{"title":"Ahmet Aydoğan","description":null,"products":[{"product_id":"akil-sagligi-2127","title":"Akıl Sağlığı","description":"\u003cp\u003eÖnümüzü göremediğimiz, gördüklerimizin de hayır mı şer mi olduğunu seçemediğimiz bugünlerde var olan aklımıza mümkün olduğu kadar mukayyet olmamız lazım. Sağlam ve sağlıklı bir akıl bugün bize her zamankinden fazla lazım. Fakat herkes elbirliği etmiş bizi aklımızdan etmek için uğraşıyor.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e\"Herkesin aklı kendisine yetsin. Kimse kimsenin zebunu olmasın,\" diye yola çıkıldı; düşürülecek son kale olarak ne hikmetse hedefe akıl konuldu. Bir yandan 'operasyon', 'manipülasyon', 'promosyon', 'propaganda' vb. gibi muhtevasından haberdar olmadığımız için dilimizde de karşılığı olmayan tabirler havada uçuşuyor, bir yandan da tarihin kaydettiği en büyük safsatacılara bile parmak ısırtacak mugalata türlerine tanık oluyoruz.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eNe yapacağız, nasıl yapacağız da aklımıza mukayyet olacağız? Öncelikle aklın tuhaf bir cenderenin içerisinde olduğunu bilmemiz lazım. Eskilerin nazarında eğitimin esası aklı iştihanın bu cenderesinden kurtarmaktan ibaretti. Bütün masallar, bütün mitoslar bunu anlatır ve bunu bu tutsaklığın esrarengiz tabiatı sebebiyle bu kadar esrarlı anlatırlar. Oysa biz iştihayı gözü dönmüş tamah yaptık ve aklın başına musallat ettik. Akıl Sağlığı, Tartışma Sanatının İncelikleri'nin bıraktığı yerden devam  ediyor ve bir adım daha öteye taşıyor aklın müdafaasını...\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eİnce Kapak:\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 176\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2015\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003ee-Kitap:\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 123\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2016\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Say Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47897802965251,"sku":"2127","price":13.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000646956-1.jpg?v=1775084214"},{"product_id":"guz-dusuncesi-3215","title":"Güz Düşüncesi","description":"\u003cp\u003eÜlkeyi bir arada tutan bütün bağlar görülmedik bir hesapsızlık ve iş bilmezlik sonucu bir bir çözülüyor. Aşağılarda hazin şeyler oluyor. Yeryüzü, tarihi boyunca insanlar arasında hiç tanık olmadığı şeylere tanık oluyor.\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eBu hengâmede bir taraftan da kendilerinden bu olup bitenlerin ne manaya geldiğini öğrenebileceğimiz bir nesil sırlarıyla beraber sessiz sedasız kayıplara karışıyor ve hayat şimdi omuzlanmayı bekleyen bu ağır yükün altına girmelerini talep ettiğinde yaşı kırk civarında olan kuşak bir başına buluyor kendisini. Ve işte o zaman son on yıl zarfında hayatın çehresinin hiç farkında olmadan esaslı biçimde değiştiği ve birçok şeye bir daha geri gelmemek üzere veda edildiği kendisini birdenbire ve bütün acılığıyla fark ettiriyor.\"Güz Düşüncesi\" her şeyin şirazesinden çıktığı bir dünyada, ferdî hakikatini aramaktan vazgeçmemiş ve belki de bunun bir armağanı olan vicdanlarıyla duyulması gerekene duyarlı kalmayı başarmış kimselerin yakasını bir türlü bırakmayan o meşhur \"ne yapmalı?\" sorusuna eğiliyor, \"nereden başlamalı?\", \"nasıl bir yol tutmalı?\" sorularının cevaplarını arıyor. Bir araya gelme, bir araya geldikten sonra gelenleri bir arada tutacak ve onları bir gaye uğruna dağılmadan dağıtmadan omuz omuza mücadele etmeye sevk edecek şey, bu çerçeve içerisinde \"sohbet\"in yeri ve değeri, \"söz\"ün gücü ve güçsüzlüğü gibi meseleler ele alınıyor ve sonunda hayali bir muhavereyle bu teorik çerçeve farazi olarak sınanıyor.Yaşadığımız günleri anlamaya dair mütevazı bir düşünce çabası...