{"title":"Adem Dursun","description":null,"products":[{"product_id":"deniz-fenerleri-149610","title":"Deniz Fenerleri","description":"\u003cp\u003eDeniz Fenerleri\u003c\/p\u003e","brand":"Ateş Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47918022197507,"sku":"149610","price":9.71,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002035371001-1.jpg?v=1775579841"},{"product_id":"udun-olumu-180950","title":"Udun Ölümü","description":"\u003cp\u003eUdumu ve kitaplarımı seven bir gençtim!..\u003cbr\u003e\nHem de, senelerdir udumu çalarken kullandığım mızrabımı tutan parmaklarımla çekmiştim o bombanın pimini!..\u003cbr\u003e\nÇekmez olaydım!..\u003cbr\u003e\nBen, ne yapmıştım; nasıl bir olaya alet edilmiştim?..\u003cbr\u003e\nKırk yılda bir içtiğim içkinin kurbanı mı olmuştum?..\u003cbr\u003e\nÖyle veya böyle; bombanın pimini ben çekmiş; üç kişinin ölümüne ben sebep olmuştum!..\u003cbr\u003e\nKaçtım oradan; sabaha kadar kanlı ellerimle sokaklarda dolaşıp durdum... rastladığım bir sokak çeşmesinde kanlı ellerimi yıkadım... yıkadım... çıkmıyordu kanlar, her tarafta ateş ve duman vardı!..\u003cbr\u003e\nZor bela kendimi otelime attım... soyunup duşun altına girdim... vücudumdan aşağıya akan su; su değil; kandı!..\u003cbr\u003e\nBir türlü durulmuyordu!..\u003cbr\u003e\nDuştan çıkıp yatağımın olduğu yere geldiğimde sehpanın üstünde duran udumu gördüm!..\u003cbr\u003e\nGörmez olaydım!..\u003cbr\u003e\nUdum kan içindeydi!..\u003cbr\u003e\nEllerimi ve parmaklarımı gördüm!..\u003cbr\u003e\nGörmez olaydım!..\u003cbr\u003e\nKan içindeydiler!..\u003cbr\u003e\nSabaha kadar ellerimi, udumu sildim!..\u003cbr\u003e\nKanlar silinmiyordu!..\u003cbr\u003e\nSuçlu bendim!..\u003cbr\u003e\nBen; UDİ YUNUS!..\u003cbr\u003e\nBen; başını udunun sıcak gövdesine dayayıp, saatlerce fasıllar geçip, şarkılar türküler okuyup, dokunaklı sesimle senelerdir hem ağlayan hem de ağlatan UDİ YUNUS!..\u003cbr\u003e\nOysa şimdi; her tarafta KAN, ATEŞ ve DUMAN’lar içinde yaralılar, ölüler ve ağlaşıp dövünenler!..\u003cbr\u003e\nVe benim mızrap tutan, udumun tellerinde dolaşan kanlı parmaklarım!..\u003cbr\u003e\nVe kanlı UDUM!.. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47923336806659,"sku":"180950","price":20.45,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002123341001-1.jpg?v=1775696750"},{"product_id":"simidimde-susamdin-cayimda-seker-199443","title":"Simidimde Susamdın Çayımda Şeker","description":"\u003cp\u003eSandalyesine oturan kemancı, kemanına ufak bir akort yaptıktan sonra,  “Siz simidinizi çayla yerken, ben de size müsaade ederseniz, kemanımla size eşlik etmek istiyorum.” diyerek, yeni bir bir şarkıya başladı... Fakat bu bir şarkı değil, bir şiirdi... Zeki Müren’in yazdığı bir şiirdi bu: Şiire başlamadan önce, sesini biraz Zeki Müren’e benzeterek, akort edercesine bir iki cümle söyledi:  “Simitle susam, birbirinden ayrılmayan iki şey gibi geldi bana.Ve yıllar önce, yepyeni bir duyguya kapılarak bu iki nesneyi birleşim olarak düşündüm.  Aslında tabii, gaye yine aşk...” ve arkasından esas şiire geçti:  Simidimde susamdın  Yıldızları gökyüzünde sever aşıklar  Ben hepsi düşsünler isterim tek tek Muradım seni dilemek  Ağaçlar hiç çiçeklenmesin Tüm aylar şubat olsun Sen yağmuru severdin Bana ıslak bir günde neler verdin  (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47925780578563,"sku":"199443","price":18.91,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002160243001-1.jpg?v=1775737269"},{"product_id":"kuyucaklinin-golgesi-216677","title":"Kuyucaklı'nın Gölgesi","description":"Kuyucaklı'nın Gölgesi, adını geçmişten alıp bugüne taşıyan bir roman. Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf'undan ilhamla yola çıkan bu hikâye, Berlin'in ikiye bölündüğü yıllardan duvarın yıkılışına, bir tiyatro sanatçısının iç dünyasından bir çocuğun gölge defterine kadar uzanıyor.\r\nYusuf Meriç, tiyatroyla hayata tutunur, sahnede kaybettiklerini arar. Bir gün karşısına Ezel çıkar; siyahı seven, ortadan kaybolan, sonra yeniden hayatına giren bir kadın. Bu karmaşık birliktelikten Baran doğar. Ancak yazgı, onların yollarını farklı biçimde çizer.\r\nNeşet Ertaş'la edilen sohbetler, göçmenlik hikâyeleri, tiyatro oyunlarının perde arkası ve gölgede kalan insanların hikâyeleri bu romanda iç içe geçiyor.\r\nYusuf, hayatını tiyatroya adarken; geçmişinin karanlığıyla, aşkın tutkusuyla ve ölümün soğukluğuyla yüzleşiyor. Ezel, kendi karanlığından doğan bir kaderle hem yaratıcı hem yıkıcı bir figür oluyor. Baran ise onların izinden yürüyerek kelimelerle, çizgilerle kendi hikâyesini yazıyor.\r\nKuyucaklı'nın Gölgesi, bir göç hikâyesi olduğu kadar bir sanat, aşk, kayıp ve yeniden doğuş romanı. Gölgeniz bu metne dokunduğunda, Yusuf'un tiyatrosunda bir koltuk size ayrılmış demektir.\r\nAdem Dursun \/ Berlin (Tanıtım Bülteninden) ","brand":"Gece Kitaplığı","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47928436523267,"sku":"216677","price":21.4,"currency_code":"EUR","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002189596001-1.jpg?v=1775781293"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/adem-dursun.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}