003e\nNormal şartlar altında (NŞA) kuramayız denklemimizi, fizik-kimya formülü gibi.\u003cbr\u003e\nHer an neşe, üzüntü, sevinç, başarı, ve diğer sıra dışı olumsuzluklara hazır ve hazırlıklı olmalıyız.\u003cbr\u003e\n“Yaşam Merdiveni”nde yol alırken, “Yaşam Donanımları”mızla kervanımızı dizebiliyorsak;\u003cbr\u003e\n“En güzele yürümek” aşk ve arzusuyla, farklı sevdalarla, yaşamımızı her yönüyle daha anlamlı bir düzeye çıkarabiliriz.\u003cbr\u003e\nThomas Huxley’in; “Büyük trajedi; güzelim bir hipotezin, çirkin bir gerçek tarafından öldürülmesidir” sözü, idealist insanların çabasının ne kadar önemli ve gerekli olduğunu haykırmaktadır.\u003cbr\u003e\nElimizdeki harita gerçek olabilir fakat, bizi gerçekten en güzele, en doğruya, en kalıcı olana doğru yürütecek midir? Güzergâh doğru olsa da gittiğimiz yerde umduğumuzu bulabilecek miyiz?\u003cbr\u003e\nİşte bu çetrefilli soru ve sorgularla sürdürmekteyiz yaşamı.\u003cbr\u003e\nHer şeyin benlik besini ve haz nesnesine\/objesine\/ögesine dönüştüğü bir zaman diliminde; gerçek ve hakikat arayışları beyhude bir uğraşı olarak algılanmaktadır. Oysaki; “idealler yıldızlara benzer, onlara hiçbir zaman ulaşamayız fakat denizciler gibi onlara göre yönümüzü tayin ederiz” Seffurz’un\u003cbr\u003e\nBu sözü bir tutarlılık abidesi gibi umudumuzu artırmaktadır.\u003cbr\u003e\nSorgusuz tarafgir olma, yamanma, özdeşleşme, şartsız kabullenme ile karşı karşıya kalmamalı bireyler.\u003cbr\u003e\nTüm hürriyetlerini coşkuyla, tüm birliktelik\/dayanışma\/yardımlaşma\/paylaşma duygularını da özveri ve aşkla yaşayanların oluşturduğu üst kimliktir büyük bir millet olmak.\u003cbr\u003e\n“Gemiyi yüzdüren de, batıran da sudur” Çin atasözü ise bize uyanık\/tedbirli\/planlı olmayı öğütlüyor. Umarım, anlatımlarım okurlara kış güneşi ve yaz serinliği formatında olumlu katkı sağlar.\u003cbr\u003e\nAncak güzel düşünce ve eylemlerimizle, evrensel bütünlüğe katkımız olabilir.\u003cbr\u003e\nGoethe’nin “Karşı gelip tartışanlar, bir ara şunu düşünmeli: Her dil, her anlatım herkes için `anlaşılır` değildir” sözü de bize fikir ve tercihlerin farklılığını kabullenmeyi öğütlemektedir.\u003cbr\u003e\nSadi-i Şirazi`nin, \"ayıp\/hata arayan göz, hüner göremez\" sözü; okuma, anlama ve algılama niyetimize de bir ölçü olmalı değil mi?\u003cbr\u003e\nBir bilgeye dünyada en çok kimi sevdiği sorulunca, terzisini sevdiğini söyler.\u003cbr\u003e\nŞaşkınlıkla karşılayanlara ise şu cevabı verir:\u003cbr\u003e\n\"Çünkü her buluştuğumuzda benim ölçümü yeniden alır, eskisini çöpe atar. Fakat diğerleri ne yapıyor? Bir kez hakkımda hüküm - kanaat geliştirirler, ölene kadar hep aynı şablonla ölçerler.\u003cbr\u003e\nNe kadar güzel bir tespit değil mi?\u003cbr\u003e\nIrmaktan akan su bile sürekli değişirken, aynı yağmurda bir daha ıslanamazken, insanoğluna robotik bir makine gibi değişimi, gelişimi, farklılaşmayı çok görmek, mantık ve ahlak dışı bir tutum değil midir?\u003cbr\u003e\nDoktor bile bir gün önceki tahlil raporlarını kabul etmeyip tekrar tahlil istiyor.\u003cbr\u003e\nBu nedenle değişime açık olmalı ve bunu da herkesin hakkı olduğunu kabullenmeliyiz.\u003cbr\u003e\nFarklı bölümlerden oluşan bu kitabımda, istediğiniz yerden okumaya başlayabilirsiniz.\u003cbr\u003e\nKitap inceleme yazılarım; aynı zamanda bir düşünce anlatımlarıdır. Buradaki vurgular, kitabın diğer bölümlerinde yoktur.