{"title":"Akif Emre","description":null,"products":[{"product_id":"izler-38982","title":"İz'ler","description":"\u003cp\u003eHer kitabın bir serüveni var. Bu serüven, önce bizzat yazarın yaşadığı sonra okuruyla paylaştığı bir kaderdir aslında.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e'İz'ler ne bir roman ne de bir sinema senaryosu. Ama fotoğraf karelerinin peş peşe akışına benzeyen formatı, geçmişi ve yaşanılan anı iç içe buluşturması; gerçekte kurgu ya da biçim kaygısından çok yazarının hayata karşı duruşunu yansıtıyor oluşu kitaplaşmasını meşrulaştıran bir gerekçe sayılabilir.\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eEstetik kaygı bir yana, gazete üslubu içinde güncelle kalıcı olanın, evrensel mekân duygusunun yerelle kesiştiği, geçmişin bugünle hatta gelecekle buluştuğu bir süreci yakalama bilincinin bir ürünü olarak 'İz'ler ortaya çıktı. Kayda geçilmemiş anılarla henüz not edilmemiş yaşanan 'an'ı buluşturmayı denedi \"İz\"ler.\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003e'İz'ler, geçmişten bugüne çağrılmış bir cevap olarak düşünülebilir. Parçalar zaman ve mekânlar arası kesintilerle oluşan bir süreklilik, bütünlük kaygısının tahrik ettiği arayışın İzleri biçiminde ortaya çıktı.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e'İz'ler geçmişten bugüne verilmiş bir cevap olarak, anılar yığını olmaktan çok yaşayanları ve yaşayan anı önemseyen\/gözeten, farklı bir dünyaya pencere açmaya yönelik bir duyarlılığın günübirlik telaşlarımızdan bir an için olsun sıyrılma çabası olarak da okunabilir.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 208\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2015\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Büyüyenay Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47905635533059,"sku":"38982","price":20.82,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000672759-1.jpg?v=1775243119"},{"product_id":"cizigisiz-defter-41801","title":"Çizigisiz Defter","description":"\u003cp\u003eBu kitapta bir araya gelen yazılar gezi notları değildir. Her adımda doldurmaya çalıştığım deftere düşülen notlar... Her ne kadar önemli ölçüde yaşanan gerçeklere dair, toplumsaldan siyasala kadar çeşitli gözlemlerden oluşsa da o aslolan boş sayfayı doldurma çabasıdır. Buna yol düşüncesinden kesitler de denebilir.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eAynı mekana dair farklı zamanlarda düşülen notlar zaman içindeki değişimi aksettirse de asıl yolcunun o mekana dair algılarındaki dalgalanmaları yansıtır. Belli mekanlara, coğrafyalara dair tekrar tekrar düşülen notlar yazarının içinde değişmeyen arayışın izlerini taşır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBu anlamda on yılı aşkın süreye yayılan yazıların aynı mekanların etrafında dolaşması, belli coğrafyaları önemsemesi, sorduğu sorular, değişim içinde atadığı sabitelere dair yol düşünceleridir. Yolculuk telaşesi içinde alınmış hızlı notlara, çağrışımlara hep tarihi izdüşüm arayışı eşlik eder.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eÇizgisiz Defter, aslında sınırların parçalandığı coğrafyamıza dair modern zamanların ideolojik iğvalarına karşı bir hatırlayış denemesidir. Her sayfası yeniden yazılmayı bekleyen şuurun defteri...\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 264\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2016\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Büyüyenay Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47906122531075,"sku":"41801","price":24.72,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000687827-1.jpg?v=1775254227"},{"product_id":"aliya-80793","title":"Aliya","description":"\u003cp\u003eBu eser, Âkif Emre’nin, Aliya İzzetbegoviç hakkında kaleme aldığı gazete ve dergi yazılarını, röportajlarını, panel ve TV konuşmalarını biraraya getiriyor. Bu haliyle bir bütünlüğüne ulaşan Aliya kitabı aynı zamanda 17 yıllık bir birikimin ürünü. Bu eserde bazı okurlarımızın aşina oldukları Âkif Emre’nin gazete dergi yazıları dışında ilk defa yayımlanacak röportajları ve konuşmaları da yer almakta. Özellikle Şubat 2001'de Aliya ile yapılan meşhur röportajın yanı sıra aynı tarihte Aliya ile birlikte Genç Müslümanlar (Mladi Müslimani) davasında mahkum edilen Eşref Çampara, Cemalüddin Latiç, Hasan Çeriç'le yapılmış röportajlarla birlikte Bosna Savaşında Genelkurmay Başkanlığı yapmış olan Rasim Deliç ve Aliya'nın yakın koruması Osman Mehmedagiç ile yapılmış ve hiç yayımlanmamış Âkif Emre arşivinde yer