{"title":"Abdullah Ataşçı","description":null,"products":[{"product_id":"yara-bende-65553","title":"Yara Bende","description":"\u003cp\u003eAbdullah Ataşçı’nın kaleminden Dağda Duman Yeri Yok ve Birîndar’dan sonra yeni bir roman: Yara Bende! \u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eTepeden başlayıp dereye uğrayan, dereden sonra ekmeğe varan, ekmekle gönül, gönülle saik, saikle veda bahsini beraber açan, nihayetinde yol, ağıt ve kuyu diyen bir anlatı kuruyor Ataşçı. Bu dokuz parça boyunca da anlatıyor: Kelimenin ilk anlamıyla, anlatıcı karşısında durduğunu düşündüğümüz oğluna anlatıyor. Ve anlatıcı gene kelimenin birinci anlamıyla kaydediyor: Bir teypten kurtarılan anlatıyı okuyoruz biz de. \u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eAbdullah Ataşçı, öykülerinden sonra romanlarıyla açtığı hattı derinleştiriyor. Salıbaba ile, Kasımbeyliler ile, Çayda Çıra Heykeli ile, Bay Miyagi ile, öldükten sonra mahalleliyle konuşmaya devam eden dede, Birîndar’ı yazan bizzat kendisi ile ve dahası ile...“Çünkü doğrular insanı farkında olmadan büyütürken ya da hiç olmazsa birer makineye dönüştürürken; hatalar, onun çocukluk sularında biraz daha kalmasını sağlayacak kadar iyilik doluydu. Çocukluğumun rengi solmasın, orada biraz daha istediğim gibi oynayayım diye, büyüklerimi üzecek yanlışlar da yaptım bu yüzden. Sana o günü anlatacakken bak, yine hayat konusunda ahkâm kesmeye başladım, iyi mi? Derdim seni büyütmek değil kesinlikle.” (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Everest Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47909405556995,"sku":"65553","price":13.92,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001762595001-1.jpg?v=1775339492"},{"product_id":"dagda-duman-yeri-yok-76419","title":"Dağda Duman Yeri Yok","description":"\u003cp\u003eBirîndar ve Yara Bende ile öyküdeki ustalığını romanlarında da sürdüren Abdullah Ataşçı’dan zorunlu bir göçün destansı dil ve folklorik sesle anlatıldığı bir hatırlamalar serencamı! Dağda Duman Yeri Yok, her şeyi bir trene sığdırıyor; vagonlardan dengbêjler, hüzünler, ayrılıklar ve hayatdökümleri rüzgâra karışıp yazarın hayalle gerçek arasında kurguladığı yokyerlere savruluyor. Nereye gittiğinin bir önemi yok, ne trenin ne de trendekilerin; belki de her şey bir rüya, kim bilir!\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eRomandaki tüm karakterler bir uykunun dehlizinde ve ölenin yaşayandan farkı yok; mezarlıklardan çıkarak mahallede dolaşan ruhlar, geçmişle bugünü eşitliyorlar. Bu romanda ses de ıslık da koku da ete kemiğe bürünüyor, onlar da hikâyeye dahiller. Kırk gün kırk gece bir türkü mahcup mahcup çalıyor; bu türküyü herkes hem can kulağıyla dinliyor hem de tüm şehir, tüm insanlar sağırlaşıyor sanki.\u003cbr\u003e\nDağda Duman Yeri Yok tamam da, şehir duman altında.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003e“Ağır ağır, sanki hiç acelesi yokmuşçasına konuştu. Neden savaştıklarından, özgürlüğün ne anlama geldiğinden, bir halkın en önemli varlığının dili olduğundan, dili yasaklanmış bir halkın zalimlere karşı ayağa kalkmasından ve daha bir sürü şeyden bahsetti.