\u003cbr\u003e\nBu tohumların gönül bahçenizi daha verimli ve sevimli bir gülistana çevirmesini dilerim.\u003cbr\u003e\nBazı sözler\/anlatımlar; ham ve hammadde olarak sunulur. Dinleyen\/okuyan gönlünde ve gönlünce pişirsin diye. Mumu kandile dönüştürmek gibi bir şey.\u003cbr\u003e\nToplumsal fayda idealiyle üreten, sosyal bilinci yüksek, evrensel ortak değerlere inanan, nitelikli bireylerin çoğalması dileğiyle; hoşça kalın, dostça kalın, sevgiyle ve kitapla kalın.\u003cbr\u003e\nHazırsanız yürüyüşümüz başlıyor, iyi yolculuklar. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47922752553219,"sku":"174114","price":15.12,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002107288001-1.jpg?v=1775684301"},{"product_id":"calisma-atolyemiz-183190","title":"Çalışma Atölyemiz","description":"\u003cp\u003eBu çalışma, benim 25’inci kitabımdır. Daha önceki süreçte yayınlamış olduğum 24 eserde, birbirinden farklı fakat bütünlük arz eden konulara odaklandım. Bu konu ve alanlar ise; bilim, kültür, sanat, anı, deneme, roman, öykü, edebiyat, müzik, şiir, felsefe, mantık, sosyoloji, psikoloji, tarımsal ve endüstriyel üretim, genel hukuk, demokrasi ve adalet özlemi, yönetim bilimleri ve benzerleridir.Her ne kadar anlatımlarımda kalite, planlama, AR-GE, üretim konularına değinsem de, yeni çalışmamda bu alanları özel olarak masaya yatırdım. “Zamanlama, planlama, iletişim, verimlilik, kalite ve iş ahlakı” her işin, görevin, sürecin olmazsa olmazıdır. Ve bu ögeler tüm eserlerimizin temelini oluşturmaktadır.Eğitim faaliyetleri; bir toplumda önemli, yönlendirici ve öncü etken olsa da laboratuvar, kütüphane, atölye, ofis, fabrika ve tarlada geçirilen toplam zaman (iş gücü) o toplumun kalkınma düzeyinin göstergesi olacaktır.Günümüzde mevcut yaygın inançlar, öğretiler, öneriler, düşünceler, ideolojiler, aidiyetler, birliktelikler, girişimler ve tüm alt kimlikler; kendi üye, bağlı ve bağımlılarına dahi huzur, güven, umut, sevgi ve refah düzeyini, arzu edilen nitelikte sağlamadığı gibi, kapsama ve etki alanlarının dışında gördükleri kitlelere de umut veremeyip, tedirginlik yaratmaktadırlar.Peki öyleyse, bu kısır döngüden, çıkmaz sokaktan, zehirli atmosferden nasıl kurtulacağız?... İnsanlar için en doğal ve gerekli olan örgütlenme, dayanışma, birlikte hareket, eylem, yönetim ve özgürlük hakkını nasıl, hangi yöntemle sunacağız?... Herkes kendi köyünün muhtarı, kendi sarayının kralı mı olacak? İnsanları yalnızlığa mı yönlendireceğiz?Bir insanın yetişme ve yaşam tarzı, beklentisi, inancı, düşüncesi, algısı, ilke ve değerler zinciri ne olursa olsun; eğer toplumda birlikte yaşam modeli sürdürülecekse, öncelikle özgürlük, güvenlik, adalet, üretim, şeffaflık, kanunilik, meşruiyet, paylaşım ve dayanışma alanlarında görüş birliği içinde olunması gerekiyor. Diğer detay, çeşitlilik ve farklılıklar ise bireylerin özel tercih ve yaşam alanlarıdır.Marlo Morgan’ın, Aborjinler’in yaşamını anlatan “Bir çift Yürek”, Henry David Thoreau' nun \"Doğal Yaşam ve Başkaldırı\" ve Şevket Süreyya Aydemir'in \"Toprak Uyanırsa\" adlı kitaplarında aktarılan yaşam tarzı gibi birebir aynı olamayız fakat adı geçen kitaplar dayanışma ruhu, üretim ve özgüven açısından ilham alınması gereken öğretiler içermektedir. refikler.com web sitesindeki üretim odaklı yaşam tarzı da umut, sevgi, heyecan, mutluluk düzeyinizi artıracaktır.