alan bu röportajlar ilk defa okuyucularımızla buluşuyor. Bir bütün halinde Şubat 2001 röportajlarının önemli bir özelliği de bir davaya, bir ideale sahip olmanın ne demek olduğunu bizzat onu yaşayanların ortaya koymaları, bir hareketin oluş ve yaşayış şartları hakkında teorik söylemlerle değil bizzat hayatın içinden şahitlikler sunuyor olmaları.Aliya’yı meydana getiren yazılara topluca baktığımızda aslında iki portre ortaya çıkmakta. İlki Aliya’nın ve dava arkadaşlarının portresi. Okurlarımız ilerleyen sayfalarda o portrenin çizimlerini satır satır takip edecekler. İkincisi ise metinleri kaleme alan, röportajlar yapan, sorular soran bir aydın olarak Âkif Emre portresi: O, Aliya'yı ve misyonunu anlamak, okurlarına anlatmak davasının peşini hiç bırakmamış, daima gündemde tutmaya çalışmış; gerek Aliya özelinde, gerekse Bosna ve Balkan coğrafyası ve İslâm davası genelinde daima düşüncelerinin ve yazılarının konusu haline getirmiş bir aydın portesi ortaya koymakta.“… Ali­ya’ya kar­şı hep bir ya­kın­lık duy­duk. Onu, ilk is­miy­le hi­tap ede­cek ka­dar ya­kın bil­dik ken­di­mi­ze… Düş­man­la­rı­nın bi­le say­gı duy­du­ğu Ali­ya, ki­şi­li­ği­ni bes­le­yen ah­lâ­ki ve fel­se­fî te­mel­ler çö­züm­len­me­den an­la­şı­la­maz.As­lın­da üç fark­lı düz­lem­de al­gı­la­nan bir Ali­ya ti­po­lo­ji­siy­le kar­şı kar­şı­ya­yız: Müs­lü­man Boş­nak­la­rın li­de­ri ola­rak Ali­ya, İs­lâm dün­ya­sı­nın de­ğer­le­ri­ni sa­vu­nan Ali­ya, ser­gi­le­di­ği ah­lâ­kî ve il­ke­li tu­tu­muy­la ev­ren­sel de­ğer ola­rak Ali­ya…Dün­ya he­gemon­la­rı Bos­na’yı stra­te­jik den­ge­le­ri­ne kur­ban et­me­yi da­ha faz­la gö­ze ala­ma­dı­lar­sa, bun­u Ali­ya’nın bil­ge­ce li­der­li­ğin­de ara­mak zo­run­da­yız. Hal­kı kat­li­am­la­ra ma­ruz ka­lır­ken bi­le tüm in­san­lı­ğı âde­ta bir er­dem sı­na­vın­dan ge­çir­di Ali­ya. Dün­ya­nın her kö­şe­sin­de­ki in­sa­nın ken­din­den bir par­ça bul­du­ğu ev­ren­sel söy­le­mi ge­liş­tir­di.Bos­na’yı öz­gür­lü­ğü­ne gö­tü­ren bir li­der ola­rak, İs­lâm dün­ya­sıy­la pay­laş­tı­ğı or­tak de­ğer­le­rin tem­sil­ci­si ola­rak ve ev­ren­sel öl­çek­te in­san ol­ma­nın onu­ru­nu ah­lâ­kî ve fel­se­fî te­mel­de sa­vu­nan bir dü­şü­nür ola­rak, Ali­ya’nın ye­ni­den ko­nu­şul­ma­sı ge­re­ki­yor…” (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47910755631363,"sku":"80793","price":25.5,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001842063001-1.jpg?v=1775389829"},{"product_id":"mekani-paranteze-almadan-mekan-sehir-mimari-yazilari-istanbul-yazilari-1910-1951-100435","title":"Mekanı Paranteze Almadan Mekan - Şehir - Mimari Yazıları - İstanbul Yazıları 1910 - 1951","description":"\u003cp\u003e\"Anadolu'daki insan mekân ilişkisinin kendine özgü bir ruhu olduğunu düşünürüm. Bu ilişkiyi farklı kılan, her birimizin kendi oluş macerası olduğu gibi, buraya özgü hatıraların, sevinçlerin, hüzünlerin hulasası olsa gerek. Zaten \"bizi biz yapan\" diye başlayan zamanla içi boşaltılan her ne ise, o, \"acı ve sevinçlerin ortak paydası\" değil midir? Zaferler kadar bozgunlar, buraya özgü biricikliğimiz kadar iç içe geçen çeşitliliğimiz...Müslüman Anadolu insanı buranın birikimini harmanlayıp, var olanı yok etmeden onunla birlikte ve onun içinde yeni bir medeniyet geliştirirken başka bir paradigma da üretti. Muhtemelen tüm İslâm coğrafyasında buna benzer hal farklı şekillerde tezahür etti. İslâm şehri kurulurken mekânla, coğrafyayla, farklı ve tamamen kendine özgü bir ilişki geliştirdi. Bu paradigmaya dayanarak mekânı paranteze alan bir insan-mekân ilişkisi geliştirdi. Şehirlerimize anlam katan, mekândan bağımsız solukladığımız ve her seferinde bize ilk kez hissi veren espri; mekânı paranteze alan derin sezgi ve idrak olsa gerek. Fiziksel yapısının ötesinde, geri planda, \"her şey yerli yerinde\" hissi veren, abartı, güç gösterisinden kaçan âlem tasavvuruyla birlikte düşünmeden bunu idrak etmek imkânsız geliyor bana...Anadolu'nun, Balkanlar'ın pek çok yerinde yatır, türbe, makam türünden kimi efsanevi, kimi gerçek o beldeyi Müslümanlaştıran \"işaret taşlarına\" bolca rastlanır. Bunlar, bir kısmı belli bir gerçekliğe tekabül etse bile halkın muhayyilesinde adeta kutsanarak, efsaneleştirilerek o mekânla metafizik bağ kurmayı mümkün kılan tapulardır. Bilincinin derinliklerinde bu masalsı tarih anlatısı, halkın buralardaki aidiyetinin, kimliğinin önemli bir paçasını oluşturur....Bütün sahteliği, abartısı, gösterişçiliğiyle tarihi duyumsama peşindeki insanımızı aptallaştıran turizmin iğvasına karşı, mekânı paranteze alan ruhun esintisini hissettiremezsek bu topraklarda ruhen ve fiziken mülteci olmaya mahkûm oluruz. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911743586563,"sku":"100435","price":29.4,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001899830001-1.jpg?v=1775416260"},{"product_id":"kudus-bir-pusula-110601","title":"Kudüs: Bir Pusula","description":"\u003cp\u003e\"Tarihte Kudüs kadar çığlıkla anılan başka şehir olmadı. Tarihte hiçbir şehirde Kudüs'te olduğu kadar efsanelerle hakikat çarpışmadı. Hiçbir şehir Kudüs gibi \"geleneğin\" temsilini üstlenmedi.\u003cbr\u003e\nKudüs, hakikati boğan efsaneler adına binlerin akın ederek insan kanını sel edebildiği bir çekim merkezi... Aynı zamanda kadim \"gelenekleri yok etmeden, onları kuşatıcı son muştunun öteki ile yüzleştiği mekânın adı...\u003cbr\u003e\nKudüs bugün bir çığlıktır!\u003cbr\u003e\nBoğulmak istenen hakikat medeniyetinin çığlığı... Bu çığlık, onu tutsak eden paslı zincirleri parçaladığı gün Kudüs'ün temsil ettiği dünya da zincirlerini parçalayacak. Yeni bir dönem başlayacak, İslâm Âlemine insanlık için yeni bir muştuyu seslenecek. Tıpkı Selahaddin'in haçlı zincirini parçalamasının askeri zaferden öte anlamlarının olması, yeni bir dünyanın habercisi oluşu gibi.\u003cbr\u003e\nKudüs, üstümüzdeki ölü toprağını silkeleyip atacağımız bir direnişin ilk çığlığıdır. Bu haykırış hakikati efsanelerle kapatmaya çalışan şeytani ideolojide meşruiyetini bulan hile ve zulmün karanlık örtüsünü Mescid-i Aksâ'dan indireceği ana ayarlanmış bir sur gibi üflenmeye ayarlı... Bu direniş ruhu medeniyetimizi her alanda küllendirilen, üstüne ölü toprağı serpilmeye çalışılan hakikat ruhunun kendine gelişini sembolize eder..\u003cbr\u003e\nKudüs bir medeniyetin yeniden diriliş sancılarının direnişi kuşandığı şehirdir.\u003cbr\u003e\nKudüs direnişini kuşanmadan medeniyet dirilişi gerçekleşmeyecek. Selahaddin olmadan insanlık mutlak hakikat medeniyetiyle yeniden tanışmayacak demektir.\u003cbr\u003e\nKudüs yeniden bir göreve çağırıyor. Kudüs'ü hem korkutuyor hem muştuluyor.\u003cbr\u003e\nKudüs, havf ve recâ vadileri arasında bir şehir...\"\u003cbr\u003e\nMutlak hakikat nurunu tamamlayacaksa Kudüs şehrayini yeniden gök kubbemizde ışıldayacak demektir.\" (2009) (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912446132483,"sku":"110601","price":19.68,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001924402001-1.jpg?v=1775431456"},{"product_id":"istanbulu-yeniden-dusunmek-ve-erguvanname-112260","title":"İstanbul'u Yeniden Düşünmek ve Erguvanname","description":"\u003cp\u003e“... İstanbul tarihin bir nesnesi olmaktan çok öznesi olmuş ender şehirlerden biridir. Bugün İstanbul’a anlam veren kültürel zenginliğini bu medeniyet eksenli kurucu misyonunda aramak zorundayız. Bir Osmanlı\/İslâm şehri olarak İstanbul’un doğu-batı karşılaşmasındaki oynadığı rol tam da bu noktada yani Osmanlı medeniyetinin bir tezahürü, bir İslâm şehri olmasında yatmaktadır. Döneminin Avrupa başkentleriyle karşılaştırdığımızda ötekini dışlayan tek kültürlü yapısı yerine çok kültürlü, çok etnisiteli yapısını bu Osmanlı değerler sistemine borçludur. Eğer İstanbul bir Osmanlı şehri olarak kurucu rol oynamasa, tarihe aktör olarak müdahil olmasaydı Bizans ve onun devamı pek çok unsur varlığını koruyamayacak, şehir kültürel zenginliğe sahip olamayacaktı…”“… İstanbul’un en güzel mevsimi erguvan zamanıdır. Hiçbir renk, hiç bir bahar belirtisi erguvan kadar İstanbul olamaz. Erguvan geçmiş zamanların İstanbul’undan, Boğaziçi’nden bugüne bir esinti, bir renk, bir koku, bir imge... Erguvan bu bakımdan yaşayan, her dem taze olan bir nostalji duygusunu diri tutar. Eskimeyen duyguların canlılığıdır renkleri, naif bedeni, dalları geçmişin hatıralarını taşır...” (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912575893763,"sku":"112260","price":19.68,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001928057001-1.jpg?v=1775434064"},{"product_id":"kureselligin-fay-hatti-112262","title":"Küreselliğin Fay Hattı","description":"\u003cp\u003eSoğuk savaş döneminin bitişini ilan eden Berlin Duvarı’nın yıkılışı ile Dünya Ticaret Merkezi’nin yıkılışı arasında geçen kısa sürede dünya “yoğunlaştırılmış bir yüzyıl”ı yaşadı. Bu on yıl içinde neredeyse bir yüzyılı kapsayacak yoğunlukta gelişmelere tanık olundu.Küreselliğin Fay Hattı, dünya ile beraber Türkiye’nin içinden geçtiği yoğunlaştırılmış soğuk savaş sonrası dönemi, bir yüzyılın bitip yeni bir yüzyılın başladığı yılları kapsıyor.Bu kitapta yer alan