{"title":"Ahmet Sarı","description":null,"products":[{"product_id":"edebiyat-nefreti-1028","title":"Edebiyat Nefreti","description":"\u003cp\u003eAhmet Sarı'nın \"Edebiyat Nefreti\" adlı kitabı edebiyatın rüyayla, sinemayla, dinle, iktidarla ve felsefeyle bağlantılarını araştırdığı beş makaleyi içeriyor. \"Edebiyat ve Rüya\" adlı makale, Tanpınar'ın \"Edebiyat Üzerine Makaleler\" adlı kitabında \"Şiir ve Rüya\" adında iki küçük yazısı göz önüne alındığında Türk edebiyatı için özgün bir konu ve çalışma özelliği taşıyor. Edebiyatın rüya ile bağlantısı psikanalitik açıdan incelenerek Alman ve Türk kaynakları eşliğinde derinlikli çözümleniyor. \"Edebiyat ve Sinema\" adlı makale, edebiyatın sinemayla kesiştiği 'edebiyat uyarlamaları' konusunu ele alıyor ve edebiyat uyarlamalarının iyi ve kötü yanlarının ne olduğunu araştırıyor; başarılı uyarlamaların nasıl olması gerektiği üzerine de görüşler serdediliyor. \"Edebiyat ve Din\" adlı makale de yine edebiyatın dini temellerini, edebiyatın dinsel, dinin edebi alana müdahalelerini, başlangıçtan modern zamanlara kadar etüt ediyor. \"Edebiyat ve İktidar\" adlı makale, gücü elinde bulunduran iktidarın edebiyatı nasıl kullandığı, edebiyatın iktidara hizmet edip etmemesi gerektiği sorularına cevap veriyor. \"Edebiyat ve Felsefe\" adlı makalede de bu iki disiplinin birbirine hizmet ettiğinde nasıl da yoğun ve içerik açısından zengin metinlerin ortaya çıktığına, bu iki disiplinin her halükarda birbirini beslemesi gerektiğine dikkat çekiliyor. \u003cbr\u003e\n-Cemile Akyıldız Ercan-\u003cbr\u003e\n (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 158\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2015\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Çizgi Kitabevi\u003c\/p\u003e","brand":"Çizgi Kitabevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47897701941507,"sku":"1028","price":13.56,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000653846-1.jpg?v=1775083367"},{"product_id":"musanin-derinlerine-dusen-yutkunus-40505","title":"Musa'nın Derinlerine Düşen Yutkunuş","description":"\u003cp\u003e\"Korku ve Dehşet Üçlemesi\"nin üçüncü metnini oluşturan \"Musa'nın Derinlerine Düşen Yutkunuş\" adında bu öyküler adı üzerinde korku ve dehşet konularını ele alıyor. İnsanın kökeninde var olan kötücüllük, korkuya ve dehşete yatkınlığı, onun özünde var olan, belki de ontolojik açıdan bedenine eklemlenen korku ve dehşetin nasıl da günümüz insanında göründüğünü irdeliyor. Milenyuma girmemize ve insan psikolojisi üzerine çok araştırmalar yapılmasına rağmen onun varoluşuna, ontolojisine ilişkin derinlikli etüd ve analizler ilerleyen zamanlarda da güncelliğini koruyacaktır. İnsan varoldukça, onun ruhunun gizemli yanları araştırılacak, ilerleyen zamanlarda ruhundaki farklı karanlık yanlar ortaya çıkacaktır. Bu öyküler insanın o karanlık yanlarına yapılacak bir sondaj girişimi olarak da görülebilir.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 63\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2016\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Çizgi Kitabevi\u003c\/p\u003e","brand":"Çizgi Kitabevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47906023145731,"sku":"40505","price":11.04,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000679785-1.jpg?v=1775252661"},{"product_id":"felsefe-edebiyata-kendini-nasil-eklemler-43615","title":"Felsefe Edebiyata Kendini Nasıl Eklemler?","description":"\u003cp\u003eBu çalışma felsefenin kendini edebiyata