“MutluKöy” adlı romanımda ise daha farklı bir yaşam örneği kurguladım.Özgürlük, adalet, güvenlik, sürdürülebilirlik ve fırsat eşitliği sağlandığında; her birey bilgi, birikim, edinim, kazanım ve donanımlarını, -sonuçlarını kabullenmek şartıyla- dilediği gibi tasarruf etmekte serbesttir.İnsan öncelikle düşünen, araştıran, öğrenen, sonra geliştiren ve üreten konumda olmalıdır. Öğrenmeyen ve üretmeyenin de hiçbir yönetim mekanizmasında yer almaması gerekir. En adil, doğal, kalıcı, dengeli ve sürdürülebilir ilkesel duruş budur. Liyakat, ehliyet, üretkenlik açısından yetersiz, ahlak ve adaletten beslenememiş şahsiyetler; karar alıcı ve uygulayıcı konumda olmamaları gerektiğini düşünüyorum.Üretime dönüşmeyen, üretimi teşvik etmeyen; tüm öğreti, düşünce, inanç, ilke ve aidiyetlerden uzak durulmalıdır.Üretim, adalet, özgürlük, eşitlik, ahlak, sevgi ve aşkı bünyesinde barındıramayan, gündemi yalnızca herhangi bir “baş” olmaya odaklı duygu, düşünce ve inançların; yaşamımıza katabilecek neyi olabilir ki?...Eserimden, inşaat mühendisleri ve mimarlar, plan ve proje üzerinde çalışanlar da mekân tasarımı konusunda faydalanabilirler. Gözden kaçan bir ayrıntının, telafisi sonradan çok maliyetli olmaktadır.Bu çalışmamı, “Mutluköy” adlı doğal fütürist kurgu romanımın devamı ve diğer eserlerimin tamamlayıcısı olarak düşünebilirsiniz.Gıda üretim tariflerinin de ilginizi çekeceğini umuyorum.Koca evrende ve sıkıştırıldığımız dünya gezegeninde; menfaat çatışması, güç savaşı, doyumsuzluk ve kıskançlıkla kuyruklarımız birbirine değebiliyorsa; toplumlar ve bireyler arasında noksan kalan, yanlış olan bir şeyler var demektir. Her alanda üretim yapanların, hak ettikleri refah düzeyi, en üst seviyededir.Üreten toplumlar güçlüdür, refah düzeyi yüksektir. Üretenin; savunma, koruyucu ve caydırıcı gücü vardır. Ve paylaşımı da adil yapabilmişse sosyal adaletle toplumsal dayanışmayı başarmış demektir.Buradan hareketle; niçin, neyi, nasıl, ne kadar, nerede ve kiminle üretmemiz gerektiği sorularına cevap bulmaya çalıştık. Üretim verimliliği kadar, tüketim kültürü de önemlidir. Tasarruf, geri dönüşüm, bakım, tamirat, kalite, inovasyon, geliştirme ve süreç iyileştirme de ilgi alanlarımız dahilindedir.İyi bir planlama yaptığımızda; atıklarımızın çok az bir kısmının çöp varili ve çöp kamyonuna atılacak nitelikte olduğunu keşfedeceğiz. Bulunduğumuz ortam ister bir konut, isterse bir işyeri olsun; üretim ve tüketim çeşitliliğine göre çok farklı atıklar oluşturmaktayız.Atı\u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47923451592963,"sku":"183190","price":16.56,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002127823001-1.jpg?v=1775700581"},{"product_id":"hukuk-aski-yeni-bir-anayasa-ozlemi-185342","title":"Hukuk Aşkı - Yeni Bir Anayasa Özlemi","description":"\u003cp\u003eSayın Ali Rıza Malkoç, hukukçu değil. Öğrenimini merak ederseniz yazarımız, elektrik teknisyeni ve iktisatçı.Oysa o, aslında bir hukuk, özellikle adalet sevdalısı. Her sevda, kişide bir ozanı gizler. Sayın Malkoç aynı zamanda şiirleri üzerine tezler yazılan bir ozan.Başat özelliği ise kültür bilimine ilişkin yayınları, bu arada hukuk yayınlarını dikkatle izlemek.Okuyucunun kulağına fısıldamak isterim. Benim kaç kitabım, onlardaki yazım yanlışlarının neler