{"title":"Adnan Acar","description":null,"products":[{"product_id":"deer-misim-18827","title":"Deer Mişim!","description":"\u003cp\u003eBu ülkeyi ya da toplumu ele geçirmenin, onu yok etmenin en kesin ve kolay yolu ekinini yok etmektir. Bu da ekinin en temel öğesi olan dilde başlar. Bugün toplumumuzda 'dil'in içine düştüğü sorun küçümsenmekte, yaşanan bunca sorun arasında gereksiz bir ayrıntı gibi görülmektedir. Oysa dildeki bozulma ve çürüme hem o sorunların göstergesi hem de dolaylı olarak nedenidir. Belki de bu, yüzyılların duyarsızlığının ürünüdür; çünkü Arapça ve Farsça ile başlayan çürüme Fransızca ve İngilizce ile sürmüş, günümüzde de 'Amerikanca'nın etkisiyle 'düşünmeye bile yetmeyen' bir konuma 'Türkilizce'ye ulaşmıştır. Ve ne yazık ki bunun en önemli suçlusu da basın-yayın kurumları yani günümüzün özentili diliyle (Türkilizcesiyle) 'medya'dır. Oysa iletişimin temel gereci 'dil'dir. Bir toplum ancak kendi diliyle düşünebiliyorsa bir kişiliği var demektir. Mahmut Tali Öngören'in dediği gibi 'Türkçe'yi öldürmek, Türkiye'yi öldürmektir.'\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 227\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2004\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eYayınevi: Doruk Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Doruk Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47901386277123,"sku":"18827","price":26.65,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000152277-1.jpg?v=1775153833"},{"product_id":"estetik-21632","title":"Estetik","description":"\u003cp\u003eEstetik, Marksçı estetiği kapsamlı bir döküm ve güncel bir eleştiri ışığı altında, tarihselliğiyle gözlerimizin önüne seriyor. Çeşitli çalışmalarıyla tanıdığımız Adnan Acar, Estetik adlı bu çalışmasında Toplumcu Gerçekçiliğin, Marksizm ışığında şekillenen estetiğin, günümüze geliş serüvenini ve küreselleşen \/ küçülen bir dünyada seyrettiği izleği bizim için derliyor.\u003c\/p\u003e \n\n\u003cp\u003e\"Sanat ve bilim, gerek bireysel, gerekse toplumsal değişim için kullanılabilecek en etkin silahların başında gelmektedir. Anamalcılığın kendi düşüngüsü adına, oldukça başarıyla kullandığı bu iki silah, doğru algılanıp kullanıldığında, toplumcu düşüngülerin de yeniden güçlenmesini sağlayacaktır; çünkü özgür yaratıcılık ve sanat, tutucu tutumlar karşısında, yeni biçimlerle anlatımını araştıran bir başkaldırıdır.\"\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eAdnan Acar: 1957 yılında Aydın-Çine'de doğdu. İlk, orta ve liseyi Ankara'da okudu. 1981 yılında, 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Bölümü'nü bitirdi. Kısa bir süre hediyelik eşyası imalatı yaptıktan sonra 1989 yılına dek Ankara'da özel seslendirme, yapım ve çizgi film stüdyolarında ve Yeşilçam'da seslendirme teknisyenliği, kameramanlık, metin yazarlığı, yönetmen yardımcılığı ve yönetmenlik yaptı. Bu süre içinde pek çok tanıtım filmi, belgesel, reklam filmi ve çizgi film yaptı. 1989 yılında sözleşmeli, 1990 yılında da kadrolu olarak TRT'ye girdi ve halen TRT'de yönetmen olarak çalışmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e1980'li yıllardan bu yana pek çok dergide şiirleri ve yazıları, Yeni Yüzyıl, Cumhuriyet, Sabah, Birgün gibi gazetelerde de makaleleri yayımlandı. Emek, Evrensel, Aydınlık gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Üç resim sergisi açtı. Bugüne dek bir müzik albümü ve beş kitabı yayımlanan Adnan Acar 2004 yılından bu yana \"şairçıkmazı\" adında bir şiir-yazın dergisi çıkarmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eYazarın basılı çalışmaları şunlardır: Aynıyla İnsan, Aşktan Söz Ederken Alçak Sesle Konuşunuz, Deermişim, Sözün Büyüsü, Bana Bir Yalnızlık Bıraktın.