yazılar, dönemin dünyasını tanımaya ve tanımlamaya yönelik bir çabanın ürünü. Bu yazılar aynı zamanda dünya ölçeğinde yaşanan yeni kavramsal tartışmaların, uluslararası düzen arayışının bir muhatabı; üzerinde yaşadığı coğrafyanın anlamına ilişkin duyarlılık\/sorumluluk sahibi bir bireyin sorgulaması olarak da okunabilir.Bu yazılar, dönemsel olarak, Ortadoğu’dan Kafkaslar’a, Balkanlar’dan Avrupa Birliği’ne kadar çevremizde yaşanan sıcak gelişmeler karşısında günübirlik cevaplar yetiştirmekten çok, güncel olanı aşan kurguya işaret etmeyi amaçlamaktadır. Güncel olan her an eskimeye mahkûm olsa da, günceli de belirleyen ve aşan faktörler; kültürel, tarihi, stratejik boyut geçerliliğini koruyor. Bu anlamda, bu kitaptaki yazılar, bugünden yarını doğru okumaya\/anlamaya imkân verecek; bir döneme ilişkin düşülmüş notlar, çözümlemeler olduğu kadar, ideolojik tüketime sunulan parlak söylemlerin yaldızını kazımayı denemektedir. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912576090371,"sku":"112262","price":31.2,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001928059001-1.jpg?v=1775434066"},{"product_id":"mustagrip-aydinlar-yuzyili-golgeli-kelimeler-odunc-alinmis-hayaller-112267","title":"Müstağrip Aydınlar Yüzyılı - Gölgeli Kelimeler Ödünç Alınmış Hayaller","description":"\u003cp\u003e“Türkiye’de siyasal düşünce tarihinin sağlıklı biçimde yazılamamasının en önemli nedenlerinden biri kavramalarla değil niyetlerle konuşuluyor olmasıdır. İnsanlar neye taraftar veya karşı oluşlarına göre anlam yüklüyor kelimelere. Her kelime, her anlam çerçevesi bir niyeti ima ediyor. Kendi anlamının dışına taşıyor. Başka bir deyişle hiç kimse birebir yalın anlamların karşılığını konuşamadığı için gölgeli kelimeler kullanıyor. Tıpkı ofset baskıda renk tutturamayan ilk baskılar gibi. Renklerin oturmasını beklemek zorundayız zihinlerin netleşmesi, gözün renkleri, şekilleri çizgileri tam oturtabilmesi için. Bu arada çöpe gidecek bir yığınla baskı örneği var önümüzde.Düşünceden siyasete, teoriden pratiğe pek çok alanda önümüze kanıt, sağlam metin diye tutuşturulanlar çöpe gitmesi gereken, renklerin kaydığı dolayısıyla hiçbirinin göründüğü gibi olamadığı kağıtlarla dolu.Siyasal müdahaleler, değer yargılarının altüst oluşu, zihin dünyamızın temel kriterlerinden kopuşu, hakikatin hissiyata indirgenmesi... Tüm bunlar zihin dünyamızı örgüleyen gelenekten kopuşun kaçınılmaz sonuçları. Gelenek donmuş ve eskimiş olanın özlemine indirgenmişse hangi tasavvurlarımızın yerli yerine oturmasına katkı sunabilir?Türkiye’de modern düşünce akımlarının kendi dillerini kuramamaları gibi bir sorundan bahsedilebilirse bu durumdan en fazla muzdarip olanlar İslâmi düşünce geleneğine bağlananlardır. İslâmcılık adı altında genellemeye tabi tutulan Müslümanca düşünme, yaşama, dünya görüşüne aidiyet duyanların iki türlü muzdarip oldukları söylenebilir. Biri kendilerini ifade etmede karşılaştıkları maddi, yasal zorluklar. İkincisi kendilerini anlatmada kullanmak zorunda kaldıkları dolaylı ifade biçiminin ortaya çıkardığı zaafiyeti, karşı tarafların sonuna kadar istismar etmesi…” (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912576516355,"sku":"112267","price":24.72,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001928067001-1.jpg?v=1775434072"},{"product_id":"soylesiler-112271","title":"Söyleşiler","description":"\u003cp\u003eSöyleşiler, Âkif Emre'nin Çizgisiz Defter'den sonra yayımlamak istediği bir kitaptı. Müstağrip Aydınlar Yüzyılı ismiyle yayımladığımız çalışmasına öncelik verince Söyleşiler'in yayımlanması bu günlere geldi. Söyleşiler, 1992-1997 yılları arasında dergi ve gazetelerde tefrika edilmiş Akif Emre’nin 16 kişiyle yaptığı röportajları kronolojik olarak bir araya getiriyor. Bu söyleşiler yaklaşık 2000 yılına kadar gündemde olan, tartışılan fikirleri, cevap aranan soruları, duyuş ve düşünüşleri sunması açısından önemli.Kimi düşünür; kimi tarih, siyaset bilimi ve siyaset sosyolojisi, İslâm kültürü ve edebiyatı çalışmalarıyla dikkatleri çekmiş, konularında eserler kaleme almış akademisyen; kimi siyasi-direniş lideri olarak bir dönemin simge isimleri olmuş; kimi de mutasavvıf, müzisyen, şair ve mimar. Bu kişilerden bir kısmını gerek entelektüel vasıflarıyla gerekse sufi\/irfani kimlikleriyle okuyucularımızın eserlerinden tanıdığı kişiler. Bir kısmı da yeni kuşakların ilk defa karşılaşacakları isimler.Polonya, Bulgaristan, İngiltere, Pakistan, Fransa, Afganistan, İran, Filipinler\/Moro, Kenya, Sudan ve Türk asıllı portrelerin yer aldığı Söyleşiler bir yandan söz konusu kişilerin düşüncelerini entelektüel ve siyasi portrelerini tanıtırken, bir yandan da gazeteci Âkif Emre portresini de bize sunmakta. Sorduğu sorular, hem onun cevap aradığı konuların bir işareti, hem de zihni arayışlarının, içinde taşıyıp hissettiği duyarlılık alanlarının, sahip olduğu ufkun bir göstergesi olarak okunmalıdır. Aynı zamanda sorduğu soruları, bugün hâlâ cevaplayamamış olmak bir tarafa; halen bu sorulardan ne kadarı zihniyet dünyamızda ve fikren gündemimizde yer almaktadır, ayrı bir soru olarak düşünülmeye değer. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912576844035,"sku":"112271","price":20.4,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001928074001-1.jpg?v=1775434077"},{"product_id":"sahici-cumleler-kurabilmek-aydinlar-universite-medya-reklam-ve-futbola-dair-yazilar-127511","title":"Sahici Cümleler Kurabilmek - Aydınlar Üniversite Medya Reklam ve Futbol'a Dair Yazılar","description":"\u003cp\u003e“Ne kadar söz varsa düne ait \/ Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” Mevlana’nın eskimeyen, her dem taze kalan sözü... “Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” derken var olan sözlerin eskitildiğini, tükendiğini de itiraf etmiş oluyoruz. Sözün eskimiş olması anlamın tükenişine işarettir aynı zamanda. Anlamın tükenmesi, bunca sözün, emeğin geçersiz kılınmasını, geçersiz anlamlar peşinde koşulmasını da beraberinde getirir. Bunca emeğin, bunca alın terinin, insanlık adına, hepimiz adına, kutsal adına, sancılı dönemlerin, kaç uykusu az gecenin girdabında damıtılmış sözlerin tükendiğini düşünmekten... Eldeki tüm adreslerin yakılması, hafızanın silinmesinden çok inkârın söz konusu olduğu bu halin ne anlama geldiğini idrakten mahrum çoğumuz. Muhtemelen yara sıcak ve derin. Henüz acıyan yerlerimizin acısının bile farkında değil çoğumuz. Henüz yaralı bilincin idrakinde de değiliz. Bir şeylerin kötü gittiği hissediliyor, birtakım insanların avucumuzda biriktirdiğimiz kelimeleri tükettiği de biliniyor. Bilinmeyen şey; hâlâ umut bağladıklarımızın, eski biriktirilmiş sözlerin, anlamların, beklentilerin, kurulan düşlerin habercisi olmayı çoktan terk ettikleri. Ve biliniyor ve hissediliyor; eskimiş görünen sözlerimizle artık yüzleşmeye pek cesareti yok çoğumuzun... Şimdi yeni şeyler söylememizi gerektirecek hal nedir? Ne olmuştur da ne kadar söz varsa düne dair artık gönlümüzde yankı bulmamaktadır? Söz mü yavan ve düne aitti yoksa kelam sahibi mi sözüne sahip çıkamadı? Bu iki durumu birbirinden ayırmakla işe başlamalı yeni söz söylemeden önce. Bunca yıldır biriktirilen kelimelerin, anlamlı bir cümle kurma kaygısının boşa gitmiş bir emek olduğunu düşünmek sadece umudun yitimi değil, hayata ve yaşamaya, yarınlara dair her şeyin tükenmesi anlamına gelir. Bunca anlamı tüketilmeye hazır han-ı yağma gibi kullanmak isteyenler olsa da... Şunu artık iyi biliyoruz; her sınıftan, her düzeyden, her kültürden insan malzemesinin kumaşı şaşırtıcı biçimde arızalı çıktı! İnsanlar her şeyi, her anlamlı çabayı, yarına emanet edilen her anlamı bozuk para gibi harcamakta beis görmedi. İstikbal, güç, servet, iktidar, grup, cemaat çıkarı adına anlamı harcamayı meşrulaştıran bir kumaştan taşan çıkıntılar bunlar... Söz, söz olarak kaldığı sürece anlamını yenileyerek duracaktır. Bunca emek, bunca çile, bunca gönül erinin sancısı hiçliğin karanlık boşluğunda heba olacak değildir. O söz, bir gün anlamın sahiplerini bulacaktır...\" (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47913816391939,"sku":"127511","price":21.84,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001969887001-1.jpg?v=1775477188"},{"product_id":"ertelenmis-yuzlesmeler-hayat-zihniyetler-aidiyet-ve-mahremiyete-dair-yazilar-127512","title":"Ertelenmiş Yüzleşmeler - Hayat Zihniyetler Aidiyet ve Mahremiyete Dair Yazılar","description":"\u003cp\u003eBir gün bütün gemileri yaksak ulaşacağımız yere dair elimizde hangi adres kalacak? Tarık bunun cevabını biliyordu. Elinde bir adres yoktu ama adresleri kendisi yazacaktı. Beklentisi yoktu, tek hedefi ayak bastığı toprak parçasını adres defterine ekleyebilmekti. Bunun için elindeki tüm adresleri yakmıştı. Kahraman bir kâşif edasıyla İber Yarımadası'nın içlerine ilerleyen bu fatih, daha sonra eski adresine sıradan bir asker olarak döndü, sessiz sedasız köşesinde hayatını tamamladı. Onun en büyük farkı, sıradan bir nefer gibi çekilebileceği bir köşesinin olmasıydı...