olduğunu benden daha iyi biliyor, Sayın Malkoç.Adalet sevdalısı bu güzel insanın bir başka özelliği de kitapları tozlu kitaplığında tutmayıp onların yorulmak bilmez bir okuru olması.Elinizdeki kitap, bu özelliğinin ete kemiğe bürünmüş bir tanığı.Kitapta ilkin roman tadında bir yargılamayı okuyacaksınız.Daha sonra da hukuk kitaplarının özet ve eleştirilerini.Okumadan önce size bir gözlük takmak istemem.Kitabı özgür, önyargısız, boş kâğıt örneği bir beyinle okuyun, sonra kitabın yüreğine inin, en sonunda da beyninizde kıvrılan soruların yanıtlarını kendiniz verin.Bunu yaptığınız anda, her düşünce kitabını bitirdiğinizde yaşadığınız duyguyu yeniden yaşayacak, çoğalmış olduğunuzun ayırdına varacaksınız.Ben de o anda bana düşen görevi, yani bu sunuşu yazmanın gerekçesini eylemli olarak yerine getirmiş olacağım: Kitaplığınıza kazandırıp okuduğunuz bu kitap dolayısıyla hem yazarını hem de sizi kutlamak.İyi okuma dileklerimle. Prof. Dr. Sami SELÇUK3 Mart 2019Ümitköy - Çankaya\/ANKARA (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47923673268483,"sku":"185342","price":24.96,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002132158001-1.jpg?v=1775704422"},{"product_id":"hepimiz-bu-dunyaya-insan-olmaya-geldik-200649","title":"Hepimiz Bu Dünyaya İnsan Olmaya Geldik","description":"\u003cp\u003eNiyet, plan, hedef ve eylemlerinizi belirleyici etken olarak, başta doğruluk, dürüstlük ve güvenle barıştırmadıkça; eğitiminiz, mesleğiniz, inancınız, düşünceniz, makamınız ne olursa olsun, sahip olduğunuz ve dillendirdiğiniz tüm sosyal ve kültürel değerler de boşa düşecektir, topal kalacaktır, aldatıcı bir nitelik kazanacak ve kısırlaşacaktır.  Daha farklı pratik bir anlatımla; zincir kopunca, parçalara ayrılan halkalar da hiçbir işe yaramayacaktır.\u003cbr\u003e\nDeğerler zincirinin her halkası, doğru bir yöntem ve niyetle dövülmüş, dürüst bir eylemle sağlamlaştırılmış olmalı. Ancak, bir halkayı ihmal etmek tüm zinciri kullanışsız kılar.\u003cbr\u003e\nDoğruluk, bir nehir gibi akar ve önüne çıkan her engeli aşar. Fakat bu nehrin akışı durduğunda, su birikir, kirlenir ve çevresine zarar vermeye başlar.\u003cbr\u003e\nZincirin her halkası, bir öncekine bağlıdır. Bir halkadaki zayıflık, tüm zincirin işlevselliğini etkiler. Bu bağlamda, değerler zincirinin her halkasının sağlam olması gerekir. Her bir halkada doğru niyet ve eylem ile oluşturulmuş değerler, zinciri güçlendirir.\u003cbr\u003e\nDeğerler zinciri, bu halkaların birbirine sıkıca bağlı olduğu bir bütündür. Bir halkadaki zayıflık, diğer halkaları da etkiler ve tüm zincirin kırılganlaşmasına neden olur. Örneğin, güven eksikliği, ilişkilerde saygısızlığa, sevgisizliğe ve adaletsizliğe yol açabilir. Bu nedenle, zincirin tüm halkalarını güçlü tutmak ve birbirleriyle uyum içinde çalışmasını sağlamak önemlidir.\u003cbr\u003e\n“Hepimiz bu dünyaya, insan olmaya geldik” adını verdiğimiz bu kitabın amacı; kimlik, mutluluk, anlam ve adalet arayışı ne olursa olsun, tüm insanları kalıcı, sürdürülebilir, kabul edilebilir ortak bir zeminde buluşturmaktır. Aynı zamanda bu evrene, hak ettiğimiz nitelikte insan bulmaya geldik.\u003cbr\u003e\nDoğum, yaşam ve ölüm sürecini tersine döndürme ya da hızlandırma imkânımız yoktur.  Zamanın ruhuna, gönlümüzün ufkuna uygun bir yöntem ile bu süreci yönetmek durumundayız.