\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 224\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2012\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Doruk Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Doruk Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47902163665155,"sku":"21632","price":26.65,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000410609-1.jpg?v=1775169507"},{"product_id":"nobel-orhan-pamuk-ve-yazarligi-24724","title":"Nobel Orhan Pamuk ve Yazarlığı","description":"\u003cp\u003eİçinde yaşadığı toplumu fildişi kulelerden izleyen birinin, yaşamı AnaBritannica'lardan öğrenmesi doğaldır. Orhan Pamuk'la ilgili yazınsal inceleme yapmamızın tek nedeni Pamuk'un yazım hatalarını bulmak değildi. Çabamız Nobel ödülü almış bir yazarın kitaplarını nesnel gözle incelemek ve hak ettiği değeri ortaya çıkarmaktı. Yaptığımız inceleme bize gösterdi ki yetiştiği ekini (kültürü), yerleşik söz kalıplarını, sözcüklerin halk arasındaki kullanılışını ve algılanış biçimlerini bilmeyen biri nasıl da zaman zaman bilgisiz, zaman zaman da gülünç duruma düşebiliyor. Gerçi buna benzer bir eleştiriyi bizden çok önce, Adana'nın Seyhan ilçesinde yaptığı bir söyleşide, Prof. Dr. İlber Ortaylı dile getirmişti. Ortaylı, Orhan Pamuk'un bir kitabındaki anlatımsal ve bilgisel yanlışlarla dolu; \"imam ikindi namazı saatinde caminin balkonuna çıkarak ikindi ezanını okudu\" tümcesini bakın nasıl çözümlüyor.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e\"Bir kere namazın saati olmaz, vakti olur. Saat ayrı, vakit ayrı bir kavramdır. camilerde balkon yoktur, minarenin şerefesi vardır. Ezanı da imam okumaz, müezzin okur, o da şerefeye çıkmaz, içeriden okur. Bu örnekle de sabittir ki kişiler kendi içinden çıktıkları toplumu bilmeden bir şeyler yapmaya çalıştıklarında doğru şeyler yapmazlar, yapamazlar.\"\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 272\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2013\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Doruk Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Doruk Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47902468997379,"sku":"24724","price":28.32,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000429967-1.jpg?v=1775173826"},{"product_id":"sessiz-sinema-tarihi-48571","title":"Sessiz Sinema Tarihi","description":"\u003cp\u003eTarih yazmak yoğun bir çalışma ve araştırma gerektiren iştir. Günümüzde internet bilgiye ulaşmayı kolaylaştırsa da özellikle arşivin gelişmediği, kaynakların kıt olduğu bir dönemin ve konunun tarihini yazmak çok daha sıkıntılıdır. Sessiz sinema dönemiyle ilgili tarih yazmak döneme ait pek çok filmin, bilginin, kaynağın yok edilmiş olması nedeniyle bu sıkıntının yaşandığı bir konudur. Ayrıca sinema tarihi, salt filmlerin sıralandığı bir iş olmanın ötesinde bir çalışma gerektirir. O nedenle bu çalışmada salt filmler, yönetmenleri sıralanmamış, ulaşılabilen kaynakların el verdiğince filmde çalışan oyuncusundan, kameramanına, sesçisine, dekorcusuna, varsa özgün müzik bestecisine vb. gibi çalışan ekibine dek yer verilmeye çalışılmış; bunların yaşamlarından önemli kesitler anlatılmış; gerek sinema akımlarının, gerek yönetmenlerinin özellikleri açıklanmış; gerekse filmlerin, filmleri üretenlerin yaşadıkları dönem, bu dönemlerdeki toplumsal, siyasal ve ekonomik durumlar incelenerek etkileşimleri irdelenmiştir. Bu çalışmanın sinema çalışanlarına, sinema öğrencilerine, sinemaseverlere önemli bir kaynak oluşturduğu kanısındayız.