\u003cbr\u003e\nİnsan hayatı adreslerle malûl. Adresler ararız, yeni adresler ekleriz. Kimi adreslerden umut kalmadıkça yenilerini ararız… Yeni heyecanlar, yeni umutlar…\u003cbr\u003e\nDüşünce ufkumuz da kâşiflere muhtaç, bilgeliğin, birikimin, ferasetin aydınlığında istikamet üzre oluruz. Yeni fetihler gereklidir kalplere, yeni adresler gereklidir fikirlere...\u003cbr\u003e\nFikir, düşünce ufkumuz sürekli yenilenme ister. Yeni adresler eski adreslerin tarifiyle bulunabilir. Aksi durumda çıkmaz sokakların karanlık dehlizlerinde kaybolma riski her zaman vardır...\u003cbr\u003e\nNe kadar zengin olursa olsun farklı ufuklara, denizlere açılamayan yapılar durağan sular gibidir, kokuşması kaçınılmazdır.\u003cbr\u003e\nGeçmişimizi tanımadan gelecek keşfine çıkan pusulasız gemilere benziyoruz.\u003cbr\u003e\nDemir alıp çoktan uzaklaştığımız ülkenin, çorak da olsa kendi toprağımızın haritalarını, başka bir sahile varmadan gereksiz görmeye başladık. Haritaları yaktık ki rotamız yok. Ufukta henüz yeni bir ülke de yok. Ne var ki yön ve zaman duygusunu kaybeden tecrübesizliğimiz karşısında ne istikamet bilgisi ve bilinci ne de pusula ve harita kaldı elde…\u003cbr\u003e\nYaşadıklarımız, korsanların eline geçmiş bir gemi yolculuğuna benziyor daha çok. Hatta gemiyi gönüllü olarak teslim etmiş gibi bir halimiz var...\u003cbr\u003e\nNihayetinde birileri gördü, sahte ufuklara yelken açan gemiyi sürükleyen, yelkenlerini alabildiğine şişiren rüzgârın ne yönden estiğini... Bir bir koparılıp denize atılan adres defterlerinde nelerin kaybedildiğini acıyarak takip ettiler. Seslerini duyurabilmeleri imkânsız gibiydi; çünkü yeni olan, eskimez olanı terk edişlerin akıl tutulması sarıp sarmalamıştı...\u003cbr\u003e\nAnlaşılan o ki, vâdedilmiş hayatlara herkesten önce ikna olan, adres defterlerini bir bir yok eden, bir zamanlar hakikat adına konuşuyor gözüken o bilgeler, baştan Tarık misali bir nefer gibi münzevi, görevini yapmışlığın hoşnutluğu içinde gösterişsiz ama onurlu olmayı hiç göze almamışlardı. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47913816555779,"sku":"127512","price":21.12,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001969888001-1.jpg?v=1775477190"},{"product_id":"asil-topugu-153120","title":"Aşil Topuğu","description":"\u003cp\u003eAşil Topuğu\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47919137652995,"sku":"153120","price":24.72,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002047737001-1.jpg?v=1775610359"},{"product_id":"sinirsiz-isgal-haritalari-birinci-kitap-batidan-uzak-doguya-balkanlardan-arakana-192927","title":"Sınırsız İşgal Haritaları Birinci Kitap - Batı'dan Uzak Doğu'ya Balkanlar'dan Arakan'a","description":"\u003cp\u003eÂkif Emre’nin hayatında yaklaşık 20 yıllık bir dönemin verimleri olan gazete-dergi yazılarının bir külliyata dönüştürülmesi çabası, üç kitaptan oluşan, İslâm Âlemi hakkındaki yazılarının bir araya getirildiği Sınırsız İşgal Haritaları ile büyük ölçüde tamamlanıyor. Sınırsız İşgal Haritaları üst başlığını verdiğimiz ve birbirini tamamlayan bu üç kitaplık serinin ilk kitabının dikkat alanı Balkanlar: Bosna, Arnavutluk, Kosova, Makedonya-Üsküp; Asya ve spesifik olarak Doğu Türkistan, Kırım ve Arakan’ı konu ediniyor. Yani Batı’dan Uzak Doğu’ya uzanan bir yelpaze.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e2021’de yayınladığımız Kudüs Bir Pusula da dahil edilerek dört kitaplık Sınırsız İşgal Haritaları, Âkif Emre’nin, değişmez duyarlılığı ekseninde, emperyal güçlerin her türden sömürgeleştirmeye maruz bıraktığı coğrafyalara adeta sistemli bakışıdır. İslâm Âleminin her bir bölgesine yönelik dikkatlerin ilkesel olarak eşit olduğu bu yazılarda, dünya haritasının büyük bir bölümüne, konumları itibarıyla sanki birbirinden ayrıymış gibi gözüken fakat şartları bakımından özünde eşit birçok bölgesine dikkat kesiliyor. Söz konusu coğrafyaların bizim için ortak özelliği, hemen hepsinin emperyal güçlerin işgal alanı olması ve her birinin bu duruma karşı en az 100 yılı aşan bir süredir varoluş mücadelesi vermesidir. Âkif Emre’nin, hayatı boyunca sekteye uğramadan işleyen ve bir yeryüzü adaleti arayışında olan keskin bilinci, soluğu hiç kesilmeyen yazısı, bize, Müslümanların güç nefes aldığı bir dünyayı gösteriyor. Diyebiliriz ki, bu onun talibi az olan misyonuydu. Doğrusu, bu sonuç, misyonu mümkün kılacak bir muhatap vizyonunun var olup olmadığıyla birlikte düşünülmeli. Fakat, oluşan yeni neslin gündeminde Âkif Emre’nin bulunduğu yer, onun duruşunu takdir edenler için övünç, kendisinin ruhuna ödül nedenidir.