nasıl eklemlediğinin bir etüdünü içerir. Felsefenin edebiyattan, edebiyatın da felsefeden beslendiği ve bu iki disiplinin birbirine katkı sağladıklarında nasıl da büyük eserlerin ortaya çıktığını hepimiz biliriz. İki disiplinin kesişmelerinin literatür tartışmasından sonra Thomas Bernhard'ın eserlerinde Wittgenstein izleği ortaya çıkarmaya çalışılmıştır. Bu izlek araştırısı kuru ve yavan bir isim araştırması olmaktan çok Wittgenstein felsefesinin corpusuyla sindiği ve eklemlendiği Bernhard metinlerinde filozofun kavramlarını ve bu kavramların romana eritilmiş hallerini yine eserlerden söküp çıkarmayı amaçlar.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 93\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2016\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Çizgi Kitabevi\u003c\/p\u003e","brand":"Çizgi Kitabevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47906217787651,"sku":"43615","price":11.46,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000695517-1.jpg?v=1775256436"},{"product_id":"kafkamakine-43617","title":"Kafkamakine","description":"\u003cp\u003e\"Kafkamakine\" (Franz Kafka'nın \"Ceza Sömürgesi\" Adlı Hikâyesine Deleuzoguattarici Bir Yaklaşım) adlı bu kitap, Franz Kafka'nın gerçi tüm eserlerinde var olan ama hele de \"Ceza Sömürgesi\" adlı uzunöyküde daha belirgin olan makine izleğini Deleuzoguattarici bir bakış açısıyla çözümlemeyi amaçlamaktadır. Franz Kafka \"fin de siecle\" döneminde yaşadığı ve çağın sonu döneminde makineler devrinde onların gölgesi altında çalışmalarını sürdürdüğünden; babasının asbest fabrikası olduğu kendisi de bir İtalyan şirketinde kaza sigortacılığı mesleğinde çalıştığından makinelerin eserlerinde büyük bir önemi görülür. Bu makinelerin \"insana zulmeden makineler\" mi yoksa \"deus ex machine\" mi olduklarını okur biraz merak etsin isterim.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 62\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2016\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Çizgi Kitabevi\u003c\/p\u003e","brand":"Çizgi Kitabevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47906217853187,"sku":"43617","price":11.04,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000695523-1.jpg?v=1775256439"},{"product_id":"kurmacanin-o-kadim-unsurlari-43621","title":"Kurmacanın O Kadim Unsurları","description":"\u003cp\u003e\"Kurmacanın O Kadim Unsurları\" adından da belli olduğu üzere kurmaca yazılarını içermektedir. Eserde yer alan dört geniş soluklu kurmaca yazılarının ilki kurmacanın yalanla bağlantısını irdelemektedir. Yazmanın yalan olup olmadığı, edebiyatın yalanla bağlantısı araştırılmakta; \"şair sözünün yalan\" olduğu bilgileriyle, Şuara suresi yardımıyla kurmacanın yalanla ilişkisi ele alınmaktadır. İkinci makale ise Türkiye'de pek de bilinmeyen, daha doğrusu üzerine gidilmeyen bir konuya dikkat çekmektedir. \"Kurmaca ve Toplumsal Bellek\" adlı geniş çaplı makale kurmacanın Türkiye'de toplumsal bellekle bağlantısını etüt etmektedir. Son yirmi yılda Türkiye'de bu alanla ilgili romanların çıkmaya başladığı görülmekte, ama toplumsal bellek söz konusu olduğunda hala bu alanla ilgili bir poetikanın, felsefe yapma biçiminin olmadığı da gözlenmektedir. Alman kaynakların yardımıyla belki de son yirmi yılda Türkiye'deki toplumsal bellek çalışmaları edebi alanda ele alınmakta ve bu türün kuramı serdedilmektedir. Üçüncü makale ise \"Kurmaca ve Fen bilimleri\" adını taşımaktadır. Bu makalede kurmacanın sosyal