{"title":"Adnan İslamoğulları","description":null,"products":[{"product_id":"kuyu-95606","title":"Kuyu","description":"\u003cp\u003eAdnan İslamoğulları, Kuyu’da, 12 Eylül’e giden yolun kişisel bir anlatısını, nahif bir aşk hikâyesinin gölgesinde, kuyuların içinden kendi içine seslenen genç bir ülkücünün, Yusuf Sancaktar’ın üzerinden anlatıyor.“Çanakkale’den Yemen’e, Sakarya’dan Balkanlara kadar “Hey on beşli on beşli” türküsüne şehit güftesi olarak düşen 1315 doğumluların üzerinde yükseldi bu devlet (…)Kabre sığmayan Ercüment Yahniciler, on dördünde Adem Pekmezciler, Mustafa Daşdangiller, henüz on beşinde bıyığı yeni terlemiş Balıkesirli Kemal Ürerler, sağır ve dilsiz Ahmet Sarpkayalar, Kenanlar, Bekirler, Hüseyinler. Bir iftardan sonra katledilen Ruhi Kılıçkıranlar, ciğerlerine hava basılarak şehit edilen Dursun Önkuzular. Babalarının gözleri önünde katledilen Serdar, Levent ve Uğur Erkenezler…Onların üzerinde yükseldi bu devlet.Recep Haşatlılar, Gün Sazaklar, cuma namazı çıkışında bıçaklanarak katledilen Alper Tunga Uytunlar... Vurulduğundan bir gün sonra toprağa düşen, evinin tek oğlu Bekir Çifterler, ailesinin tek çocuğu Bleda Aybars Tekinler, Hikmet Sağlamlar, Dursun İnceler, Refik Aslanlar ve Ahmet Çelikler (…) İşte bunların ve daha nicelerinin üzerinde yükseldi devlet ve biz buna fenafiddevle diyoruz Yusuf Sancaktar… Fenafiddevle bir karakterdir, bir seciyedir, bir ahlaktır, leke kabul etmez ve gökten inmez bir bayraktır, bağımsızlıktır… Hiç tasa etme Yusuf, bizim millet zaten kahramanın yaşayanını değil, ölenini yüreğinde yaşatır ve hak ettiği değeri ölünce verir.” (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911481311491,"sku":"95606","price":22.2,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001887795001-1.jpg?v=1775408477"},{"product_id":"kulhan-164164","title":"Külhan","description":"\u003cp\u003eMumdan bir gemi limanda ateş denizine açılmak üzere son yolcularını bekliyordu. Onlar ateş denizindeki mumdan gemiye binmek ve yanmak için ateşe doğru koşuyordu. Önlerindeki duvarı zafer takı zannedip süratle duvara doğru koştukları gibi, karanlıkta kendilerine uzatılan yılanı ip zannedip tutundukları gibi, ateşin yaydığı ışığı da yollarını aydınlatacak şehrayin sanıyorlardı.En fazla ne olabilirdi, yanabilirlerdi. Ateşten korkmuyorlardı ki yanmaktan neden korksunlardı? En fazla ne olabilirdi, suya ulaşamazlardı. Susuzluktan korkmuyorlardı ki, onlarınki zaten müzmin susuzluktu. En fazla ne olabilirdi, gölgeliğe varamazlardı. Kuyunun dibinden geliyorlardı, zaten gözleri de karanlığa alışkındı. En fazla ne olabilirdi ki, silinip giderlerdi bir gölge gibi. Kimse onlardan bahsetmemişti ki zaten. Ne bir romanları yazılmış ne bir filmleri çekilmişti. Sanki hepsi “Bizim Çocuklar” müstearının içinde kimliksiz yaşıyorlardı. Yazılmak gibi bir dertleri yoktu ki silinip gitmek umurlarında olsundu.Mumdan gemilere binmişler, ateş denizinde ilerliyorlardı. Yanmak, erimek ve ateş denizinde kor olmak mukadderattı onlar için…Adnan İslamoğulları Külhan’da yalnızca ülkücü-milliyetçi camianın röntgenini çekmekle kalmıyor, aynı zamanda “Yeni Türkiye”nin parke taşlarının nasıl döşendiğini de gözler önüne seriyor. Kuyu’nun karanlığı ile Külhan’ın ateşi arasında bırakılan Türk milliyetçiliğinin dramatik siyasal serencamını tıpkı uzun metraj, siyah-beyaz bir film gibi yine ustalıkla işlerken, büyük bir özenle ördüğü romanının sahici karakterlerine yine ustalıkla ruh üflemeyi ihmal etmiyor. Zengin Türkçesi ve şahane üslubuyla okurunu bir dil şöleninin içerisinde ağırlıyor âdeta. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47920380281091,"sku":"164164","price":22.2,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002085712001-1.jpg?v=1775647752"},{"product_id":"muntehir-190629","title":"Müntehir","description":"\u003cp\u003eCanip Bey bir süre ayakkabılara baktı. “Kusursuz cinayet yoktur ama kusursuz intihar vardır ve bu kusursuz bir intihardır,” dedi.Adnan İslamoğulları Müntehir’de polisiyenin sınırlarını yeniden belirliyor. Müntehirden geriye kalan ve okurunu kendisine âşık edebilecek kadar sanatkârane bir metni arasında saklayan deftere yalnızca bir üst kurmaca vazifesi yüklemiyor, aynı zamanda böylesine sanatkârane bir metnin modern bir kurmacayı nasıl sırtlanıp da taşıyabileceğinin dersini veriyor. Bu, belki de iki yakanın bir araya gelmesi gibi.Müntehir, son yıllarda “eğlencelik”, “dinlencelik”, “çerezlik” gibi kalıplara sıkışıp gitgide hor görülmeye başlanan polisiye türünü okurun zihninde yeniden konumlandıracak büyüklükte bir roman. Aperitif değil, hafif değil… “Çerezlik” hiç değil! İştahla yenmeye layık, başlı başına bir ana yemek.Hülasa, Müntehir’le birlikte polisiye artık bildiğimiz polisiye değil… (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Ötüken Neşriyat","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47924603814147,"sku":"190629","price":16.44,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002144570001-1.jpg?v=1775722408"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/adnan-i%cc%87slamogullari.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}