\u003cbr\u003e\nO, güncele olgusal yönleriyle ve kendi sabiteleri ile bakıyordu. Bir noktadan değil, bir merkezden konuşuyordu. Yüzeydeki olaya, derindeki dinamikler ve düşünce prensipleriyle yaklaşıyordu. Âkif Emre’nin düşünce prensipleri nereden doğuyordu? Bu sorunun cevabını önümüze dünya haritasını sererek ve ona medeniyet değerlerimizle bakarak verebiliriz. Ve bir farkı vardı. Emperyal işgal karşısındaki direniş mefhumu, tek başına değil, onda inşa mefhumunun içindeydi.\u003cbr\u003e\nYazdıklarındaki ‘başkalık’ da burada ortaya çıkıyordu. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47924959740163,"sku":"192927","price":24.0,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002149714001-1.jpg?v=1775726167"},{"product_id":"sinirsiz-isgal-haritalari-ikinci-kitap-isgal-projelerinden-marvel-filmine-ortadogu-2000-2017-192928","title":"Sınırsız İşgal Haritaları İkinci Kitap - İşgal Projelerinden Marvel Filmine Ortadoğu (2000 - 2017)","description":"\u003cp\u003eÂkif Emre’nin hayatında yaklaşık 20 yıllık bir dönemin verimleri olan gazete-dergi yazılarının bir külliyata dönüştürülmesi çabası, üç kitaptan oluşan, İslâm Âlemi hakkındaki yazılarının bir araya getirildiği Sınırsız İşgal Haritaları ile büyük ölçüde tamamlanıyor. Sınırsız İşgal Haritaları üst başlığını verdiğimiz ve birbirini tamamlayan bu üç kitaplık serinin ikinci kitabının dikkat alanı: Ortadoğu (2000-2017).\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e2021’de yayınladığımız Kudüs Bir Pusula da dahil edilerek dört kitaplık Sınırsız İşgal Haritaları, Âkif Emre’nin, değişmez duyarlılığı ekseninde, emperyal güçlerin her türden sömürgeleştirmeye maruz bıraktığı coğrafyalara adeta sistemli bakışıdır. İslâm Âleminin her bir bölgesine yönelik dikkatlerin ilkesel olarak eşit olduğu bu yazılarda, dünya haritasının büyük bir bölümüne, konumları itibarıyla sanki birbirinden ayrıymış gibi gözüken fakat şartları bakımından özünde eşit birçok bölgesine dikkat kesiliyor. Söz konusu coğrafyaların bizim için ortak özelliği, hemen hepsinin emperyal güçlerin işgal alanı olması ve her birinin bu duruma karşı en az 100 yılı aşan bir süredir varoluş mücadelesi vermesidir. Âkif Emre’nin, hayatı boyunca sekteye uğramadan işleyen ve bir yeryüzü adaleti arayışında olan keskin bilinci, soluğu hiç kesilmeyen yazısı, bize, Müslümanların güç nefes aldığı bir dünyayı gösteriyor. Diyebiliriz ki, bu onun talibi az olan misyonuydu. Doğrusu, bu sonuç, misyonu mümkün kılacak bir muhatap vizyonunun var olup olmadığıyla birlikte düşünülmeli. Fakat, oluşan yeni neslin gündeminde Âkif Emre’nin bulunduğu yer, onun duruşunu takdir edenler için övünç, kendisinin ruhuna ödül nedenidir.\u003cbr\u003e\nO, güncele olgusal yönleriyle ve kendi sabiteleri ile bakıyordu. Bir noktadan değil, bir merkezden konuşuyordu. Yüzeydeki olaya, derindeki dinamikler ve düşünce prensipleriyle yaklaşıyordu. Âkif Emre’nin düşünce prensipleri nereden doğuyordu? Bu sorunun cevabını önümüze dünya haritasını sererek ve ona medeniyet değerlerimizle bakarak verebiliriz. Ve bir farkı vardı. Emperyal işgal karşısındaki direniş mefhumu, tek başına değil, onda inşa mefhumunun içindeydi.\u003cbr\u003e\nYazdıklarındaki ‘başkalık’ da burada ortaya çıkıyordu. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47924960231683,"sku":"192928","price":31.2,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002149715001-1.jpg?v=1775726168"},{"product_id":"sinirsiz-isgal-haritalari-ucuncu-kitap-apolitik-devrimlerden-yeni-emperyalist-caga-arap-bahari-ve-192929","title":"Sınırsız İşgal Haritaları Üçüncü Kitap - Apolitik Devrimlerden Yeni Emperyalist Çağa Arap Baharı ve","description":"\u003cp\u003eÂkif Emre’nin hayatında yaklaşık 20 yıllık bir dönemin verimleri olan gazete-dergi yazılarının bir külliyata dönüştürülmesi çabası, üç kitaptan oluşan, İslâm Âlemi hakkındaki yazılarının bir araya getirildiği Sınırsız İşgal Haritaları ile büyük ölçüde tamamlanıyor. Sınırsız İşgal Haritaları üst başlığını verdiğimiz ve birbirini tamamlayan bu üç kitaplık serinin üçüncü kitabının dikkat alanı: Arap Baharı ve Afrika. Âkif Emre ifadesiyle ‘apolitik devrimleri’ ve ‘yeni emperyalist çağı’ yaşayan Afrika.