{"title":"Ahmet İlhan","description":null,"products":[{"product_id":"renkli-golgeler-53338","title":"Renkli Gölgeler","description":"\u003cp\u003eBir halkın dramının epik bir anlatımı! Topraklarından, atalarından ve dahi tarihlerinden kaçan insanların hüzünlü öyküsü! Bin yılların çığlığının romanı!\u003cbr\u003e\n“Geş kan içinde babasının koynunda öğleye kadar kaldı. Sonra dışarıdan bir ses duydu ve kulak kesildi. Bu ses amcası Zal’in sesiydi. Avludan ulumaya benzeyen bir ağlama sesi gelmeye başladı. Öyle derinden, öyle içli, yakıcı bir çığlıktı ki bu sanki bin yılların çığlığıydı. Bin yılların kederi, bin yılların çaresizliği bu çığlığın içine sığmış gibiydi. Zal amcası çığlığına hiç ara vermeden kapıdan içeriye bakmış ve daha bir şiddetle, titreyerek ağlamaya, kendini yerden yere vurmaya başlamıştı. Ayaklarının altındaki kanı alıp alıp yüzüne sürüyordu. Sonra ölülerin üzerinde gezdirdi kan çanağı olmuş gözlerini ve tekrar başladı bin yılların çığlığını atmaya. Bu şekilde, sesi kısılana kadar ağladı, inledi. Elleri, yüzü, gözü her yeri kan olmuştu Zal’in. Sonra ölülerin arasına uzandı onlar gibi cenin vaziyetinde uzandı, uzun süre öylece kaldı. Sadece titriyor, inliyor ve ara sıra sayıklamaya benzer sesler çıkarıyordu. Nice sonra kalktı ve avlu merdiveninin üstüne çömeldi. Sırtını kızıl köpeğin gövdesinin hemen yanındaki duvara dayadı. Her nedense dönüp gözlerinin içine, yüzüne baktı kızıl köpeğin. Gözlerinde yiğit, mert, öfkesi öylece orada donmuş gibi bir ifade sezdi. O an yıkılmış dünyasının içinden cılız da olsa bir yardım elinin ona uzandığını hisseti. Bu duygunun ne olduğuna kafasını yoracak durumda değildi. Bu güçle inlemeleri, titremeleri kesildi. Daha düzenli nefes almaya başladı. Bir sigara çıkardı yaktı, derin bir nefes çekti sigarasından. Dumanını dışarı vermedi, içinde kayboldu dumanı. Gözlerini kısarak ölüm sessizliği içindeki köyün ufuklarına doğru baktı, baktı.”\u003cbr\u003e\n  (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47907952689411,"sku":"53338","price":11.4,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001701991001-1.jpg?v=1775306539"},{"product_id":"defakto-kanon-miti-olarak-ahmed-arif-88998","title":"Defakto Kanon Miti Olarak Ahmed Arif","description":"\u003cp\u003e\"Ahmet İlhan, hem edebiyatımızda yeterince tartışılmayan kanon kavramını hem Harold Bloom’dan yola çıkarak tekil kanon kavramını ele alıyor hem de Ahmed Arif şiirini Batı şiir terminolojisine ait kavramlarla analiz ediyor. İlhan, eserinde; trajedi, ideoloji, arzu, ekoeleştiri, ses, metafor, tarih gibi birçok kavram etrafında Ahmed Arif şiirinin analizine yer vererek şairin şiirlerini; çoğu duygusal ve kişisel hikayelerin anlam alanlarından, bilimselnesnel eleştirinin alanına taşımaktadır.\" (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Klaros Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911160742147,"sku":"88998","price":16.5,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001868846001-1.jpg?v=1775399856"},{"product_id":"spinoza-kant-schopenhauer-ve-nietzsche-felsefesinde-duygularin-anatomisi-ve-siirsel-izdusumleri-119298","title":"Spinoza - Kant - Schopenhauer ve Nietzsche Felsefesinde Duyguların Anatomisi ve Şiirsel İzdüşümleri","description":"\u003cp\u003eAhmet İlhan’ın Spinoza, Kant, Schopenhauer ve Nietzsche Felsefesinde Duyguların Anatomisi kitabı, bizi dört büyük filozofun duygu tanımları, çözümlemeleri ve betimlemeleriyle felsefenin içine; şairlerin güçlü sezgileri ve yaratıcı imgelemleriyle felsefenin canlı yaşam akışına çekiyor. Bu geniş ve kapsamlı felsefi duygu çalışması, bizi, Spinoza’nın, duyguların matematiksel hassasiyetle incelenebileceğini, duygu tarafından motive edilen insan davranışının tamamen anlaşılabilir ve açıklanabilir olması gerektiğini öne sürmesini, devrimsel bir gelişmenin yansıması olduğunu; Kant’ın duygu, akıl ve eylem arasındaki ilişkileri, bağları çözümlemeye çalışırken eylemlerimizin bilgiyle nasıl iç içe geçtiğini ve eylemlerimizin duygu ile akıl arasındaki gerginliğe nasıl vesile olduğunu; Schopenhauer’in insanın sürekli bir gereksinme “isteme” halinde kaçınılmaz olarak hayal kırıklıkları ve acılar çekmeye yazgılı olduğu biçimindeki yaklaşımını; Nietzsche’nin kadim duygularımızla ilgili olarak bize inandığımız, bildiğimiz, sandığımız ve düşündüğümüz her şeyin büyük bir yanlışın parçası olabileceği ihtimalini göstermesini ise büyük bir ilgiyle okumaya ve yeniden düşünmeye yönlendiriyor. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Sümer Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912958263555,"sku":"119298","price":20.82,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001947456001-1.jpg?v=1775444408"},{"product_id":"namaz-ve-infak-129425","title":"Namaz ve İnfak","description":"\u003cp\u003eBu dereceye ermek için son peygambere ve son kitaba inanmak ve ibadetlerin reisi olan, namaz ve sadakaya önem vermekle olacağını hem Kur’ân, hem de efendimiz (sav) bildiriyor. Evet.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nNamaz, sadaka ve infak. Yani Allah’a ve onun kitabı olan Kur’ân’a inandıktan sonra olmaz ise olmaz üç şey -zinhar lazım ve gerekli- nedir o? Namaz, sadaka ve infak. Şimdi bu iki iş çok önemli, neden?\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\nKur’ân’ı Kerîmde 86 yerde, Allâhu Teâlâ namaz ile sadakayı beraber emir ediyor. Bakın! Daha ilk surenin Bakaranın 3. ayeti kayba imandan sonra, namaz ve sadaka gelir. Şimdi dikkat, bu 3 ibadet şekli: biri var diğeri yoksa Allah korusun, üçü de kabul olmayacağını efendimiz (sav) haber veriyor. Adama bakıyoruz, bedava namazı kılıyor. Hatta beş vakit camide kılıyor. Fakat iş sadakaya gelince zekâta gelince infaka gelince hayır ve hasenata gelince adamın eli cebine gitmiyor. İşte bu adamın namazı kabul olmuyor. Bunun aksine, böyle namaz yoksa zekâtı, sadakası, infakı kabul olmuyor. Bu durumlar hakkında efendimizden (sav) sahih rivayetler var. Allah korusun! O verdiği zekât, sadaka ve infak Allah katında makbul olmuyor. Bu kıyas bizim kafadan attığımız bir kıyas değildir. Efendimizin (sav) sözleridir. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Değişim Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47913969451267,"sku":"129425","price":21.01,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001977539001-1.jpg?v=1775480088"},{"product_id":"melih-cevdet-anday-siirinin-felsefi-gizemi-174499","title":"Melih Cevdet Anday Şiirinin Felsefi Gizemi","description":"\u003cp\u003e“Ahmet İlhan’ın, Melih Cevdet Anday Şiirinin Felsefi Gizemi kitabında getirdiği özgünlük ve pratik çözüm, konu edilen hermetik şiiri açılmayabilmek için birbirinden farklı yöntemleri ve dolayısıyla bakış açılarını sentezleyerek bir arada kullanabilmesidir. Anday, 1960’lı yıllardan itibaren yaptığı edebiyatı büyük oranda değiştirmiş, çağdaşı pek çok şair gibi kapalı, soyut ve granit bir şiiri okur önüne koymuştur. Melih Cevdet’in şiirinin bu yeni evresinde felsefi kaynaklardan, mitolojiden, antik tarihten geniş olarak beslendiğini ve giderek kendine özgü bir felsefi şiiri kurduğunu gözlemleriz. Böylesi girift ve kaotik şiirsel bütünce karşısında Ahmet İlhan, yöntembilim konusunda eklektik bir tutumu benimsemiş; felsefi kavramlardan ve literatürden, özel olarak varoluşçuluktan, fenomenolojiden, hermetizmden ve modern dilbilimden yararlanarak inceleme nesnesini yorumun odağına yerleştirmiştir. Tüm bu eleştirel adımlar için kendisine eksiksiz bir kuramsal çerçeve hazırlayabilmek adına eski Yunan’dan beri tartışılagelen felsefi şiir önermesiyle işe başlamış ve bunun izini Batılı kaynaklardan sonra kendi edebiyatımızın mistikleri üzerinden geçerek Hilmi Yavuz’a, Yücel Kayıran’a kadar getirmiştir.” –Prof. Dr. Oktay Yivli“Anday Şiirinin anlaşılamazlığını, yorumlanamazlığını, felsefi içerikler ve hermetizm bağlamında ele alan bu çalışmada, görüldü ki Anday şiirinin anlamına nüfuz edilememesi daha