\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 112\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2013\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Say Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47897863880963,"sku":"3215","price":13.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000434076-1.jpg?v=1775085012"},{"product_id":"dusunceye-cagiran-11009","title":"Düşünceye Çağıran","description":"\u003cp\u003eDüşünceye artık yurt müdafaası çağırıyor. Başkası değil. Ve yurt müdafaası düşünceye çağırıyor. Başka bir şeye değil. Yurdu içinde bulunduğu bu müdafaaya muhtaç durumdan ancak düşünce çekip çıkarabilir. Bu müdafaayı hakkıyla ancak düşünce yapabilir, başkası değil. Düşüncenin dışında bu müdafaaya soyunacak olanlar müdafaaya çağıran yurdu ancak daha hazin şeylere muhtaç hale getirirler.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eYurt müdafaası yurt topraklarını korumaktan ibaret değildir. Yurt topraklarının korunması kuru kuruya toprak davası gütmekten ibaret değildir. Yurt müdafaası yurt havasının yurt topraklarının üzerinde özgürce dolaşmasının yolunu açmaya katkıda bulunmaktır. Yurt havası yurt topraklarının üzerinde özgürce dolaştığı vakit yurt sakinlerinin üzerine kol kanat gerer. Ve böyle bir kol kanat germenin altında onların her biri kendince yurt havasını teneffüs ve terennüm eder.\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eOnun içindir ki \"Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır\" şiarı gerektiği gibi anlaşılabilmiş olsaydı kendi dışındaki hatlara sağır her türlü hat müdafaasının nihayetinde satıha kast edeceği anlaşılmış ve her türlü eksik noksan müdafaanın daha başlatılmadan önüne geçilmiş olurdu.\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eBöyle bir müdafaanın yolu bu müdafaanın erlerini yetiştirmekten, bu da böyle bir müdafaanın çetinliğine direnebilecek yurt yeteneklerinin ziyan olmamasına azami derecede duyarlık göstermekten geçer.\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 120\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2010\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eYayınevi: Say Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47900885123331,"sku":"11009","price":15.75,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000328510-1.jpg?v=1775143317"},{"product_id":"insan-soyunu-egitimi-aydinlanma-din-ve-egitim-13012","title":"İnsan Soyunu Eğitimi - Aydınlanma Din ve Eğitim","description":"\u003cp\u003eLessing'in hayatında çarpıcı olan sadece onun kim ve ne olduğu değil, fakat gerçek anlamda kim ve ne olmadığıdır. Birbirinden çok farklı alanlarda ardında bıraktığı açık mirasa rağmen Lessing ne bir filozof ve ilahiyatçı ne de sanat felsefesi veya dram teorisi üzerine sistematik bir düşünürdür. Lessing'in Die Erziehung des Menschengeschlechts (İnsan Soyunun Eğitimi, 1777\/80) başlıklı eseri insanı içinde mevcut olan en iyiye ulaşmak için hazırlayan vahyi, dünyanın nasıl aldığını ve halen almakta olduğunu açıklamaya çalışan bir denemedir. Bir bütün olarak insan soyunun eğitimi fikrini ve bütün toplumsal fenomenlerin karşılıklı olarak birbirine bağımlı olduğu varsayımını insanın doğayla birliği ve ahlaki ve siyasi teorinin karşılıklı ilişkisi kavramını içerir. Aydınlanmanın önde gelen simalarından Lessing, yaklaşık iki yüz elli yıl sonra Türkçeye kazandırılan İnsan Soyunun Eğitimi'nde bu sorunun cevabını arıyor ve eğitimi \"aklı hazır olduğu şeylere açma\" olarak tanımlıyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47900993945859,"sku":"13012","price":15.75,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000358130-1.jpg?v=1775145981"},{"product_id":"aska-ve-kadinlara-dair-schopenhaur-14369","title":"Aşka ve Kadınlara Dair Schopenhaur","description":"\u003cp\u003eBir şey ne kadar soylu ve mükemmelse onun olgunluğa erişmesi de o kadar geç ve yavaştır. Erkek akli melekesinin ve ruhi kabiliyetlerinin olgunluğuna yirmi sekizinden önce nadiren ulaşır; kadınlar ise henüz on sekiz yaşlarında; fakat kadınların durumunda bu çok zayıf ve dar sınırlar dahilinde gerçekleşir. Bu sebepten ötürüdür ki kadınlar bütün hayatları boyunca çocuk kalırlar, çünkü her zaman içinde bulundukları ana sıkı sıkıya bağlı kalarak sadece kendilerine en yakın olanı, olmak üzere olanı görürler, gerçek yerine bir şeyin görünüşüne teslim olurlar ve en önemli işlere karşı önemsiz şeyleri tercih ederler... Eski zamanlarda Almanların yaptığı gibi, güç ve nazik meselelerde kadınlara danışmak hiçbir surette hafife alınacak bir mevzu değildir çünkü onların meseleleri kavrayış ve değerlendiriş şekli bizimkinden oldukça farklıdır.    -A. Schopenhauer- (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47901091496195,"sku":"14369","price":13.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000222457-1.jpg?v=1775147776"},{"product_id":"egitim-uzerine-ruhun-egitimi-ahlaki-egitim-pratik-egitim-19851","title":"Eğitim Üzerine (Ruhun Eğitimi-Ahlaki Eğitim-Pratik Eğitim)","description":"\u003cp\u003eÖzgürlük sevgisi doğal olarak insanda o kadar güçtür ki, bir kere özgürlüğe alıştığında, artık her şeyi onun uğruna feda edecektir. Sırf bu sebepten ötürü talim-terbiyenin disiplin kısmı çok erken dönemlerde yerini almalıdır, çünkü bu yapılmadığı zaman, hayatta daha sonra kişiliği değiştirmek kolay olmayacaktır. Disiplinden yoksun [yani kendi kendine sınırlama becerisi gelişmemiş] insanlar gelip geçici her arzuyu, her hevesi takip etmeye yatkındırlar. Bunu vahşi kavimler arasında da görürüz, onlar her ne kadar bir müddet Avrupalılar gibi iş yahut vazifelerini yerine getirseler de, hiçbir zaman Avrupalılara, Avrupalıların tarz ve tavırlarına alışamazlar. Onlardaki, Rousseau ve diğerlerinin tassavvur ettikleri gibi, soylu özgürlük duygusu değil, fakat bir tür barbarlık –deyiş yerinde ise hayvanlık, henüz gelişmemiş insani tabiattır. Dolayısıyla insanlar kendilerini erken yaşlarda aklın buyruklarına boyun eğmeye alıştırmalıdır.\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 136\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2014\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eYayınevi: Say Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47901463871747,"sku":"19851","price":15.75,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000235763-1.jpg?v=1775155195"},{"product_id":"tartisma-sanatinin-incelikleri-20780","title":"Tartışma Sanatının İncelikleri","description":"\u003cp\u003eTanış olup tartışmaktan maksadın \"işi kolay kılmak\" olduğu söylenir. Fakat günümüzde en kolay işleri bile içinden çıkılmaz hale getiriyoruz. Niye bütün tartışmalarımız sarpa sarıyor? Neden hakikati aramak dururken öne sürdüğümüz şeylerin lehine önyargıların bizi tutsak etmesine izin veriyoruz? Hatta izin vermekle kalmayıp davayı bile bile yokuşa sürmenin, dolayısıyla hakkı adaleti engellemenin yollarını arıyoruz?