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e2021’de yayınladığımız Kudüs Bir Pusula da dahil edilerek dört kitaplık Sınırsız İşgal Haritaları, Âkif Emre’nin, değişmez duyarlılığı ekseninde, emperyal güçlerin her türden sömürgeleştirmeye maruz bıraktığı coğrafyalara adeta sistemli bakışıdır. İslâm Âleminin her bir bölgesine yönelik dikkatlerin ilkesel olarak eşit olduğu bu yazılarda, dünya haritasının büyük bir bölümüne, konumları itibarıyla sanki birbirinden ayrıymış gibi gözüken fakat şartları bakımından özünde eşit birçok bölgesine dikkat kesiliyor. Söz konusu coğrafyaların bizim için ortak özelliği, hemen hepsinin emperyal güçlerin işgal alanı olması ve her birinin bu duruma karşı en az 100 yılı aşan bir süredir varoluş mücadelesi vermesidir. Âkif Emre’nin, hayatı boyunca sekteye uğramadan işleyen ve bir yeryüzü adaleti arayışında olan keskin bilinci, soluğu hiç kesilmeyen yazısı, bize, Müslümanların güç nefes aldığı bir dünyayı gösteriyor. Diyebiliriz ki, bu onun talibi az olan misyonuydu. Doğrusu, bu sonuç, misyonu mümkün kılacak bir muhatap vizyonunun var olup olmadığıyla birlikte düşünülmeli. Fakat, oluşan yeni neslin gündeminde Âkif Emre’nin bulunduğu yer, onun duruşunu takdir edenler için övünç, kendisinin ruhuna ödül nedenidir.\u003cbr\u003e\nO, güncele olgusal yönleriyle ve kendi sabiteleri ile bakıyordu. Bir noktadan değil, bir merkezden konuşuyordu. Yüzeydeki olaya, derindeki dinamikler ve düşünce prensipleriyle yaklaşıyordu. Âkif Emre’nin düşünce prensipleri nereden doğuyordu? Bu sorunun cevabını önümüze dünya haritasını sererek ve ona medeniyet değerlerimizle bakarak verebiliriz. Ve bir farkı vardı. Emperyal işgal karşısındaki direniş mefhumu, tek başına değil, onda inşa mefhumunun içindeydi.\u003cbr\u003e\nYazdıklarındaki ‘başkalık’ da burada ortaya çıkıyordu. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47924960592131,"sku":"192929","price":19.68,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002149716001-1.jpg?v=1775726170"},{"product_id":"mukaddime-seti-2-kitap-takim-200015","title":"Mukaddime Seti - 2 Kitap Takım","description":"\u003cp\u003e ‘İBN HALDUN ‘Kendi semasında tek yıldız.’ ( CEMİL MERİÇ)\u003cbr\u003e\n ‘Mukaddime’ deki tarih felsefesi, nevinin en büyük eseri. Şimdiye kadar, hiçbir ülkede, hiçbir çağda, hiçbir insan zekâsı böyle bir eser ortaya koyamamıştır.’  ( ARNOLD JOSEPH TOYNBEE)\u003cbr\u003e\n ‘Bu açıdan onun dünya görüşü felsefe, fıkıh ve kelam kitaplarındaki kuramsal çerçevenin sınırlarını aşarak nominalist bir sistemin kapılarını aralar’   (T.  J.  BOER)\u003cbr\u003e\n  ‘İBN HALDUN, İslam’ın en büyük tarih felsefecisidir’   (Philip KHURİ HİTTİ)\u003cbr\u003e\n  ’İBN HALDUN modern antropolojik tarihsel araştırma yönteminin ilk örneklerini vererek sosyolojinin kurucusu olmayı hak etmektedir’.\u003cbr\u003e\n  ( IGNAZ  GOLDZİHER )\u003cbr\u003e\n  ‘İBN HALDUN’ un Mukaddime` si, bir nevi tarih felsefesi mahiyetinde olup, vakaları yukarıdan ve bütünü ile görmek kabiliyetine malik olan bu büyük İslam mütefekkiri, kendi zamanına göre çok mühim, bir nevi sosyoloji tecrübesi vücuda getirmiştir.   Fuat Köprülü ‘Onun, İslam dünyasında düşünsel üretimin azaldığı bir dönemde (XIV. Yüzyıl) İslam felsefesinin geleneksel yapısından ayrılarak toplumsal ve politik sorunlara özgün bir bakış açısıyla ortaya koyduğu görüşleri geç de olsa özellikle Batı’da yankısını bulmuştur. Bu açıdan İbn Haldun’un, düşünce tarihinde, kökenini Eski Yunan’da Platon ve Aristoteles’ten alan ve İslam Dünyasında Farabi ve İbn Sina tarafından temsil edilen Aristotelesçi felsefe geleneğinden kopuşu ve Batı’da Rönesans ile başlayan yeni düşünme biçiminin öncülüğünü temsil ettiği söylenebilir. Onun sosyal bilimler alanındaki bu öncülüğünün Batı’da Rousseau’dan Locke’a uzanan doğal hukuk okuluna, Herder ’den Dilthey’a uzanan Alman tarih okuluna, Comte pozitivizmi ve Marksizm e değin pek çok akıma etkisi olmuş ve bu durum birçok araştırmada vurgulanmıştır’.   ( HENRY CORBİN)\u003cbr\u003e\n ‘İBN HALDUN’ un bu eşsiz eserin in  ZAKİR KADİRİ UGAN Tercümesini değerli kılan; cumhuriyetin erken döneminde ciddi bir boşluğu doldurarak önemli bir ihtiyacı karşılaması , ilave etmiş  olduğu notlar sayesinde eserin daha kolay anlaşılabilir hale gelmesidir . Eleştirilse de Kendisin den sonraki Mukaddime araştırmaları için yol gösterici olmuştur ve ondan geniş ölçüde istifade edilmiştir . Bu tercüme hala günümüzdeki birçok çalışmada yol gösterici olarak kullanılmaktadır’. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Yüksel Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47926123430147,"sku":"200015","price":56.4,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002161358001-1.jpg?v=1775743940"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/akif-emre.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}