bilimler olarak kendi türü dışında fen bilimleriyle ilişkisi ele alınmakta, kurmacaya eklemlenen fen bilimlerinin örneğin matematiğin, fiziğin, kimyanın, jeolojinin kurmacaya yeni bir soluk katıp katmadığı, ona apayrı bir tat verip vermediği incelenmektedir. Dördüncü makale ise \"Kurmaca ve Deneysellik\" adıyla karşımıza çıkmaktadır. Bu makalede de kurmacanın tarihinde deneyselliğe doğru dönüşü, evirilişiyle yine deneyselliğin kurmacaya katkıları ve bu deneysel çalışmaların bir anlamda kurmacayı zengin mi yaptığı yoksa fakirleştirdiği mi araştırılmaktadır.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 247\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2016\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Çizgi Kitabevi\u003c\/p\u003e","brand":"Çizgi Kitabevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47906218017027,"sku":"43621","price":16.5,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000695548-1.jpg?v=1775256443"},{"product_id":"korku-ve-dehset-uclemesi-1-kitap-ve-asma-yapraklari-gibi-titreyen-el-43623","title":"Korku ve Dehşet Üçlemesi 1. Kitap - Ve Asma Yaprakları Gibi Titreyen El","description":"\u003cp\u003e\"Korku ve Dehşet Üçlemesi\"nin birinci metnini oluşturan \"ve asma yaprakları gibi titreyen el\" adında bu öyküler adı üzerinde korku ve dehşet konularını ele alıyor. İnsanın kökeninde var olan kötücüllük, korkuya ve dehşete yatkınlığı, onun özünde var olan, belki de ontolojik açıdan bedenine eklemlenen korku ve dehşetin nasıl da günümüz insanında göründüğünü irdeliyor. Milenyuma girmemize ve insan psikolojisi üzerine çok araştırmalar yapılmasına rağmen onun varoluşuna, ontolojisine ilişkin derinlikli etüd ve analizler ilerleyen zamanlarda da güncelliğini koruyacaktır. İnsan varoldukça, onun ruhunun gizemli yanları araştırılacak, ilerleyen zamanlarda ruhundaki farklı karanlık yanlar ortaya çıkacaktır. Bu öyküler insanın o karanlık yanların ayapılacak bir sondaj girişimi olarak da görülebilir.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 80\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2016\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Çizgi Kitabevi\u003c\/p\u003e","brand":"Çizgi Kitabevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47906218115331,"sku":"43623","price":11.04,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000695568-1.jpg?v=1775256445"},{"product_id":"olaylar-50230","title":"Olaylar","description":"\u003cp\u003eOlaylar, Bernhard söyleminin uç sınırlara yayıldığı ve alabildiğince açıldığı bir içerik ve dille değil, daha çok basit bir dille ama dehşet unsurunu bu söylemde uç noktalara kadar götürerek verdiği bir kitaptır. Olaylar okunduğunda, Bernhard'ın tüm figürlerinin farklı farklı meslek dallarından oldukları ve bunların en uç, en alışılmadık hareketlerinin felsefi açıdan yoğun iç sorgulamalar sonucu korkutucu şeyler olarak dışa yansıdıkları görülecektir. Bernhard'ın klasik metinlerle uyuşan okuyucuyu, kelimenin dehşete alet edilmesi aracılığıyla tekrar uyandırmaya yönelmesi, bir nevi vahşet metinleri de üretmeye çalıştığının işaretidir. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Babil Yayınları - Erzurum","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47907298574595,"sku":"50230","price":10.49,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000486024-1.jpg?v=1775302758"},{"product_id":"kendi-imdadina-da-kosup-gelen-hizir-74044","title":"Kendi İmdadına da Koşup Gelen Hızır","description":"\u003cp\u003eOlmayacak şeyler. Olmayacak şeylerde olup bitenler, olup olup hayatı kuranlar. Onca aykırılık, onca uyum... Şaşkınlık. Hayret. Ahmet Sarı'nın o hayretli bakışı. O bakıştan süzülen ve insanı damar damar işleyen öyküler. Ahmet Sarı'nın bakışının yakaladığı ince ayrıntılar, olağan ve olağanüstü haller. O bakışın her yerde, her şeyde, hayatın her anında saklı duran hikayeyi bulup çıkarma hüneri.İyi bir gözlemcinin, şen bir gezginin, bir gülüş ve kahkaha kahramanının insana haykırışı. Ahmet Sarı: Bütün bir öykü yazdırma iştiyakı, yoğun heyecan, cesur dalışlar. Bir feryat, bir haykırış... İnsanüstüne oynanan siyasetlerin incelikli keşfi... Hayatın bütün sefaleti ve ihtişamı: Gelgitler, karmaşalar, çelişkiler, uzlaşılar, çatışmalar, anlamlıyla anlamsızın dehşetli buluşmaları. Hayatın çok katmanlı, sarmaş-dolaş, geçişli hikayeleri.-Köksal Alver-(Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"İz Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47909930762499,"sku":"74044","price":12.39,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001803325001-1.jpg?v=1775353428"},{"product_id":"edebiyat-ve-utanc-79449","title":"Edebiyat ve Utanç","description":"\u003cp\u003e“Edebiyat ve Utanç” adlı bu kitap, Franz Kafka’nın “Dava” adlı romanının son sahnesinde Josef K.’nın iki cellat tarafından bıçaklanması sonrası utancının o öldükten sonra da devam edeceği sorunsalı üzerine eğiliyor. Dava’nın bu son sahnesi üzerine Michael Löwy’den Gilles Deleuze-Felix Guattari’ye, Roberto Calasso’dan Walter Benjamin’e kadar kafkasever çoğu yazar Kafka hakkında yazdıkları kitaplarında görüşlerini bildirmişlerdir. İnsanın öldükten sonra da devam eden utancının bir nevi arkeolojisinin gerçekleştirildiği bu kitapta sadece Kafka’nın “Dava”sı bu minval üzere incelenmemiş, dünya edebiyatında utancı konu edinmiş, bir şekilde utanca değinmiş sanatçı, sinemacı, filozof ve yazarların eserlerinde de utancın izi sürülmüştür.(Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Ketebe","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47910189138179,"sku":"79449","price":14.24,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001836918001-1.jpg?v=1775360127"},{"product_id":"anadolunun-unutulmaz-sokak-oyunlari-ve-piyesler-79534","title":"Anadolu'nun Unutulmaz Sokak Oyunları ve Piyesler","description":"\u003cp\u003eAnadolu'nun hemen her köyünde her kasabasında yüzyıllardır oynanan sokak oyunları vardır. Bunları çocuklar kimi zaman da yetişkinler oynarlar. Oyunları ve nasıl oynandıklarını bilirdik. Ancak şehirleşme ve sosyal yaşamdaki değişim, çocukların apartmanlarda sıkışıp kalmalarına sebep oldu. Çocukların, gençlerin ve ebeveynlerin ellerinde cep telefonu ve oyunlar oradan oynanıyor. Oynanan oyunlar artık bizim değil, içlerinde bizim kültür ve tarihimizden hiçbir şey yok, aksine bu oyunlar zaman zaman kültürümüzü ve değerlerimizi kötülemektedirler.Bu kitap ile okurlara unutulmaz oyunlarımızı unutturmamak için küçük bir adım atılmıştır. Devamı gelmeli. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Omca","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47910192709891,"sku":"79534","price":14.55,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001837363001-1.jpg?v=1775360229"},{"product_id":"asiyenin-harami-87050","title":"Asiye'nin Haram'ı","description":"\u003cp\u003eBunaltıcı gecenin ilerleyen saatinde, yatak odamın açık penceresinden köpek havlamaları duyuluyordu.