\u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e\n\n\n\n\u003cp\u003eSayfa Sayısı: 400\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eBaskı Yılı: 2016\u003c\/p\u003e\n\n\n\u003cp\u003eDili: Türkçe\u003cbr\u003e\nYayınevi: Doruk Yayınları\u003c\/p\u003e","brand":"Doruk Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47906572468483,"sku":"48571","price":32.04,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0000000728673-1.jpg?v=1775262614"},{"product_id":"bitti-ben-olmeden-once-88264","title":"Bitti-Ben Ölmeden Önce","description":"\u003cp\u003e Anamalcılığın kıyıcı karmaşası içinde milyonlarca insanın umutları, yaşamları çürüyüp gitmiş ve kimse bunların ayırtında bile olmamıştır. Özgürlük savaşımının dünyada ve ülkemizde yoğun yaşandığı altmışlı ve yetmişli yıllarla birlikte anamalcı düzen neo-liberal karşı saldırılarla bu direnişi kırmak için her türlü yola başvurarak sonuçlarını seksenli yıllarda almış ve bütün dünya düzenini allak bullak etmiştir. Ülkemizde yaşanan seksen faşist darbesi bunun en acımasız örneklerindendir. Bu darbeyle birlikte yaşanan tutuklamalar, sürgünler, kıyımlar, işkenceler milyonlarca insanın umutlarını söndürmüş, geleceğini karartmış, yaşamlarını cehenneme çevirmiştir. Bu romanda da seksen faşist darbesiyle birlikte ilkelerinden ve kişiliğinden ödün vermediği için dışlanan, yalnızlaştırılan, bilinçli olarak çürümeye itilen birinin yaşadıkları anlatılmaktadır.\u003cbr\u003e\n \u003cbr\u003e\n(Tanıtım Bülteninden)\u003cbr\u003e\n \u003c\/p\u003e","brand":"Doruk Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911127384323,"sku":"88264","price":26.65,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001867243001-1.jpg?v=1775398963"},{"product_id":"slyvia-plath-ve-nilgiun-marmarada-intihar-ve-olum-88266","title":"Slyvia Plath ve Nilgiün Marmara'da İntihar ve Ölüm","description":"\u003cp\u003eYaşamlarını intiharla sonlandıran şair ve yazarların büyük çoğunluğu yaşamla uyum sağlayamamış, var olanı reddetmiş “gizdökümcü” insanlardır. Yazdıkları genellikle direniş, uyumsuzluk, reddediş, çürüyüş vb. üzerinedir. Bunları yalnızca yazmakla kalmayıp yaşamlarına da uygularlar ve her bir “gizdökümcü” şair ve yazar kendinden sonraki şair ve yazarın yaşamını da etkiler. S. Plath ve N. Marmara da bunlara en tipik iki örnektir. Yaşamlarının benzerliği yanında yazı ve şiirlerindeki temel örgeler de neredeyse birbirinin aynıdır. Benzerlik o denli somuttur ki, gerek şiirlerinden gerek yazılarından yapılan alıntıların altına imzaları konmadığında hangi alıntı hangisine ait ayırt edebilmek neredeyse olanaksızdır. Her ikisi de yaşamın anlamsızlığından bunalmış, ölümsüzlüğün peşine düşmüş ve bunu ölümü seçerek gerçekleştirmeye çalışmış iki kişidir. Gerek S. Plath’ın gerekse Nilgün Marmara’nın ölümünden sonra konuyla ilgili pek çok yazı yazıldı, ancak elinizdeki kitap bu konuda bu denli kapsamlı gerçekleştirilmiş ilk çalışmadır. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Doruk Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911127449859,"sku":"88266","price":28.32,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001867245001-1.jpg?v=1775398966"},{"product_id":"milliyetciligin-tarihi-osmanlidan-ataturk-milliyetciligine-170474","title":"Milliyetçiliğin Tarihi-Osmanlı'dan Atatürk Milliyetçiliğine","description":"\u003cp\u003eFransız İhtilali ile birlikte öncelikle Avrupa’da siyasal dünya görüşü olarak ortaya çıkan milliyetçilik ya da ulusalcılık, değişik toplumlarda ve ülkelerde farklı içerikler kazanarak gelişir. Kültür temelli Fransız milliyetçiliği ile ırkçılık temelli Alman milliyetçiliği, milliyetçiliğin iki ana damarını oluşturur. Bütün bu süreç, Batı Avrupa’dan hemen sonra Doğu Avrupa toplumlarını da etkileyerek imparatorlukların çökmesine ve siyasal sınırların yeniden çizilmesine neden olur. Yirminci yüzyılınbaşlarına dek sömürgeciliğe karşı ulusal kurtuluş savaşlarını tetikleyerek devrimci bir nitelik içerirken, İkinci Paylaşım Savaşı’na giden süreçte özellikle İtalya ve Almanya’da ırkçı bir kimlik kazanır. Osmanlı ise başkaldıran Balkan toplumlarının etkisi ile ilk kez 19. yüzyılın ikinci yarısında milliyetçilikle tanışır. Fransa’da eğitim gören ve Fransız aydınlanmasından etkilenen Osmanlı aydınları geleneksel anlayışa karşı yeni bir siyasal düşünce geliştirmeye başlar. Jön Türkler ya da Genç Türkler adı altında bir milliyetçi anlayış oluşturma çabası içine girerler. Osmanlıcılık olarak başlayan Üç Tarz-ı Siyaset süreci Turancılığa ulaşan bir Türk milliyetçiliğine evrilir. Fransız İhtilali’nin ekin (kültür) milliyetçiliği, Alman düşüncesinin ırkçı anlayışı ile iç içe geçerek Cumhuriyet’e yansır ve yeni kurulan Sovyetler Birliği’nin toplumcu anlayışının da etkisi ile Atatürk milliyetçiğini oluşturur.\u003cbr\u003e\nMilliyetçiliğin, ortaya çıktığı günden bu yana, değişik toplumsal koşulların, dünya görüşlerinin ve siyasal anlayışların etkisi sonucu birbiri ile uzlaşmayan birçok tanımı yapılmıştır. Oysa milliyetçiliğin oluşmasını sağlayan tarihsel koşullar ve onu oluşturan toplumbilimsel unsurlar bellidir. Bu tanımlamaların çelişmesinin ve hatta zaman zaman çatışmasının nedeni, farklı düşüngülerin (ideoloji), dünya görüşlerinin, bir dönem devrimci bir nitelik taşıyan ve toplumlar üstünde önemli etkisi olan milliyetçiliği sahiplenme çabasıdır. İşte bu kitap, bütün bu yanılgıların ve çelişkilerin dışında, milliyetçiliği toplumbilimsel verilerle değerlendirerek onun gerçekte ne olduğunu araştırmakta ve Atatürk milliyetçiliğinin bu tanım içindeki yerini saptamaya çalışmaktadır. Atatürk milliyetçiliği nedir? Turancıların savunduğu gibi bir Türk milliyetçiliği midir? Ya da sosyal demokratlarının savunduğu gibi ırkçılık içermeyen, Türkiye’de yaşayan bütün etnik kimlikleri içinde alan bir kültür milliyetçiliği midir? En önemlisi de Atatürk milliyetçiliği gerçekten bir milliyetçilik midir? İşte okur bu kitapta, konuyu hem tarihsel gelişimi ve örneklenen veriler hem de toplumbilimsel değerler ışığında; ezber bilgiler, önyargılı yorumlar ve resmi bakış dışında yeniden değerlendirme şansı bulacaktır. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Doruk Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47922385092867,"sku":"170474","price":41.71,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002100465001-1.jpg?v=1775677483"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/adnan-acar.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}