çok şiirsel metnin alt katmanlarını oluşturan ve bilgisine kolayca ulaşılamayan zengin ve derin düşünsel, felsefi içerikler nedeniyle olmuştur. Anday, şiir geleneğinde sıkça yer bulmayan; anakronizm, zaman, tarihsellik, Bergsoncu unutma-hatırlama, süreklilik, doğa, doğa ve zaman içinde insan, görüngüler, anlam, us, hiçlik, geçicilik, bilgi, algı, özgürlük, varoluş sorunsalı, eski Yunan mitolojisi gibi sıra dışı temalara yönelmiştir. Ahmet İlhan, bütün bu temaların ve özel olarak da Anday’ın şiir dilinin ve imgeleminin yarattığı anlaşılması zor, kompakt ve opak anlamsal yapıyı okurun algısına açabilmek için, şairin şiirlerinde izlerine rastladığı Egzistansiyalizm, Hermetizm, Fenomenoloji, Saussure ’in dile yaklaşımı gibi felsefi ve düşünsel içeriklerden yararlanmıştır.” (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Günce Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47922808717571,"sku":"174499","price":17.25,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002107870001-1.jpg?v=1775685043"},{"product_id":"m-c-anday-romanlarinda-felsefi-ve-dusunsel-gizem-205448","title":"M.C.Anday Romanlarında Felsefi ve Düşünsel Gizem","description":"\u003cp\u003eMelih Cevdet Anday’ın Aylaklar, Gizli Emir, İsa’nın Güncesi ve Raziye adlı son dört romanı, birçok eleştirmenin ve okurun, anlamlarına nüfuz edilemiyor, anlaşılamıyor diye işaretledikleri romanlar olur. Bu anlaşılamamazlığın sebeplerinin izini sürmek amacıyla yola çıkan Ahmet İlhan’ın, bu dört roman üzerinden sürdürdüğü bu çalışmada romanların olay yapısının ardında gizlendiği varsayılan alt metinlerdeki düşünsel ve felsefi izleklere odaklanılmıştır. Yorum ve analiz çalışmasında yazarın olay metinlerinde saklı fikirlerine analitik bir değer katmak, İlhan’ın temel amaçlarından biri olmuştur. Anday romanlarının kompakt yapısında bir gizem olarak işaretlenen felsefi ve düşünsel temaların izini süren İlhan, bu temaları felsefenin bilgisiyle birlikte yorumsal alana taşır.\u003cbr\u003e\nAnday’ın romanlarına içkin düşüncelerini, düşünsel\/felsefi kavram ve içeriklerle karşılaştırmak, onlara analitik değer katmak ve bu yolla romanların anlamını açığa çıkarmak, bu çalışmanın ana hedeflerinden biri olmuştur. Bu karşılaştırmalar yoluyla Anday’ın düşüncelerini genişletmek, farklı bağlamlarda üzerinde düşünmek mümkün olmuştur.\u003cbr\u003e\nAylaklar’ la başlayıp Gizli Emir, İsa’nın Güncesi ve Raziye romanıyla tamamlanmış olan bu çalışmada romanların olay, karakter, yapı ve dil analizinin yanında, felsefi ve düşün içerikleri olan; hiçlik, bunalım, anlamsızlık, absürt, varoluşçu özgürlük, apokaliptizm, kötülük, post-modernizm, post-truth, şiddet, iktidar olma pratikleri, tahakküm kurma biçimleri, panoptikon, omniptikon, Homo sacer hukuku gibi temalara odaklanılmıştır. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Ayrıkotu Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47926786162947,"sku":"205448","price":21.83,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002170218001-1.jpg?v=1775753322"},{"product_id":"akil-descartes-ve-spinoza-felsefesinde-aklin-anatomisi-227506","title":"Akıl: Descartes ve Spinoza Felsefesinde Aklın Anatomisi","description":"\u003cp\u003e\"Akıl Descartes ve Spinoza Felsefesinde Aklın Anatomisi\", gerek akademisyenlere gerek felsefeye ilgi duyan okurlara, akıl kavramını en geniş tarihsel ve kuramsal bağlamıyla düşünme imkânı sunuyor.\u003cbr\u003e\nAhmet İlhan, bu çalışma ile modern düşüncenin en sert sorusunu yeniden ortaya koyuyor: Akıl, insanı belirleyen bir yeti midir, yoksa insanın kendini kurma çabası mı? (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Klaros Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47929655001347,"sku":"227506","price":20.7,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002207792001-1.jpg?v=1775813367"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/ahmet-i%cc%87lhan.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}