\u003cbr\u003e\nKöpeklerin sesleri, yaş ve cinsine göre farklılık gösteriyor, bu yüzden kiminin tiz kiminin davudi sesi aralıklarla kulağıma kadar geliyordu.\u003cbr\u003e\nSokaklarda o kadar çok sahipsiz köpek vardı ki her birinin çıkardığı ses, sanki piyanonun seksen sekiz tuşundan gelen ses bütünlüğünü oluşturuyor gibiydi. Köpeklerin biri, diğerinin çıkardığı sese karşılık veriyormuş gibi yaparak ahenge bütünlük katıyordu. Bu akortsuz melodiye başka hayvanların sesleri de eklenince Bremen mızıkacılarına benziyordu.\u003cbr\u003e\nİlerleyen zamanda buna komşunun ahırındaki ineklerin böğürtüsü de eklenince buzağılar kayıtsız kalamıyor, bu sayede orkestra bütünlüğü tamamlanmış oluyordu.\u003cbr\u003e\nGecenin bu vaktinde boş sokaklarda maksatsızca dolaşan, kendini bilmez motosikletli gençlerin çıkardığı gürültü, bu armoniyi bozuyordu.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003cbr\u003e\n \u003c\/p\u003e","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911075774723,"sku":"87050","price":21.21,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001863615001-1.jpg?v=1775397391"},{"product_id":"edebiyatin-iyilestirici-gucu-95261","title":"Edebiyatın İyileştirici Gücü","description":"\u003cp\u003eYazmanın ve okumanın insan üstünde iyileştirici bir etkisi olduğu hem yazarlar hem de okurlar tarafından sık sık dile getirilir. Meseleye “hikâyeler kurmak” açısından baktığımızda bile mesela hayal kurmanın, masallar anlatıp dinlemenin üzerimizde “terapi gibi” bir etki yarattığı, bize teselli ve umut verdiği herhalde inkâr edilemez.Ahmet Sarı, Edebiyatın İyileştirici Gücü’nde engin birikimi ve yazmak üzerine, okumak üzerine derin mütalaalarıyla kurmacanın bizi hayata daha çok bağlayan, acılarımızı daha katlanılır kılan, bizi “iyileştiren” tarafını ele alıyor.İlgi alanı Rilke’den Kafka’ya, Bernhard’a, Hölderlin’e; oradan tarihe, psikanaliz ve felsefeye uzanan Edebiyatın İyileştirici Gücü; bizi edebiyat-terapi ilişkisini birçok alandan sayısız anekdot, tanık ve örneği inceleyerek kurmacayı, edebiyatı, onların üzerimizdeki etkisini ve bizzat kendimizi sorgulamaya çağırıyor. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Ketebe","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911468302595,"sku":"95261","price":14.78,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001886832001-1.jpg?v=1775408094"},{"product_id":"annemi-bir-ugultuya-yasladilar-97216","title":"Annemi Bir Uğultuya Yasladılar","description":"\u003cp\u003eAnnemi Bir Uğultuya Yasladılar Ahmet Sarı'nın yedinci öykü kitabıdır. Merhamet Dilercesine Gökyüzüne Bakmak adlı ilk öykü kitabından, Kendi İmdadına da Koşup Gelen Hızır adlı son öykü kitabına kadar Sarı'nın temel izledikleri korku, dehşet, tekinsiz olana yönelmelidir. Takıntılı ve hastalıklı figürlerin garip olaylarını; anormallikler psikolojisine kapılmış karakterlerin trajik, garip tuhaf öykülerini gördük bu hikayelerde. Yeri geldiğinde küçürek öyküler halinde vurucu bir antalımla ele alınan bu öykülerin soluğu Annemi Bir Uğultuya Yasladılar adlı bu öykü kitabında biraz da artmıştır. Daha önceki öykü kitaplarında önümüze çıkan tasavvufi temalar, selim olanı öykülerde tema olarak ele almıştı; harfe saygı, bir muvakkithaneler kapandığı için çektiği çile gibi geleneksel temalara başvurma, onları ele alma kendini hissettirse de bu öykülerde yeni bir yönelim de dikkati çekmektedir. Bu: \"fantastik olana yönelim\"dir. Batı'da \"doppelganger\"kavramıyla edebi eserlerde kendisini gösterene \"ruh ikizi\", \"benzer\", \"eş ikiz\" konulu öykülerin yanına Sarı öykücülüğünde daha önce dikkat çekmeyen fantastik bir unsur olarak, görünmeyen dünyanın çanlıları da gelir ve öykülere eklenir. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Hece Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911562019075,"sku":"97216","price":16.62,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001891906001-1.jpg?v=1775410758"},{"product_id":"kafkaesk-anorexia-franz-kafkada-aclik-bilinci-ve-kulturu-103897","title":"Kafkaesk Anorexia - Franz Kafkada Açlık Bilinci ve Kültürü","description":"\u003cp\u003eKafka çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmet Sarı, ünlü yazarın az bilinen bir yönüne ışık tutuyor: Kafka’nın vejetaryenliği, yeme-içme alışkanlıkları ve bunların eserlerine yansımalarını, titiz bir çalışmayla inceliyor. Kafka’nın pek bilinmeyen bu yönü, yazdıklarını yorumlamakta size bambaşka pencereler açacaktır.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\n“Kafkaesk Anorexia” sadece beden ve başın, ruhla bedenin birbirinden kopukluğunu dillendirmez, bir varlık alanına açılarak organsız beden oluşluğu da dillendirir. Somut etten soyut alana açılmayı bir ödev sayar. Derisi, kılları, gözenekleri olan; terleyen, kanlı canlı etten olan, kanlı canlı bir et parçasında şekil bulan ve bu canlının zihninde yurt edinen, yuva kuran ancak onun zihninde gelişme ve serpilme olanağına sahip epistemenin, bilginin, bilmenin de bir anorexik kazısını amaçlar.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eAhmet Sarı (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Cem Yayınevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911946780931,"sku":"103897","price":15.0,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001907679001-1.jpg?v=1775421610"},{"product_id":"yorukler-buyuk-menderes-vadisinde-yasamis-gocebe-turkler-119253","title":"Yörükler: Büyük Menderes Vadisinde Yaşamış - Göçebe Türkler","description":"\u003cp\u003eAnadolu Türklerinin önemli bir bölümü, Osmanlı döneminde de göçebe hayatına devam ederken, diğer yandan hızla yerleşik düzene geçerek şehirler, kasabalar ve köyleri oluşturmuşlardır. Bu yüzden, sayısı giderek azalan Yörükler, XX. yüzyılın üçüncü çeyreğinekadar varlıklarını sürmüşlerdir.Özellikle XVI. yüzyıldan sonraki süreçte, yerleşik düzende yaşayanlar ile konar-göçer Yörükler arasında bir sınıf farkı oluşmuş, yerleşik düzende yaşayanlar, konar-göçerlere; yürüyen, gezgin, bir yerde ikamet etmeyen anlamında; “Yörük,” lâkabını takmışlardır. Yörükler, kendine verilen bu lakaptan memnuniyetsiz olsa da zamanla alışmış hatta, kabullenmiş ve sahiplenmiştir. Yörükler, yerleşim alanlarından olabildiğince uzaklarda, gayrimeskûn alanlarda yaşamını sürdürmesine rağmen, yayladan kışlağa, kışlaktan yaylaya gidip gelirken, güzergâhdaki yerleşik düzende yaşayanlarla sürekli yüz-göz olmuşlar, bu yüzden aralarında derin husumete varan gerilimler yaşanmıştır. Öyle ki; Yörükler ile yerleşik düzende yaşayanlar arsındaki gerilim, karşılıklı atışmalara kadar varmış, yerleşik düzende yaşayanlar, Yörükler için;“Yörük Yörük yürüdü, kıllı deriyi sürüdü. Yörük ne bilir bayramı, hörp hörp içer ayranı… “ Ve buna benzer tekerlemeler uydurmuşlar; Yörükler ise buna;“Köylü köylü kömeli, art bacağı yamalı. Yamasını sökmeli, yol üstüne dikmeli, gelen geçen bakmalı…”Şeklinde tekerlemelerle karşılık vererek, birbirlerini aşağılamaya çalışmışlardır. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912956657923,"sku":"119253","price":23.42,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001947339001-1.jpg?v=1775444332"},{"product_id":"sairaneligin-karanligindan-paul-celanin-siir-estetigi-124837","title":"Şairaneliğin Karanlığından - Paul Celan'ın Şiir Estetiği","description":"\u003cp\u003eAdorno, “Auschwitz’den sonra şiir yazmak barbarcadır.” demişti. Olanca zayiat arasında kaybedilmemiş tek şeyin dil olduğunu bilen ve anadilini tüm yaşananların şahitliğine çağıran Paul Celan’ın meşhur “Ölüm Fügü” şiiri Adorno’nun bu cümlesine verilebilecek en güzel cevaplardan biridir. Neticede milyonlarca ölü, şiirlere gömülmeyecekse nereye gömülecektir? Ahmet Sarı, Şairaneliğin Karanlığından’da Alman edebiyatının önemli isimlerinden Paul Celan’ın şiir poetikasına eğilerek onun, gecenin sonuna yolculuk eden ışıl ışıl, karanlık sözcükleriyle bizi karşı karşıya getirir. “Ölüm Almanya’dan gelen bir ustadır” diyerek şairin oluşturduğu gölgeli söyleme, kelimelerindeki seslere ve sessizliğe daha dikkatle bakmaya davet eder bizi. Böylece, Kara Ormanlar’daki uzun yürüyüşlerinden yaşam hikayesine, şiirlerinde açıkça görülemeyen politik göndergelerden çağdaşı edebiyatçı ve felsefecilerle olan ilişkilerine kadar eksiksiz ve etkileyici bir Paul Celan portresi çizer. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Ketebe","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47913667461379,"sku":"124837","price":14.96,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001962786001-1.jpg?v=1775473209"},{"product_id":"tersine-cevrilmis-bir-teoloji-ahmet-hamdi-tanpinar-yazilari-143296","title":"Tersine Çevrilmiş Bir Teoloji - Ahmet Hamdi Tanpınar Yazıları","description":"\u003cp\u003eTanpınar sevgisinin bir susuzluk hali olduğunu biliyorum. Şiirle, hikâyeyle, edebiyatla, edebiyat kuramıyla ilgilenen biri olarak ömrüm boyunca Tanpınar okumalarımı sürdürdüm. Bir estetle uğraşmanın insanı çoğalttığını görüyor; topyekûn bir nazarın insanı başka anlam derinliklerine götürdüğünü kavrıyorum. Tanpınar`ın kendi zamanında sözünü ettiği eserlerinin görmezden gelinmesi ve \"sükût suikastı\"ndan onun \"fetişleştirildiği\" ve \"yüceltildiği\" zamanlara eriştim. Ben bir yazar hakkında sayısız eserin çıkmasını bir sıkıntı olarak görmüyorum. Kaliteli ve basite kaçmayan etütlerin yazarı çoğalttığı, okur indinde onun anlaşılmasını sağladığı tartışılmazdır. Bu nedenle Tanpınar hakkında yazılı her şeyi topladım, topluyorum. Tanpınar hakkında düşünüyorum. Bu ilgi ve merakımı bilen dostlar benden dergilere yazı talep ettiklerinde; Tanpınar sempozyumlarına beni davet ettiklerinde bunu memnuniyetle kabul ettim. Severek ödevime çalıştım. Güzel metinler doğdu. Şimdi bunları çok değerli okurlara sunuyorum. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Çizgi Kitabevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47917590282499,"sku":"143296","price":13.56,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002018944001-1.jpg?v=1775568529"},{"product_id":"yezbul-daginda-durulmus-bir-geyik-sezai-karakoc-yazilari-165676","title":"Yezbül Dağında Durulmuş Bir Geyik - Sezai Karakoç Yazıları","description":"\u003cp\u003eTüm büyük şairlerin bir derdi varsa Sezai Karakoç’un da derdi Diriliş davasıydı. İslam’ı eğip bükmeden, kitabın ortasından sözlerini kurarak, İkinci Yeni’de bir yığın büyük şair İslam’ı yaşantıyı bir dava haline getirmezken bundan o zamanlarda bile gocunmayan birinin davasıdır bu. Tüm Karakoç külliyatı aslında Diriliş ruhunu taşır. Allah’ın birliğine, İslam’ın ve imanın şartlarının