\u003c\/p\u003e\n\n\u003cp\u003eYangın en azılı düşmanına saldırıyormuş gibi gittikçe yayılıyor, sağlam bulabildiği her şeyin üzerine bir kasırga gibi ilerliyor; yeşili de beyazı da büsbütün kirleterek büyüyordu. Bu, besbelli toprağın kederiydi. Çünkü doğuran da çoğaltan da, seven de, anlayan da, şefkat gösteren de topraktı. Toprağın hazin bir yenilgisiydi bu.” (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Everest Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47910036930819,"sku":"76419","price":14.32,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001815207001-1.jpg?v=1775356378"},{"product_id":"susmak-derdi-81468","title":"Susmak Derdi","description":"\u003cp\u003eTüm öykülerini Kimse Bilmesin’de topladığımız Abdullah Ataşçı’dan yeni bir öykü kitabı. Bu öyküler, yüzyıllık bir Türkiye fotoğrafı, farklı bölgelerden, köklerden insan manzaralarından acının ve kaderin kimliksiz olduğunu anlatıyor. Susmak Derdi, zamanın azabında bu coğrafyanın ruh atlasında bir gezintiye çıkarıyor okuru. Susmanın, nasıl büyük bir dert olduğunu sadece insanlara değil, doğadaki en küçük bir varlığa dahi hissettiren Rukiye, 1915 senesinde Rize’de karşılıyor bizi. Rukiye’den sonra şehirden şehre gidiyoruz. Susmanın başka bir halini bu defa Sarkis’te, Mıhmığ’da, Lena’da ve diğerlerinde okuyoruz. En sonunda başka bir dilde susmanın insanı nasıl çaresiz bıraktığını Samirra gösteriyor bize, 2019’da Ankara’da.Kelimeler başta olmak üzere zaman içerisinde insanlar, aşklar, meslekler, evler, yollar her şey değişiyor ama değişen pek bir şey yok aslında. Bu coğrafyanın hikayesi de kendini tekrar ede ede büyüyor. Susmak Derdi buna bir itiraz…Yağmur yağmadı, kızıl bir ses geçti boşluktan. Boşluğun uzayan damarlarında bir ânın pıhtılaşması vardı sonra. Yağmur yağsaydı, öyle bildiği gibi en sert haliyle can acıtan; onu kendine getirebilirdi. Yağmur yağsaydı, dağa bakardı örneğin; orada köyünü, köyünün eski halini görürdü, sessizlik içinde bütün seslerini giyinmiş bir çocuğun yüzü büyürdü ardından, çocuğu olurdu bu evvela, ardından torunu.Yağmur yağmadı, pörsümüş bir görüntünün ucunda duruyordu, bundan emindi artık. Tenine batıyordu bu bilmek hali, canı acıyordu. Göğe bakıyordu, dağılmış ince bir hamur gibi açılan bulutlara… Göğün bu haline bir anlam veremiyordu. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Everest Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47910781124867,"sku":"81468","price":14.32,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001844117001-1.jpg?v=1775390613"},{"product_id":"ben-buranin-yabancisiyim-97849","title":"Ben Buranın Yabancısıyım","description":"\u003cp\u003eBen Buranın Yabancısıyım’da liyakatin gözetilmediği, tarikat mensuplarının devlet kademelerinde önemli yerlere geldiği bir ülke olan Âlem’de gerçekleşen birtakım olaylar anlatılıyor. Neş adlı bonobonun ülkenin en mühim kurumlarından Yüksek Terbiye Kurumu’na müdür olarak atanması, kurumdaki bazı sırların açığa çıkması ve Neş’in karakterinin yavaş yavaş çözülmesi Âlem’deki çürümüşlüğü gözler önüne seriyor.Abdullah Ataşçı daha önce Selim Adanır adıyla yayınladığı bu alegorik romanda, yabancılık hissini kendisinin dahi ait olmadığı soğuk ve mesafeli bir yapı üzerine kuruyor; inşa ettiği kimlik ve üslupla yakın geçmişin, bugünün fotoğraflarını çekip negatifleri ayıklıyor: “Bu hikâyedeki gerçek hayvanların insanlarla hiçbir ilgisi yoktur.”Ben Buranın Yabancısıyım’daki hakikatlerin mutlak hakikatle mutlaka bir ilgisi vardır!