\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eSchopenhauer Kitaplığı'nın bu onuncu kitabında düşünür bütün ömrünce çok çektiği ve çektiklerini yeri olsun olmasın, bulduğu her fırsatta dile getirmekten çekinmediği: \"İnsan doğasının yetersizliklerinin üzerini örtmek için kullandığı eğri yolları\",  \"inatçılık, kendini beğenmişlik ve namussuzlukla yakından akraba olan dar kafalılık ve yetersizliğin\" sinip pusuya yattığı yerleri bir bir açığa çıkarıyor. İkbal avcısı siyasetçiler, servet ve şöhret peşindeki dava vekilleri, hülasa mugalatayı meslek, safsatayı meşrep haline getirenler… savulun: İpliğiniz pazara çıkıyor!\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 152\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2014\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Say Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47902087184643,"sku":"20780","price":13.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000366733-1.jpg?v=1775168330"},{"product_id":"felsefe-tarihinden-kesitler-26000","title":"Felsefe Tarihinden Kesitler","description":"\u003cp\u003eElbette doğrusu felsefe sevdalılarının filozofların eserleriyle doğrudan muhatap olmalarıdır. Fakat bu günümüzde bir yandan gittikçe kabaran felsefe külliyatına hâkim olmanın güçlüğü, diğer yandan günlük meşgalelerin artan baskısı altında bunalan kitap okuru için kolay bir iş değildir.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eKökenleri ile birbirlerini takip edişlerinin zorunluluğu anlaşılmaya muhtaç düşünce sistemleri için yargılarına güvenilecek bir kılavuza duyulan ihtiyaç herhalde aşikâr. Onun nüfuz edici tecrit kudreti ve ayıklayıcı tenkit süzgeci sayesinde felsefe tarihi birbirini biteviye takip eden sistemlerin kuru hikâyesi olmaktan çıkacak, en azından, varlık muammasının esrarının aralanmasına dönük anlamlı girişimler bütünü olarak görülmeye başlanacaktır. Her bir filozofun ve öğretisinin bu tarih içerisindeki yeri ve kıymeti bu katkıya dair serdedilecek kıymet hükmünün ışığında aydınlanacaktır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003ePeki böyle bir kılavuzluğu dışarıdan, meslekten bir felsefe tarihçisi yerine içeriden, kendisi de bu muammanın çözümüne katkıda bulunmaya çalışmış bir filozof yaparsa? Ve o Schopenhauer gibi sözünü sakınmayan, söyleyeceğini sözü evirip çevirmeden doğrudan söyleyen bir düşünürse...?\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eFelsefe tarihinin engin vadisini meslekten tarihçinin kalıplaşmış tasnif usulleri, bayatlamış tasvir ve tavsif kalıpları kılavuzluğunda değil de bir filozofun kartal bakışlarıyla süzmek, onun güçlü sezgileri ve keskin kavrayışları eşliğinde tarassut etmek: kitabın okuruna vaat ettiği bundan daha azı değildir.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 216\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2014\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Say Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47902804672771,"sku":"26000","price":13.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000591769-1.jpg?v=1775175615"},{"product_id":"ideal-ve-gercek-29917","title":"İdeal ve Gerçek","description":"\u003cp\u003e\"Sınırsız uzayda, sayısız parlak küre. Her birinin etrafında dönen bir düzine kadar daha küçük aydınlanmış küre. Çekirdeği kızgın lakin dışı katı, soğuk bir kütle ile kaplı. Bu kabuğun üzerinde küflü, ince bir tabaka. İşte bu tabaka canlı ve bilgili varlıkları husule getirdi: bu, tecrübi hakikat, gerçek, dünyadır. Ancak düşünen bir varlık için, nereden [gelip] nereye [gittiğini] bilmeksizin, başlangıçsız ve sonsuz zamanda biteviye ve süratle ortaya çıkıp kaybolan hesapsız varlıktan sadece birisi olarak sınırsız uzayda serbestçe seyran eden bu sayısız kürelerden birinde bulunmak güvenilmez bir durumdur.