gerekliliğine, İslam topraklarının önemine, hepimizin yitirdiğimiz ve asude olanın bilincine varmamız gerektiğini çığırır durur bizlere. Karakoç, geleneği terk etmeden yeni şeyler de söyleyebilmeyi; kendi şiir dilini, kendi nesir dilini bulmayı, metafiziği ve Allah inancını şiar edinmeyi kattı bana. İslam mesajını okurların ensesine şaplak atar gibi dillendirmeyi değil de balın içindeki şeker gibi eritip metinlerde bizlere sunabilmenin güzelliğini gördük onda. Elbette İslam iklimini metinlerinde alenen görebiliyoruz ama metaforlarının, mecaz- larının, teşbihlerinin, benzetmelerinin büyüklüğünü nasıl inkâr edebiliriz. Bunları öğretti Sezai Karakoç bizlere. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Çizgi Kitabevi","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47920505979139,"sku":"165676","price":11.67,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002089387001-1.jpg?v=1775650536"},{"product_id":"agaci-bahara-cesaretlendirmek-gogsunde-makine-kalbi-tasiyan-insana-reddiye-168826","title":"Ağacı Bahara Cesaretlendirmek (Göğsünde Makine Kalbi Taşıyan İnsana Reddiye)","description":"\u003cp\u003eAhmet Sarı’nın öyküleri bir durak. Alışkanlıklarla bakılıp geçilen, hatta bakılmadan geçilen küçük şeyler hakkında özenli bir saygı. Sarı; eşyaya, hayata, ölüme, insana dair kısa ve çarpıcı anlatılarla öykü yolculuğunu sürdürüyor. Gittikçe daha derin, daha felsefi katmanlar kazanan öykülerinde, bazen mahyasındaki yazıya gücenmiş bir caminin sesiyle bazen yere atılan bir hurma çekirdeğinin hâletiruhiyesiyle bazen de şehrin ortasındaki havuzda kendi yalnızlığına sarılan kuğunun hüznüyle karşılaşırız. Bu karşılaşmalar bir yandan bizi eşyanın kalbine bir yandan kendi kalbimize yaklaştırır.Kadim soruları gündelik hayattan kesitlerle uykusundan uyandırıyor Ahmet Sarı. Bunu yaparken sessiz, sakin, telaşsız bir usul benimsiyor. Kurmaca evreninin kurallarına riayet ediyor. Ağacı Bahara Cesaretlendirmek’te çarpan, büyüleyen, yakalayan, değiştiren, düşündüren küçük anlara odaklanan yazar, okuru da kalbin bütün baharlarına cesaretlendiriyor. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Hece Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47920767959299,"sku":"168826","price":15.5,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002096818001-1.jpg?v=1775656374"},{"product_id":"gulnar-gulistan-gulnar-192138","title":"Gülnar Gülistan Gülnar","description":"\u003cp\u003e...Yanlışı düzeltme imkânım yoktu. Öyleyse, doğrunun ortaya konması lazımdı. Bunu kim yapacaktı? “Madem Gülnar’ın çocuğusun, üstelik Tarih Öğretmenisin, sen niye yapmıyorsun?” dedim kendi kendime. Yeniden, daha derin bir araştırma yaparak yazmaya karar verdiğimde, bir yayıncı arkadaşımın, “Roman şeklinde yazarsan, okuyucuyu sıkmaz. Bir roman okurken, tarihini de öğrenmiş olur.” demesi üzerine, şu anda elinizde tuttuğunuz bu roman ortaya çıktı.\u003cbr\u003e\nRomanda geçen olayların tamamı, tarihi gerçeklerdir. Olayların meydana geldiği zaman, yer, oluş biçimleri ve kahramanları, gerçekte nasıl olmuşsa öyle aktarılmıştır.\u003cbr\u003e\nGayret bizden, Tevfik Yüce Allah’tandır. \u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gülnar Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47924753105155,"sku":"192138","price":27.6,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002147071001-1.jpg?v=1775724908"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/ahmet-sari.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}