\u003cbr\u003e\nGünümüz toplumunda, bu temel değerlerin giderek erozyona uğradığını gözlemlemek mümkünd\u0026amp;uuml\u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47926174613763,"sku":"200649","price":18.96,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002162256001-1.jpg?v=1775745016"},{"product_id":"huzunlu-neseli-ve-bilgi-yuklu-kurgusal-mektuplar-208465","title":"Hüzünlü Neşeli ve Bilgi Yüklü Kurgusal Mektuplar","description":"\u003cp\u003eBu benim on sekizinci kitabım. Okuma ve yazma alanında; arayış ve yürüyüşümüz devam ediyor. İçerik ve verimlilik olarak olgunluğa\/erginliğe erişti mi bilemem fakat sayısal olarak bir devri geride bıraktık. Makale, deneme, öykü, özdeyiş, şiir, roman, inceleme türlerindeki anlatımlarımı kitaplaştırmıştım. Mektuplar tarzında bir ifade sanatı ve duygusal mesaj aktarımı düşünmeseydim; fikir  ve anlatım dünyamda bir noksanlık hissederdim sanırım. Şiir türündeki mektuplarıma, deneme formundaki yazılarımı da ekleyerek, çalışmamızı tamamlamış olduk. Hitap ve ifadelerimiz; belirgin, gerçek kişi ve kurumlara dair olmayıp, genel bir anlatım tercihidir. “Mektup yazdım Hasan’a, ha Hasan’a ha sana” tarzında bir kurgu, üslup ve betimlemeler içerir. “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” bağlamında bir algıya kapılmak da serbesttir. Bir tür insani ve vicdani manifesto olarak da hissedilebilir. Günümüzde ve geçmişte, duyduklarım, yaşadıklarım ve okuduklarımdan gözlemlediğim toplumsal iletişim sorunlarını, yargı ve algı yanılmalarını da dikkate alarak; önleyici, ıslah edici, tamir edici sözel tepkilerle sunmaya çalıştım. Kendinizden, çevrenizden, beklentilerinizden bir şeyler bulacağınız düşüncesiyle, sözü kitaba bırakıyorum.\u003cbr\u003e\nBilimle kalın, verimli olun, esen kalın, şen kalınız. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47927318479107,"sku":"208465","price":18.0,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002175312001-1.jpg?v=1775758704"},{"product_id":"anayasal-demokratik-laik-sosyal-hukuk-devleti-bir-utopya-midir-224680","title":"Anayasal Demokratik Laik Sosyal Hukuk Devleti Bir Ütopya mıdır?","description":"\u003cp\u003eBu kitap, uzun yıllardır süregelen toplumsal ve bilimsel gözlemlerim, okumalarım ve 27. kitaba ulaşan yazarlık uğraşımın birikimleriyle oluştu. Diğer eserlerin devamı olup, tamamlayıcı nitelikte düşünülebilir. Amacı; anayasal, demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti gibi temel kavramların bir ütopya olup olmadığını samimiyet, cesaret ve kararlılıkla sorgulamaktır. Yazma gerekçem; içinde yaşadığımız dönemin hızla değişen koşullarında anayasal, demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti idealinin gerçekten bir ütopya mı, yoksa mümkünü olan bir hedef mi olduğunu yeniden düşünmeye duyduğum ihtiyaçtır. Bugünün dünyasında, bilgi kirliliğinin arttığı, hakikat algısının bulanıklaştığı, kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde, bu soruları sormak geçmişe kıyasla daha da zorunlu hâle gelmiştir.\u003cbr\u003e\nEşitlikçi, özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı, sosyal adaletçi, şeffaf ve denetlenebilir bir devlet yönetimi sistemine layık mıyız ve hak ettiğimiz ve özlediğimiz düzenin neresindeyiz?