“Nereden nereye Neş!” Böylesine değerli, herkesin gözbebeği, toplumun itibarı bir kuruma müdür olarak atanmak kimin harcıydı? Geçmiş, sadece bu güzel düşünce için kurcalanmalıydı ona göre. Hatta geçmişin, ruhunda yarattığı tahribat bile hoş görülmeliydi, bu andan itibaren. Gelecek, geçmişi daha güzel yapabilirdi, buna öylesine inanıyordu ki şimdi… (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Everest Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47911588036867,"sku":"97849","price":15.31,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001893243001-1.jpg?v=1775411683"},{"product_id":"kar-ile-kara-118712","title":"Kar ile Kara","description":"\u003cp\u003eGüzel Sular Ülkesi’ni hiç duydunuz mu? Ya Sihirli Gölü? Peki Kar ile Kara adındaki ikiz sıpaları?..\u003cbr\u003e\nGüzel Sular Ülkesi dünyanın en güzel ülkesidir, Kozman da dünyanın en kötü kalpli yöneticilerine sahip olan devleti. Bu devlet pek çok hileyle Güzel Sular Ülkesi’ni işgal eder. İnsanlar ve hayvanlar gizli bir geçitten geçerek hiç kimsenin görmediği bir yerde saklanırlar. Bir gün ülkelerini kurtaracaklarına inanırlar. Bunun için de insanların ve hayvanların iş birliğine ihtiyaçları vardır, özellikle farklı türlerdeki ikiz hayvanlara... Kar ile Kara da onlardan ikisidir. Ne var ki esir tutuldukları yerden kurtulup özgürlüklerine kavuşmaları için onları ciddi mücadeleler beklemektedir.\u003cbr\u003e\nÖdüllü yazar Abdullah Ataşçı bu ilk gençlik romanıyla okurlara farklı dünyalar, zengin hayaller ve soluk soluğa bir macera vadediyor.\u003c\/p\u003e","brand":"Altın Kitaplar","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47912913535235,"sku":"118712","price":15.24,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001946241001-1.jpg?v=1775443498"},{"product_id":"heder-agaci-131348","title":"Heder Ağacı","description":"\u003cp\u003eSevdiğini kaybedince geleceğini de kaybeden Kulaksız Hüseyin ve beraberindeki bir avuç gençle  zulme direnmeye çalışan Hasbekli İshak... II. Abdülhamid’in saltanatının son yıllarından Birinci Dünya Savaşı’na uzanan kırılma dönemine, “insanların ölümü düşünmediği tek bir gün dahi olmayan” zamanlara götürüyor Heder Ağacı bizi. Öyküyü ve kurguyu bir çırpıda görünür kılan etkili üslubuyla, bir aşiretin üç kuşağının hikâyesinde, 20. yüzyıl başındaki İstanbul sokaklarını, Anadolu’nun tedirgin bir kalp gibi atan çokkültürlü manzarasıyla buluşturuyor Abdullah Ataşçı. Yara Bende ile 2019 Attilâ İlhan Roman Ödülü’nü kazanan yazar, kahramanlarının avuçlarındaki çizgilerde kederli bir coğrafyanın küçüklü büyüklü kesiklerinin izini sürerken, masumiyetin karşısına insanı koyuyor ve okurun aklına muazzam bir çentik atıyor Heder Ağacı’nda: Kötülüğün tarihini kibir mi yazıyor?