{"title":"Ali Murat İrat","description":null,"products":[{"product_id":"ask-butun-yalnizliklarin-anasidir-34975","title":"Aşk Bütün Yalnızlıkların Anasıdır","description":"\u003cp\u003eAli Murat İrat, Birgün'ün çok \"paylaşılan\" köşe yazarlarından…\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nAşk Bütün Yalnızlıkların Anasıdır kitabıyla devrime, aşka ve ölüme sesleniyor, birçoğumuzun iç hesaplaşmalarını felsefi aforizmalarla paylaşıyor. \"Sussam mı, konuşsam mı; haykırsam mı, vakur mu kalsam\" diye yutkunduğumuz yerde, sözünü duvara  saklıyor, hesaplaşmasını duvarla başlatıp bugün kâğıda döküyor.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\n\"Aşk, ölüm ve devrim\"in unutulmaya yüz tutmuş yakın akrabalığından bi' dal alarak sesleniyor bize Ali Murat.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nHiç hissettiniz mi; aşktan kaçışınız, yüzleşme bahanesiyle geceleri duvara yaslanışınız, boğazınızdaki o yumru, burnunuzdaki sızlama, sizi biraz da ölümle burun buruna getirmiyor mu?\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nAli Murat İrat, işte tam da burada, tutkudan beslenen ama önce rutine, sonra kaçışa dönüşüp ölüme sürüklenen aşk ile devrimin kader ortaklığını deşiyor.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nBirgün'deki köşesinden gözümüzün ısırdığı yazar, kullandığı cümlelerden çok, seçtiği sinsi kelimelerle dilden dile dolaşmaya devam eden bir sözlük müptelası…\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nŞimdi o kelimeleri, kâğıttan önce duvara yazdı İrat. Aşkın, ölümün ve devrim düşüncesinin yaşadığı tüm hayalkırıklıklarını, içten içe birbirine benzeyen kaderlerini, hatta ortak çıkış yollarını, ilk defa geceyarıları duvarlara konuştu, duvarla yüzleşti. Yüzleşmenin birden değil, yavaşça soyan çıplaklığına teslim oldu, duvarın soğuk yüzüne ağzına geldiği gibi haykırdı, yüzü kızarıncaya, duvarı ziftleyinceye kadar konuştu.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nŞu dünyada gündüz gözüyle ne kadar pislik yaşıyorsak, ne kadar iğrençliği tadıyorsak, Ali Murat bunlara saydırmak için akşamın çökmesine razı oldu, sabahki kaçışlarını geceye doldurdu.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nKölenizken efendiniz, askeriniz sanırken birden komutanınız olan, sinir nöbetlerinizde silahınıza sürekli doldur boşalt yaptırıp da içine bir türlü o son kurşunu koydurmayan bir sert duvara dert yandınız mı?\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eİnsana söylenemeyen ağır sözü, suratlara haykırılamayan öfkeyi önce duvara konuştu İrat. Okudukça duvara mı, size mi, yoksa her birimiz gibi kendine mi konuşuyor, kararsızlığınız artacak. Belki de ilk defa kararsızlık, sizi kendi duvarınıza çarpacak, ilk defa arafta olmak işinize yarayacak.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nBu kitapla \"karamsarlığın\" ilacını hiç beklemediğimiz yerden, \"kararsızlık\"tan alacağız.  \u003cbr\u003e\n  \u003cbr\u003e\nAşk Bütün Yalnızlıkların Anasıdır, ne aşk, ne duvar, ne de ölümden; kısacası yaşamın hiçbir zerresinden vazgeçmeden yazılmış bir felsefi dertleşme metni.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 128\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2015\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Nota Bene Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Nota Bene Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47905416020227,"sku":"34975","price":17.16,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000642197-1.jpg?v=1775237957"},{"product_id":"yitik-60815","title":"Yitik","description":"\u003cp\u003eArka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)   Mezarlığa yaklaştıkça sesler çoğalmaya başladı kulaklarında. Önce bitmek bilmeyen bir çığlık duydu uzun uzadıya. İlk mezardan duyuyordu bu sesi. Sonra bir ağlama sesi duydu. Ufak bir çocuktan geliyordu bu ses. Sonra bir çocuğun yalvarması ve bir yardım isteğini ayırt etti aralarından ihtiyar