\u003cbr\u003e\nBir ideal, düşünce, fikir, sistem ve eylemin yalnızca ütopya olarak kalması ya da kabul edilebilir, uygulanabilir, sürdürülebilir düzeye gelmesi; bireysel niyet, plan, istek, coşku, girişim, azim ve kararlılığımıza bağlıdır. Toplumsal bir düzlemde buluştuğumuzda; hak ettiğimiz ve arzuladığımız sistemi kurmak için başka ne tür bir etken ve engel olabilir ki?...\u003cbr\u003e\nDevlet kutsallaştırılıp, halktan kopuk hale geldiğinde; vatandaşın güvenlik ve özgürlük dengesi de bozulacaktır. Bireysel istek ve irademizin; isabetli, yeterli ve yerinde olması; oluşan toplumsal iradeyi yönlendirecek ve bu süreç bizi, arzuladığımız devlet idealiyle buluşturacaktır.\u003cbr\u003e\n \"Arızalı kafalar\" metaforu ise, statükoyu kutsayan, sorgulamaktan kaçan, hatayı sistem değil birey üzerinde arayan zihniyet biçimini temsil eder. Bu kitap bir suçlama değil; aksine, bu zihniyetin nasıl dönüştürülebileceğine dair bir farkındalık, girişim ve değişim rehberidir.\u003cbr\u003e\nArzuladığımız bu idealler bize elbette uzay boşluğundan ya da hayal âleminden altın bir tepside sunulmayacaktır. \"Başkaları yapsın, biz de onaylayalım.\" mantığı; tüm gecikmelerin, savrulmaların ve teslimiyetlerin temel sebebidir. Oysa \"Sen yok isen, bir eksiğiz.\" sözü, toplumsal sorumluluğun özlü bir ifadesidir ve bu kitapta aradığımız dönüşümün kilit kavramıdır.\u003cbr\u003e\nKitabın bölümleri: -denemeler, özdeyişler, şiirler ve alıntılar tek bir düşünce disiplinine sıkışmayan, çok yönlü bir yolculuğu temsil eder. Farklı disiplinlerden, farklı anlatım biçimlerinden ve farklı duygusal tonlardan beslenmek zorundayız. Soyut kavramları günlük yaşamla buluşturmak, okurun zihninde yeni kapılar aralamak için bu çok katmanlı yapıyı bilinçli olarak tercih ettim. Bu metinler, yalnızca bilgi sunmayı değil; aynı zamanda bir farkındalık, bir soru sorma cesareti ve bir davranış biçimi değişikliğini tetiklemeyi amaçlar.\u003cbr\u003e\nÖnerilen kitap listesiyle birlikte düşünüldüğünde, bu eser; toplumsal iletişim, değişim, etkileşim ve gelişim için bir başlangıç, bir çağrı, bir işaret ve bir davet niteliğindedir. Değişim ve devrim; hiçbir zaman tek kişinin omuzlarında yükselmez; ancak o ilk soruyu sormak ve ilk adımı atmak da bireyin görevidir. Yarım kalsa bile başlamak bir kazançtır, onu başkaları tamamlar; çünkü başka bir alternatifimiz kalmadığını kim iddia edebilir?\u003cbr\u003e\nDileğim, bu kitabın sizde yeni sorular, yeni bakış açıları ve daha güçlü bir toplumsal bilinç uyandırmasıdır. Yolculuğumuz burada başlıyor. Yol haritamızda bir kusur ve eksiklik varsa, onu da sizler tamamlayacaksınız.\u003cbr\u003e\nDenemeler, özdeyişler, şiirler, alıntı yazı ve sözler vb. farklı alanlardaki metinler aracılığıyla; soyut ve derin kavramları; bireysel algı ve deneyim düzlemine çekmeyi amaçladık. Bu yolculukta sadece bilgi edinmekle kalmayıp, eylem ve düşünce biçim değişikliği için bir katalizör bulacaksınız. Yarım kalsa bile, başlamak bir kazançtır.\u003cbr\u003e\nKitabın daha iyi, gerekçeli anlaşılabilmesi için; 6. Bölümdeki \"Kurgusal Röportaj\" bölümünü önce okumalarını öneririm. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47929459867907,"sku":"224680","price":20.4,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002203446001-1.jpg?v=1775807924"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/ali-riza-malkoc.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}