\u003cbr\u003e\n“İnsana nefes olan insan değildir. En küçük bir kavgada dahi birbirlerinin canlarına okuyuşları, zayıf gördükleri kardeşlerinin topraklarına el koyuşları, canları istedi diye arzularına yenik düşüp gencecik kızları dağlara kaldırışları, savunmasız sübyancıklara rezilce sulanışları, bir arktaki incecik su için kanlarını oluk oluk akıtışları mı nefes almaktır? Bir köpek insana yoldaştır evet, bir keçi, bir arı, bir yılan, bir ot, bir taş bile insana yoldaştır da insan insana yoldaş değildir. İnsan zordur çünkü, tabiattaki her bir varlığa yüktür, hatta dilim varmasa da evet, ölümdür.” (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Everest Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47915421597955,"sku":"131348","price":16.69,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0001982979001-1.jpg?v=1775510378"},{"product_id":"okuldaki-yabanci-168583","title":"Okuldaki Yabancı","description":"\u003cp\u003eAdımlarımı sürükleyerek aynı banka geçip oturdum. Artık tabletteki oyunları da oynamak istemiyordum. Bir süre belki yeniden ortaya çıkar diye çevreme bakınıp durdum. Gerçek mi hayal miydi? Bilemiyordum. Yağız, diğer öğrencilerden farklı olarak okula çok sık geliyor çünkü annesi okulun temizlik görevlisi. Bu sayede arkadaşlarının okulda fark etmediği her ayrıntıyı ilk o görüyor. Bu kez bir yabancı takıldı gözüne: kısa saçlı, ufak tefek bir çocuk... Kim o? Şakacı arkadaşlarından biri ya da çekingen bir uzaylı mı? Okuldaki Yabancı, içinizi arkadaşlığın sıcaklığıyla ve nice maceralarla dolduracak. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Everest Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47920688922883,"sku":"168583","price":13.92,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002096107001-1.jpg?v=1775655844"},{"product_id":"meryemin-cicekleri-194117","title":"Meryem'in Çiçekleri","description":"\u003cp\u003e“Bu dünya yalan zaten; başı kim bilir nerede olan bir ipin ucunu tutmuş, günlerin peşinden koşuyoruz.”\u003cbr\u003e\nYıl 1914. Genç hâkim Sinan için İstanbul’dan Diyarbekir’e atandığı yıldır bu. Sırtında onu yetiştiren İttihatçılara gönül borcu yüküyle geldiği bu şehirde bambaşka bir dünyanın ve mücadelenin içinde bulur kendini: Halka korku saçan aşiretler, basılan köyler, şehirlere, köylere, dağlara çöreklenen, yaklaşan tehcirin emareleri. Sinan’ın gözünden planlayıcılar, köyü baskına uğrayınca intikam yemini eden Adis’in suretinde halkların yaşadıkları, ölmenin ve öldürmenin olağanlaşarak önemini kaybedişi… Meryem’in Çiçekleri bu karanlık dönemi, ama en çok da yer yer yırtılan bulutların arasından kendini gösteren ışığı hikâye ediyor: Hiç kimsenin olduğu yerde, olduğu gibi kalamadığı, iyiliğin ve kötülüğün kimliklere hapsolamadığı bir dünya bu.\u003cbr\u003e\nAbdullah Ataşçı, gerek üslubu gerekse yer verdiği karakterlerle, Bırîndar, Attilâ İlhan Roman Ödülü kazanan Yara Bende ve Heder Ağacı’nın açtığı yolda, sürekli daha ileriye gidiyor. Ona göre pek çok kapısı vardı geleceğin ve bu kapılardan doğruyu, güzel olanı seçmek insana kalmıştı. Ancak insan, tabiattaki en kusurlu canlıydı. Üstüne üstlük kusursuz olduğunu sanacak kadar büyük bir kusura sahipti. (Tanıtım Bülteninden) \u003c\/p\u003e","brand":"Everest Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47925194162435,"sku":"194117","price":23.62,"currency_code":"EUR","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0811\/0463\/4115\/files\/0002151808001-1.jpg?v=1775728201"}],"url":"https:\/\/1001-kitap.com\/collections\/abdullah-atasci.oembed","provider":"1001 Kitap","version":"1.0","type":"link"}