\"\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e\"Dünyayı böylesine hayret verici ve güvenilmez yapan birçok şey arasında en ilk ve en başta gelenin, ne kadar sınırsız ve hudutsuz olursa olsun, onun mevcudiyetinin bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu, insanlar ancak binlerce yıl boyunca sadece nesnel felsefe yapmak için çaba sarf ettikten sonra keşfedebildi.\"\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003ePeki, sonsuz zaman akışına fırlatılmış insan hayatının gelip geçici kısalığına, varoluşumuzun asılsız - istikrarsız tabiatına, her yerde önümüzü kesen sayısız muammaya, bunca tezahürün anlamlı karakterine ve hayatın mutlak yetersizliğine rağmen: insanların ekseriyetinin yolunun felsefenin yanından yöresinden geçmemesini neye bağlamalı?\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eİnsan soyu mevcudiyet şartları bakımından kendisini böyle bir muammanın içinde bulmasına rağmen \"ancak şurada burada tek tük, mutlak nitelikteki istisnalar felsefe yaparlar. Bu rüya içerisinde geri kalanlar hayvanlardan pek de farklı bir hayat sürmezler ve uzun erimde onlardan ancak birkaç yıllık tedbir ve tedarikl[ilikl]eriyle ayrılırlar.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eİnce Kapak:\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 152\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2015\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003ee-Kitap:\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 120\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2016\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Say Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47903324406019,"sku":"29917","price":13.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000636523-1.jpg?v=1775180878"},{"product_id":"dusuncenin-cagrisi-30992","title":"Düşüncenin Çağrısı","description":"\u003cp\u003eUzun zaman önce Parminedes 'to gar auto noein estin te kai einai: Düşünme ve varlık aynıdır' demişti. Düşünce tarihi boyunca çok çeşitli yorumlara konu olmuş olan bu söz sonunda bir varlıkbilim meselesi olarak kabul edildi ve rafa kaldırıldı.\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eDescartes dünyanın ve insanın varoluşu üzerine büyük yalnızlık içinde yirmi yıl boyunca sürdürdüğü düşünmesini 'cogito, ergo sum: düşünüyorum, o halde varım' diye sona erdirdi. Bu, 'kuşku duyuyorum, demek ki varım' kestirmesiyle solipsizm (tekbencilik) uçurumundan kurtulma çabası olarak yorumlandı.\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003e'Düşündüğüm kadar ve düşündüğüm sürece varım' önermesi, hiçbir iddiası olmayan bir yorum olarak bile zihinlerde yer etmedi, dolayısıyla düşünmeyle var olmak arasındaki bağ uzunca bir zaman bir daha kurcalanmamak üzere örtük kaldı.\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eDünyanın ve insanın geldiği nokta her haliyle düşünmeye çağrıda bulunurken, karşılaştığımız her mesele bizi durup dinlemeye, dinleyip düşünmeye davet ederken neden düşüncenin izine rastlanmıyor? Düşünmeye bu ayak direyiş neye işaret ediyor?\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003eYaşadıklarımız bu çağrıya karşı gösterilecek serkeşliğin düşünmeyle erişilecek olanın kendisini geri çekmesiyle sonuçlandığını gösteriyor: Kitap, milletçe varlığımızın tehlikenin eşiğine geldiği şu günlerde bu tehlikeyi savuşturabileceğimiz tek ve biricik tutumağa mütevazı bir ışık tutmayı amaçlıyor.   (Tanıtım Bülteninden)    \u003c\/p\u003e","brand":"Say Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47905132413187,"sku":"30992","price":13.8,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000267175-1.jpg?v=1775232885"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/ahmet-aydogan.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}