Sor’un kulakları. Babası “Ölüler her zaman konuşur, yeter ki onları duyabilecek kulakları bulsunlar.” derdi. “Ölüler her zaman her yerde konuşur. Kimi insan duyduğu seslerin onlardan geldiğini bilmez, anlamaz. Zanneder ki sesler dünyadan gelmektedir. Dinlemeyi bilirsen birçok ölünün sesi gelir kulağına.” Sor ölülerin seslerini ilk duyduğunda on iki yaşındaydı...Ali Murat İrat’ın “Yitik” romanını yeniden okurken, insanı deryanın zalimliğine bir kez daha tanık oldum. Ezidiler, Ezidiler deriz de kimdi bu hikmet sahibi insanlar, nasıl bir zulüm yaşamışlardı, hiç bilmezdim onu okuyuncaya kadar. İrat, ruhumuzun karanlık kapısını Bulgur Dağı’nın güneşine açmış!Elinizdeki bu romanla yeni bir medeniyeti fark edeceksiniz.  Bin yıllar boyu yukarı Mezopotamya ve Anadolu’da kapıları sabah güneşine açılmış Ezidileri göreceksiniz! Ali Murat İrat, Yitik ile beni Bulgur Dağı’nın ardına götürdü. Bir medeniyet nasıl bir dağa gömülür, gördüm, ağladım. Var olsun!Haydar Karataş  \u003c\/p\u003e","brand":"Yurt Kitap Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47909064245507,"sku":"60815","price":12.61,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001743610001-1.jpg?v=1775333477"},{"product_id":"askin-tarihi-dogumundan-olumune-eros-110243","title":"Aşkın Tarihi - Doğumundan Ölümüne Eros","description":"\u003cp\u003eDerler ki, başlangıçta insanların dört eli, dört ayağı ve tek bir baş üzerinde zıt yönlere bakan iki yüzü varmış. Bu iki yüz, insanlara eşi benzeri görülmemiş bir kibir veriyormuş. Olimpos'un kudretli tanrısı Zeus, insanların bu kibrini dindirmek için onları tam ortalarından ikiye ayırmış. İnsanın kibri dinmiş dinmesine; ama bu sefer de kendisinden koparılıp alınan diğer yarısını özlemeye, hayatı boyunca onu arayıp tekrar bir olmak için uğraşmaya başlamış. Bu hale aşk denilmiş.Zeus'un insanları ayırıp onları aşka düşürmesinin üzerinden yüzyıllar geçti; bu sırada sanatta, felsefede, dinde ve bilimde; yerde ve gökte, kısacası elinin uzandığı her yerde aşkı, köklerini ve mantığını aradı insan.Aşkın Tarihi, insanlığın işte bu bitmek bilmez arayışının öyküsü. Tarihöncesi zamanların büyülü mitolojisinden ortaçağ şövalyelerinin hikâyelerine, \"günahkârların azizlerden daha çekici göründüğü\" Romantik dönemden yirminci yüzyılın psikiyatrik bakış açısı ve kadın hareketinin temellerine; felsefi bir şölen, eksiksiz bir aşk anlatısı (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Kırmızı Kedi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912429912323,"sku":"110243","price":15.75,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001923566001-1.jpg?v=1775430988"},{"product_id":"bin-yilin-ask-mektuplari-111128","title":"Bin Yılın Aşk Mektupları","description":"\u003cp\u003eBir aşka dair en kalıcı şey nedir? Hele bir yangından artakalan küller gibi dağılan aşkların yaşandığı teknoloji çağında...\u003cbr\u003e\nBir aşkı bize olduğu gibi anlatan, onun nelere kadir olabileceğini bütün çıplaklığıyla gösteren şey nedir? Sözler mi, hediyeler mi, davranışlar mı, asla akıldan çıkmayan hatıralar mı?İşte bir aşkı, o aşkın tarafları tarih denilen sahneden çekilip gitmiş olsa da bize bütün çıplaklığıyla anlatan her ne ise onun peşine düşen Sıla Gençoğlu ve Ali Murat İrat, bu sorunun yanıtını mektuplarda buluyorlar.Binyılın Aşk Mektupları, aşkları görünür kılan ve tarihöncesin-den bugüne aktaran mektupların izini kutsal kitaplara kadar sürüyor. Bununla da kalmıyor, aşkların yalnızca duygu yükü yüksek yanlarını değil, farklılıklarını da ortaya koyuyor.Sümerli rahibe Enlil’den antik dünyanın bilge kadını Sappho’ya, bedeninin acılarıyla ruhunun acılarını bir kılan Frida’dan hasretlik günlerinde kaleminden dökülen umudu yeşerten Ahmet Kaya’ya kadar birçok isim mektuplardaki aşkın kalıcılığını bize bir kez daha ispatlıyor. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Doğan Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912478638339,"sku":"111128","price":9.98,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001925631001-1.jpg?v=1775432261"},{"product_id":"yalnizliga-ovgu-195224","title":"Yalnızlığa Övgü","description":"\u003cp\u003e“Zaman bizi ‘bir söğüdün dalını eğer gibi eğiyor’ ise, bu varoluşsal süreçte Ali Murat İrat’ın kendisine ve dünyaya sorduğu sorular var: Kendini gerçekleştirme sorunsalıdır bu. Yaratıcı yalnızlığın dünya denen odasından pencerelere yapılan yolculuk, ‘camı değil, camın ötesini’ görebilmeye bir çağrı da denebilir buna.”\u003cbr\u003e\nAhmet Telli\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\n“‘Bazı insanlar çok kereler ölür gün içinde’ diyor. Çivi çakar gibi yazıyor. Çiviyi alıp duvara çakar gibi.”\u003cbr\u003e\nElif Çongur\u003cbr\u003e\n  \u003cbr\u003e\n“… Kendimizi fazlasıyla kandırdığımız bir kavramın peşine düşmüş İrat: ‘yalnızlığın…’ Başımıza gelmesinden en çok korktuğumuz ama her seferinde aksini yapmaya çalıştığımız bir vaziyetin ortasındaki hali pür melalimiz! İnsanlık; birbirinden nefret ederek yalnızlaşmaya çalışırken, yalnızlık korkusuyla bir arada yaşamanın yollarını arayan çaresiz bir kalabalık şimdi. Okudukça kalbinizi değil ellerinizi yakan satırlar bunlar. Öylesine sahici ve içten. İçinizi acıtsa da sonuna kadar peşine düşüp, bitirmek istiyorsunuz. İrat’ın derdi yazdıklarında saklı. Ne bir yakınma ne de bir nasihat. Varoluşun zahmetli ve kederli yolculuğu; o kadar!”\u003cbr\u003e\nErcan Kesal“Ali Murat İrat’ın yazdıklarını, yazıdan çok şiir gibi okuyorum. Şiir değil ama, şiir gibi defalarca okunacak, saklanacak, açıp açıp yeniden bakılacak yazılar. Yazıda bir şiir duyarlılığı.”\u003cbr\u003e\nHaydar Ergülen“Ali Murat İrat, birkaç yıl önce yalın ve derinlikli birkaç yazısıyla dikkatimi çekmişti. Diğer yazılarına da göz attığımda, aklına geleni yazmayı maharet sayanların nicel kalabalığında okurunu bir avuç altın için kum dağlarını devirmeye mecbur bırakmadan sözü gediğine koyan, felsefeyle yoğrulmuş ustaca kurgularla yer yer şiirin kıyılarından geçen sıkı yazılar yazdığını fark ettim. O, modernizmin kıskacında insan unsurunun nihilizme yönelen yazgısında bizi insanlığımızla yüzleştiren yazılar yazıyor. Zamana direnecek yazılar…”\u003cbr\u003e\nYılmaz Odabaşı  (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Yurt Kitap Yayın","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47925298987267,"sku":"195224","price":13.66,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002153609001-1.jpg?v=1775730111"},{"product_id":"golgede-buyuyen-kimlik-kurt-sagi-225170","title":"Gölgede Büyüyen Kimlik: Kürt Sağı","description":"Bu kitap, Türkiye'de Kürt siyasetinin az konuşulan bir yüzüne odaklanıyor: Kürt Sağı. Kürt kimliği ile İslami aidiyetin nasıl iç içe geçtiğini, nerelerde ayrıştığını ve bu ilişkinin zaman içinde nasıl yeniden kurulduğunu tarihsel ve toplumsal bir perspektifle tartışıyor.\r\n\r\nOsmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte tarikatlar, medreseler ve dinî figürler yalnızca inanç alanını değil, siyasal ve toplumsal ilişkileri de şekillendirdi. Said-i Nursi ve Şeyh Said gibi isimler etrafında oluşan anlatılar, Kürt Sağı'nın kolektif hafızasında kurucu mitlere dönüşürken; ritüeller, semboller ve gündelik pratikler bu siyasal hattın sürekliliğini sağladı.\r\n\r\nBu çalışma, Kürt Sağı'nı yalnızca bir siyasal tercih olarak değil, aynı zamanda bir kimlik, aidiyet ve anlam dünyası olarak ele alıyor. Kürt meselesine tektip yaklaşımların ötesinden bakan kitap, Kürtler arasındaki ideolojik çeşitliliği görünür kılıyor ve siyaset, din ve kimlik arasındaki karmaşık ilişkilere yeni bir pencere açıyor. (Tanıtım Bülteninden) ","brand":"Fol Kitap","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47929492209923,"sku":"225170","price":19.02,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002204431001-1.jpg?v=1775808944"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/ali-murat-i%cc%87rat.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}